Yazı Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mevlana Çakıral
mevlanatrb@gmail.com
Dindar nesil çıkışı ile ne kastedildi
08 Şubat 2012 Çarşamba Saat 09:18

Yaşadığımız zihinsel ve toplumsal dönüşüm önceden konuşulmayan birçok konunun konuşulmasını sağlamaktadır. Ancak dönüşümün hızlı olması tartışmaya açılan konuların sağduyu ile karşılanmasının daha gerisinde kalmaktadır.

Geçmişten beslenen yığınla tabunun konuşulduğu ve çoğu zaman araya daha güncel konuların girmesiyle sonuca varılamadan bitirilen tartışmaların varlığı birbirimizi anlamak ve taşların dökülmesi adına oldukça sağlıklı bir süreçtir.

Ancak dediğimiz gibi toplumsal mutabakat sağlanamadan kesintiye uğrayan tartışmalarımız sürekli yarım kalmışlık hissi de vermektedir.

Bu bağlamda Sayın Erdoğan’ın “dindar nesiller istiyoruz” ifadesi de bazı kesimlerin zihni dünyasına düşen bomba etkisi yapmıştır. Ve uzun bir süre tartışılacağı gibi sürekli atıfta bulunulacak bir imkân verecek muarızlara.

Hem sağdan, hem soldan, hem de kendini muhafazakâr olarak tanımlayan kişilerden “devletin görevi dindar nesil yetiştirmek değildir” gibi karşı çıkışlar geldi.

Evet devletin görevi sosyal devletin gereği olan işlerle uğraşmak olmalı ve bütün inançlara simetri ile yaklaşmalıdır.

Hiç şüphesiz devletin bir düşünce ve ideolojiyi dikte etme konularında yanlı ve jakoben olması devlet eliyle düşünce ve inanç dünyasına şekil verme eylemlerine mesafeli bakılmasına sebebiyet vermiştir.

Ancak Sayın Başbakanın “dindar nesil” çıkışından da ürkmeye gerek yoktur.

Vakti zamanında merhum Turgut Özal’a “Laik misiniz?” diye bir soru yöneltildiğinde Özal: “Kişi laik olmaz. Devlet laik olur” mealinde cevap vermesiyle nasıl ki laikliğe gölge düşmediyse, Sayın Erdoğan’ın dindar nesil çıkışıyla da devletin din eğitimi verme duruşunda bir değişikliğin olmayacağını düşünüyorum.

En azından dindar olmayanları korkutacak şekilde…

Bilindiği üzere muhafazakâr veya dindar kesim “din” ile “ahlak”ı aynı potada görür. Yanı dindar demekle aslında çoğu zaman “ahlaklı” olmayı da kasteder. Hani Avrupa’nın Türk demekle aslında Müslümanları kastetmesi gibi…

Muhafazakâr duruş, iki kavramı birbirinden pek ayırmaz. Çünkü dinimiz güzel ahlakı tavsiye eder ve sevgili Peygamberimiz (sav) “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” hadisi şerifi ile bu durumu net bir şekilde izah eder.

Siyasi geçmişi ve muhafazakâr duruşu bilinen Sayın Erdoğan’ın zorlama bir dindarlaştırma yolunu tercih etmeyeceği aslında açıktır. Çünkü dinimizin böyle bir yönlendirmesinin olmadığını çok açık bilir.

Ancak toplumun, ailenin ve gençlerin -kişisel duruşa göre değişse de- ahlaki konularda bir kısım zafiyet içinde olması ister istemez Sayın Başbakanı da rahatsız etmiştir.

Çocuk mevzusundaki tavrında olduğu gibi Sayın Başbakan gençlerin davranış sapmasına yönelmeleri ve ahlaki erozyona maruz kalmaları “dindar nesil” çıkışına sebep olmuştur.

Demokratikleşme konularında hayal bile edilemeyecek adımları atan bir başbakan kimseyi kurşun askere dönüştürmek istemez.

mevlanatrb@gmail.com

twitter.com/mevlanacakiral

Bu makale toplam 1163 defa okundu.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ÇOK OKUNAN HABERLER
ŞAİRLERİMİZ
SİTE ANKET
Sizce Çaykara'da Yüksekokul Açılmalı mıdır?
Kesinlikle Açılmalıdır
Açılsa İyi olur
İlgi Alanıma Girmiyor
Açılmasa Daha İyi
Kesinlikle Açılmamalıdır
Künye . Reklam . İletişim . RSS   Copyright © 2002-2014 Çaykara Gazetesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR