şatıroğlu inşaat
çaykara Serdar elektronik
Çaykara Gazetesi

Bitti Çarşambalıklar

Mehmet Kabaoğlu

Mehmet Kabaoğlu

30.03.1960 Tarihinde Trabzon’un Çaykara İlçesi Taşören Köyünde doğdu. Sekiz çocuklu ailenin altıncısı olarak ilkokulu Taşören Köyü İlkokulunda; ortaokul (1976) ve lisenin ilk sınıfını(1977) ilçesinde bulunan Çaykara İnönü Lisesinde okudu. Ortaokul yıllarında arkadaşının ölümü üzerine duygularını kaleme aldığı ağıtla başlayan şiir merakı; okuma ve yazma isteğini artırdığı; heceli ve kafiyeli şiirle iç içeliğini hızlandırdığı; sevdanın, mananın, hayatın ve toplumsal olayların duyarlılığa yönelttiği o ve sonraki yıllarda; Kırşehir’de (1977) inşaatta, Cağaloğlu/İstanbul’da (1978) konfeksiyon atölyesinde, Maçka yolu üzeri/Trabzon’da (1980) dökümhanede, Demre-Kaş/Antalya’da (1982) inşaatta, İmranlı/Sivas’ta (1982) inşaatta; Elbistan/Kahramanmaraş’ta (1983) Termik Santral inşaatında ve Bölümlü-Of/Trabzon’da (1984) çay fabrikasında işçi olarak çalışırken duygularını şiir ve deneme şeklinde kaleme aldı . 02/07/1980-şubat 1982 arası; Antalya’da başladığı 20 aylık askerlik hizmetinden; erbaş (246.Piyade Alay Komutanlığın) olarak terhis edildiği yer Erzurum’un Oltu ilçesidir. Devlet memurluğuna 01 Ekim 1984 Yılında Of-Cumapazarı Belediyesinde Hizmetli kadrosunda başladı; Ocak 1985’de evlendi; 1986’da Tahakkuk Memuru kadrosuna atandı. 1990 Haziranında Haberleşme Memuru olarak Trabzon Meteoroloji 11.Bölge Müdürlüğüne naklen tayin oldu. Çalışırken Trabzon Fatih Lisesini (1995) bitirdi. 1991-1996 arası otomobil sahibi ve kullanıcısı olduğu yıllardır. 2010 Yılında Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni kadrosuna ve Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı sonucu Ekim 2016’da atandığı Şef kadrosunda halen görevine devam etmektedir. Gözlerinde 35 yaşında nükseden glokom (göz tansiyonu) hastalığı ile verdiği(11 kez cerrahi müdahale ve yoğun ilaç uygulaması) mücadelesinin olumsuz neticelenmesi; 1997 yılından sonra görme yeteneğini kaybetmiş birey olarak hayat sürdürmesine neden olmuştur. Gören iken görmeden yaşayabilmek, görmezliği kabullenebilmek veya alışabilmek için gerekli cesaret, azim ve gayret gösterebilmesinde en büyük destekçisi olarak sevgili eşine minnettardır. Bağımsız hareket kabiliyetini geliştirmek, teknolojik gelişmelerden yararlanmak için yaşadığı ilde bilgisayar kullanımı, Braille yazma-okuma, beyaz baston kurslarına katılmıştır. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Ön lisans Programlarından Ev İdaresi bölümünü (2001) bitirdi.2014 Yılında dikey geçiş kaydını yaptırdığı aynı üniversitenin Kamu Yönetimi bölümünden ( 2016) mezun oldu.2017 Yılında K.T.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü UZEM Lisansüstü eğitim programlarından Kamu Yönetimi Bölümü(tezsiz) Yüksek Lisansını tamamladı . “Yaşam bağım” olarak nitelendirdiği doğaya dair, sevdaya dair, hayata dair, ağıt ve manaya dair şiirlerinden bir kısmını 2010’da yayınladığı “Sana Getirir Beni” isimli kitabı (GETEM e-kütüphanede mevcut) ile okuyucularının istifadesine sunmuştur. Doğallığı ve içindekileri ile birlikte doğayı seven üretmeyi ve paylaşmayı ilke edinmiş; milli ve manevi değerlere bağlı; kendimle barışık, sosyal kişiliğe sahip olduğu tanıdıklarımca dile getirilmekte olan şair; ikamet ettiği Daire no 16 E Blok, Gül Sitesi, Akçay Sokak Toklu Mahallesi/Ortahisar/Trabzon’da yaşamını sürdürmektedir.

Yazları istisnasız, her Salı ertesinde;

Bulunulurdu tıpkı bayram arifesinde.

Değişik bir heyecan, coşku içerisinde;

Genelde pekişirken dostluk arkadaşlıklar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

Kararlar verilirdi geleceğe yönelik;

Hasret giderilirdi üç ayda bir senelik.

