Şatıroğlu Gayrimenkul
Nuhoğlu Gıda
ÇAYKARA GAZETESİ

7 Ağustos Yayla Ortası unutulmasın!

Sami Ayan

Sami Ayan

21 Aralık 1972'de Çaykara'nın Şahinkaya Köyünde doğdu. İlkokulu Şahinkaya II İlkokulunda 1983 yılında, Ortaokulu Çaykara İnönü Lisesi Orta kısmında 1986 yılında, Liseyi Çaykara İnönü Lisesinde 1990 yılında tamamladı. 2000 yılında 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Muhtelif kamu görevlerinde bulundu, bulunmaktadır... Yöresi ile ilgili basılı kitap ve değişik yayınlara imza atmıştır. Amatör olarak fotoğrafla uğraşmaktadır. Evli iki çocuk babası olan Sami Ayan yöresi ile ilgili araştırma ve derlemelerini de sürdürmektedir.

 

Birkaç yıldır haklı-haksız çeşitli vesilelerle Sultanmurat Yayla ortası şenlikleri yapıl(a)mıyor. Doğrusu bunu yanlış buluyorum. El-Âlem hiçbir tarihi geçmişi olmayan, üç beş hanelik yaylalarda sonradan icat edilen yayla şenlikleri düzenlerken biz yüzlerce yıllık yayla ortası geleneğimizi rafa kaldırıyoruz. Bu da yetmiyor neredeyse unutturuyoruz.

Bunu derken gidelim şehit mezarlarının dibinde yüksek sesli yerel müziklerle coşalım, kendimizden geçelim demiyoruz. Eğer konjonktür eğlenmek için müsait değilse şenlikler buna uygun olarak tertiplenmelidir, ama tertiplenmelidir. Zaten şenlik derken de sadece pop müzik altyapılı horon havalarını kastetmiyoruz. Yüzlerce yıllık tarihi olan yayla ortası ve köye dönüşü başlatan bir dönemin vücut bulmasını, yaylanın ağır işlerini bitiren yaylacıların birkaç gün dinlenmesini ve her anlamda kültürel bir paylaşımı kastediyoruz. Geçmişte olduğu gibi her köy ve yörenin kendi içinde organize olarak kendi köy kültürlerini Sultanmurat düzünde sergilemesini ve yörenin kültür potasında eritmesini kastediyoruz.

Mesela yayla yürüyüşünü, mesela her köyün kendi standını oluşturması ve kendi köyüne özel ürün ve kültürel motifleri sergilemesini, mesela üslubu içerisinde eski atışma geleneği ve vaybeni halkalarının oluşturulmasını, mesela köye özel yemeklerin sunulmasını, mesela köylülerin kendi çadırlarında buluşmasını ve her köyün çadırının etrafında kendi sohbet ve eğlenceleriyle toplu şenliğe katılmasını kastediyoruz.

Yıkmak kolay yapmak zordur. ”7 Ağustos Sultanmurat Yayla Ortası Kalabalığı” tarihi şartlar içinde oluşmuş ve günümüze kadar sürdürülegelmiş bir buluşmadır. Rumi 7 Ağustos, miladi 20 Ağustos tarihine denk gelen bu günde öncelikle Sultanmurat havzasındaki yaylalar olmak üzere, Çaykara, Dernekpazarı, Of, Sürmene, Köprübaşı ilçelerinden yoğun olarak, Trabzon’un diğer ilçeleri, Gümüşhane ve Bayburt köy ve yaylalarından olmak üzere insanlar akın akın Sultanmurat’a gelir. Herkes kendi yerel kültürünü buraya taşır, tanışır kaynaşır ve seneye buluşmak üzere sözleşerek buradan ayrılır. 100.000’e yaklaşan ve dünyanın dört bir yanına dağılan Çaykaralılar yıllık izinlerini özellikle bu günü de içine alacak şekilde kullanır. Çocukluklarından güncel hayatlarına kadar yaşadıklarını dostlarıyla ahbaplarıyla paylaşır. Yukarıda saydığımız yerlerdeki insanlar birbirlerinin simasına aşina olur. Yöre için çok önemli bir kültür mirası olan bu geleneğin küllendirilmesi, üzerinin örtülmesi ya da unutturulması yöreye de kimseye de bir şey kazandırmaz. Yaşatılması yörenin cazibesini artırır, geleneğini yaşatır, bölgesel kaynaşmaya hizmet eder.

7 Ağustos Yayla Ortasına gitmekte olan yöre halkı Barma-Görnek arasında 1960’lı yıllar… Fahri Düzenli arşivi

Bunun için yüksek bütçeli organizasyonlara, pahalı sanatçılara, protokollere, sahnelere gerek yok. Köylerden veya önceden ilan edilmek üzere toplu olarak belirlenmiş noktalardan yürüyerek Sultanmurat’a toplu olarak giriş yapılması, öncelikle Çaykara ve Dernekpazarı mahalleleri başta olmak üzere katılacak her ilçe ve köy(mahalle) için birer çadır oluşturulması, köylülerin buralarda bir araya gelmesi, bir ortak meydan ve bu meydanda ortak kültürümüzün ürünlerinin, fotoğraflarının sergilenmesi, yerel eşyalardan oluşan seyyar bir müzenin oluşturulması, horon halkalarının kurulması, atışmacıların atışması, açık pazarın kurulması ve güvenlik önlemlerinin alınması yeterlidir. Her köy kendi çadırında kendi buluşması ve etkinliğini gerçekleştirirken çevre köy çadırların da ilgisini çekecek bu da kaynaşmayı sağlayacaktır.

