şatıroğlu inşaat
çaykara Serdar elektronik
Çaykara Gazetesi

Camiler Ve Din Görevlileri Haftası

Camiler Ve Din Görevlileri Haftası

Camiler ve Din Görevlilerinin üstlendikleri misyonu anlamaya bir fırsattır,  ‘Camiler ve Din Görevlileri   Haftası’. Camileri ve Din Görevlilerini ayrı ayrı ele almak gerekirse de aslında birbirinden bağımsız düşünülmesi mümkün değildir. Camii deyince insanın aklına ilk gelen fiziki şeklinin yanı sıra,  kişinin hayatına kattığı manevi bir iklimdir. Kişi; Din Görevlisinin de bu yapının bir parçası olduğunun farkına varmasıyla, adeta bütünleşmiş iki isim ‘Camiler Ve Din Görevlileri ‘onun hayatında başka bir anlam kazanır.

Camilerden başlarsak ki ; İslam dininde  ta baştan beri camilerin önemi büyük olmuş ve Hz. Muhammed (s.a.v) Hicret gibi çok önemli bir olaydan sonra yaptığı ilk iş bir mescit inşa etmesiydi. Çünkü ona verilen görevin zorluğunun farkında, hedef kitleleri etkilemenin ve davranışlarını değiştirme sürecinin camii eksenli bir nizamın ayrıntılarında gizli olduğunu biliyordu. Zira Yüce Allah, cami yaptırmanın önemini Kuran’da şöyle bildiriyordu: “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazlarını dosdoğru kılan, zekâtlarını veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte, doğru yola erenlerden olmaları umulanlar bunlardır.”(1) Bu ayeti Kerimenin önemine binaen bir çok defa Allah Resulü de Camilerin yapımı onarımı ve korunmasına teşvik edici sözleri olmuştur. “Kim Allah rızası için mescit yaparsa, Allah, benzerini onun için cennette inşa eder.”(2) Diğer bir hadis-i şerifte de mescit ve diğer hayırları yapanlara ahirette büyük mükâfatlar verileceğini bildirerek şöyle buyurmaktadır:“Bir mümine, öldükten sonra amelinden ve yaptığı iyiliklerinden ulaşacak şeylerden biri de, yaydığı ilim, geride bıraktığı iyi evlat, miras olarak bıraktığı Mushaf-ı Şerif, yaptırdığı mescit, yolcuların barınması için inşa ettiği ev, akıttığı su, sağlığı yerinde iken malından çıkarıp verdiği sadakadır. Bunlardan hangisini yapmış ise öldükten sonra onun sevabı kendisine ulaşır.” (3)

                 Cami ‘toplayan’ ‘birleştiren’ anlamındaki ‘cem’ kelimesinin  kökünden gelmiştir.İlk zamanlarda ‘mescit’ olarak zikredilen mekanlar daha sonra yerini ‘cami’ olarak aldı. Camiler, zengin-fakir, köylü-şehirli, amir-memur, resmi-sivil, yaşlı-genç, siyah-beyaz, yerli-yabancı… Herkesi bünyesinde toplayan mekânlardır. Camiler; aynı safta omuz omuza, diz dize namaz kıldığımız mabetlerdir. Üzüntülerimizi giderdiğimiz, moralimizi müspet anlamda düzelttiğimiz, birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik duygularımızı, hoşgörü anlayışımızı güçlendirdiğimiz ve pekiştirdiğimiz yerlerdir. Birbirimize merhamet etmeyi, acıları paylaşmayı, kimsesiz-yoksul, dul ve yetimlere yardım etme duygularını kazandığımız ibadet yerleridir. Beytullah’ın şubesi olarak nitelendirdiğimiz camilerde insanın Allah’a yönelme mekanı olduğu da bilinen bir gerçektir.

               Diğer taraftan Din görevlisi her kadar ‘Cami-Cami cemaati’ ve çevresi ile birinci derecede alakalı gibi algılansa da , aslında sosyal hayatın en merkezinde (din gönüllülerini)  görüyoruz. Bir taraftan Allah Resulünün varisleri olmaları gibi; Muhakkak âlimler, peygamberlerin varisleridir. Şüphesiz pey­gamberler, ne altın, ne de gümüşü miras bırakırlar. Peygam­berler miras olarak, ancak ilim bırakırlar. Bu itibarla kim peygamberlerin mirası olan ilmi elde ederse, tam bir hisse almış olur.”buyrulan Hadis-i Şerif’in  ışığında, İslam toplumunda gerek ferdi gerek toplumsal hayatın içinde; Yeni doğan çocuğun kulağına ezanı, gençlerin düğününde nikahı, hastalandığında teselli kaynağı (şifa niyetine okuduğu Kur’an), kişilerin ölümünde son görevini yerine getirme gibi rollerini üstlenmesinin yanında, belki de en önemli bir unsur kişinin manevi dünyasında danışmanlık vazifesini ifa etmesidir. Nitekim Kur’an-Kerimde ; “Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.”(4)

Siz insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyar ve Allah’a inanırsınız.”)(5) Cenab-ı Hak başka  bir ayet-i kerimede; “Onlar, Allah’a ve Ahiret gününe inanırlar; iyiliği emreder, kötülükten menederler; hayır işlere koşuşurlar. İşte bunlar iyi insanlardandır.”(6)

Peygamber (s.a.v) Efendimiz de; “Kim iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarsa, o, Allah’ın yeryüzünde ki halifesidir, Allah Resulünün halifesidir, ve Allah’ın kitabının halifesidir.”

Yeryüzünde âlimlerin durumu, gökyüzünde (parlayan) yıldız­lara benzer ki, karada ve denizde karanlık bastığında onlarla yol bulunur. Yıldızlar kaybolduğunda ise, neredeyse reh­berler/­kı­­lavuzlar bile yollarını kaybederler.(7)

               Sonuç olarak İslam toplumunu camisiz ve camilerini din görevlisi olmadan, düşünmek mümkün değildir. Müslümanın yirmi dört saati İslam anlayışıyla döndüğü müddetçe  ‘Camiler ve Din Görevlileri’ İslami yaşayışının önemli bir parçası haline gelecek. Bu sayede de ayetlerin ve hadislerin müjdelerine nail olup, iki cihan saadetine ulaşmak mümkün olacak. Her yıl çeşitli etkinliklere kutlanmaya devam edilen ‘Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nı ifade etmeye çalıştığımız pencereden bakılırsa;  Fert ve toplumun, Camisine ve Din Görevlisine bakışını, münasebetini kendi iç dünyasıyla beraber değerlendirme imkanı bulacak.

Sevgi ve Saygılarımla

  1. Tevbe, 9/18
    2. Buharî, Salât, 65
    3. İbn Mâce, Mukaddime
    4. Al-i İmran 3/104
    5. Al-i İmran 3/110
    6. Al-i İmran 3/114
    7. İmam Ahmed b. Hanbel, el-Müsned

Son Güncelleme: 18:03 2 Ekim 2017
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.