Vaatler, kıyafetler değildi göstermelik;

Özenle kazınırken taşlara rumuz, adlar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

Tabana kuvvet deyip başlıyordu seyahat;

Asla iki nefesi geçmezdi istirahat.

Mucize demek doğru, kesilmiyordu tâkat;

İnişte tırmanırken yaşanan canlılıklar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

Kimi o gün gelirdi, kimi de bir gün evvel.

Anlamlandırmak için olacakları özel.

Tutar dalı kalmayıp, dökülene dek tel tel;

Gönlünce eğlenirken bekâr erkekler kızlar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

Edevatlar kişinin işini sevdirirdi;

Yanında hızar, balta, ip, sepet gezdirirdi.

Sırt ve omuzlarını palandan bezdirirdi;

Güneşe taşınırken tırpanlık, oraklıklar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

Güzergâh üzerinde mola yerleri vardı.

Ebatları tam çağlık, ne geniş ne de dardı.

Kanı kaynayanların sığacağı kadardı;

Şiddetle güldürürken atışma karşılıklar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

Suratlar asılırdı, geçilseydi Taşhana.

Omuz oynatacaklar dizilirdi yan yana.

Dikilirdi kulaklar kaydecinin ağzına;

Göz göze gelinirken başlayan sevdalıklar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

İlerledikçe ateş külhana dönüşürdü;

Birlikte ayrı ayrı ağlaşır, gülüşürdü.

Biri diğeri için herkesle dövüşürdü;

Hayalde edilmezken ölümsüz ayrılıklar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar’.

Dört koldan gelenleri Hlostra’dır buluşturup;

Sözüm var diyenleri yüz yüze konuşturup.

Yeni töremeleri bazen oldukça yorup;

Hevesle koştururken çiğnenilen azıklar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

Birer çeyrekten fazla sürmezdi atlama, düz.

Sululuk yapanlara verilmezdi öyle yüz.

Dağılıncaya kadar çıkmasın diye pürüz;

Gittikçe kızarırken şakak alın yanaklar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

Seyir, türkü demekti, sallama ise tempo.

Ağaca sıkanları gördü Temelikambo.

Bir defa olsun gitmez gözümün önünden o;

Keyifle haykırırken mutlu kalabalıklar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

Olmazdı candemir’siz, sıksaray’sız tur tamam.

Ancak vesile ile anlatılırdı meram.

Ha gayret denilirdi, Alafostra’da devam;

Dikkate alınırken Ağabeyler ablalar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

Büyük olmayan evde heleke kurulurdu;

Yüzüğü bulan taraf dayaktan kurtulurdu.

Yarın gece kimdeyiz diye de sorulurdu;

Sessizce dağılırken işmarlaşan aşıklar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

Karnı burnunda olup eğilemeyen hariç;

Yememiş olan dahil, sabahtan malez, haviç.

Sulent kuyu demeden dudakla, avuçla iç;

Bismille yudumlarken giderilen açlıklar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

Tavşankanı olurdu Ğavuş’da demlenen çay;

Yefirleri, semeri, Furniyaları da say.

Sıradan şey değildi başıma gelen olay;

Dillerde dolaşırken o delikanlılıklar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

Bağırandan aşağı kalmazdı Trandoçilav;

Gider Tribodamo’da kasap yanında manav.

Könöti’ye benzemez Mustoçıtak’daki av.

Şehitte çatışırken inekler ile kurtlar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

Toplayın torunları, derinden çekerek ah;

Kundika’yı, Nivet’i anlatın akşam sabah.

Konkoroş, İşmaliyos, Harzanlar dolu seyyah;

Külfetle yapılırken yayla, köy, komculuklar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

İz aramayı bırak, kervanı bulamazsın;

Yörende örf adetsiz, huzurlu olamazsın.

Konup göçeni yere göğe sığdıramazsın.

Maddeye dayanmazken komşu akrabalıklar;

Araba yolu çıktı, bitti çarşambalıklar.

Mehmet KABAOĞLU

27 TEMMUZ 2017

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Bayramda - 14 Haziran 2018
Zeytin Dalı - 23 Şubat 2018
TÜRKİYE’M - 22 Aralık 2017
30 Ağustos - 29 Ağustos 2017
Bitti Çarşambalıklar - 30 Temmuz 2017
16 Temmuz Milat - 14 Temmuz 2017
Aydın Teke - 26 Aralık 2016
Ahmet Aslanoğlu’dur - 25 Ekim 2016
Taşören’deki herkes - 21 Temmuz 2016
Mustafa Nuri Kaya - 13 Haziran 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Alaattin Kaplan dedi ki:

    Emeğinize sağlık hemşerim teşekkürler

BİR YORUM YAZ
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.