7 Ağustos Sultanmurat Yayla Ortası Kalabalığı kutlamalarını çeşitlendirmek için detayları kurulacak komisyona bırakalım ve 2005 yılında gerçekleşen Yayla Ortası Kalabalığının bize söylettiklerini aktaralım:


Görnekten tarihe yürüyüş

Kültür, bir toplumun değerlerinin bileşkesidir. Aynı zamanda bir milletin kendisinden sonraki nesillere bırakacağı en kıymetli mirastır kültür ve değişmeye açıktır. Çevresel ve sosyal etkiler kültürlerin zaman içerisinde değişikliklere uğramasına neden olur. Bir millete ait genel bir kültürel yapıdan söz edebileceğimiz gibi, bir yöreye ait yerel kültürden de bahsedebiliriz. İşte yerel kültür anlamında yöremizde geçmişte var olan, o dönemin hayat şartlarından beslenen ve yaya yayla yolculukları ile oluşan bir kültür vardı. Sosyal ve ekonomik alanda yaşanan değişimle tamamen ortadan kalkmış ve o dönemi yaşayanların da azaldığı ama o dönemi unutmadığı bir kültür.

Sultanmurat Yayla Şenlikleri çerçevesinde güzel bir organizasyon gerçekleşti. 19 Ağustos tarihinde tıpkı geçmişte olduğu gibi yaylaya yaya çıkış yaşandı. Yaklaşık yüz elli kişilik kadınlı erkekli bir grup Görnek Yaylasından başlayarak Sultanmurat’ta son bulan bir yayla yürüyüşü gerçekleştirdi. Yine geçmişte olduğu gibi vaybeni ve horonlar eşliğinde.

Çocukluk yıllarımı hatırlıyorum da Sultanmurat’ta buluşmak üzere insanların kafileler halinde günlerce süren yolculukları gözümde canlanıyor. Özellikle Görnek kanadından Çaykara, Dernekpazarı, Köprübaşı ve Sürmene vadilerinin insanları kadınlı erkekli gruplar halinde yol boyu dizilirdi. Vaybeni ve türküleri çevre yaylalardan işitilirdi. Onlar 20 Ağustos Sultanmurat Yayla ortası şenliklerinin habercisiydiler aynı zamanda. Kafilelerde belirleyici unsur aynı köylü olmaktı. Aynı köyün insanlarından oluşan onlarca kafile yol boyu çok renkli görüntüler oluştururdu. Dışarıdan bakan kimse kafilenin hangi köye ait olduğunu şivesinden, horon tarzından ya da giyim kuşamından anlayabilirdi. Yolculuk, yolculuktan öte şenlik gibiydi. İnsanlar, mola yerlerinde hiçbir ihtiras, gösteriş ve kıskançlık gibi menfi duyguya yer vermeden kardeşlik ve paylaşımın zirvesini yaşayarak azıklarını paylaşır, yerel kültürün bütün güzelliklerini sergilerdi.

Zaman geçti, şartlar değişti. Bu gün ne yaya yayla yolculuğu kaldı, ne de yollarda işitilen kafile türküleri. Hayat bambaşka bir mecraya doğru aktı gitti. Genç nesil için bu anlatılanlar ne ifade eder bilinmez ama orta yaş ve üzeri insanımız için çok şeyler ifade ettiğini biliyoruz. İşte Görnek’te gerçekleşen yayla yürüyüşü bunun göstergesiydi aynı zamanda. Geçmişte yaya olarak yürüdükleri bu yollarda hatıralarını yeniden yaşayanlar ile merak ve macera hevesiyle yürüyüşe katılanlar birleşti. Çok güzel görüntüler yaşandı. Çok başarılı bir canlandırmaydı. Gerek yol boyu, gerek mola yerlerinde yaşananlar geçmişin bir tekrarı gibiydi. Üç saat süren yayla yürüyüşünde zaman zaman yağan yağmura rağmen bıkkınlık görüntüsü veren yoktu. Herkes tarihi bir anı yaşamanın ve yaşatmanın bilincindeydi sanki. Herkes halinden mutluydu. Yürüyüş sonunda ayrılırken kısmetse seneye aynı noktadan yürümek üzere sözleşerek ayrıldı herkes. Sanki Görnek’ten Sultanmurat’a değil de tarihe bir yürüyüş gerçekleştirmişlerdi. Bu organizasyonu düşünen ve uygulanmasına katkıda bulunan herkese teşekkürler. Sultanmurat Şenlikleri yeni ve çok renkli bir etkinlik kazandı diyebiliriz artık. Ve katılamayanlar yerel kültür adına görülmeye değer birçok güzellikten mahrum oldu.

Görnek’ten Sultanmurat’a değil, tarihe yürüdüler.


Evet ısrarla ve tekrarla söylüyorum ki  Yayla Ortası unutulmasın!

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Krep dedi ki:

    Sami abi sadece şenlik değil eskiye ait tüm güzellikleri unutmuşuz

BİR YORUM YAZ
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.