DOLAR 6,8660
EURO 7,7439
ALTIN 397,71
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 27°C
Gök Gürültülü
reklam

  Çaykara ve Of Boğazında Yolun Hikayesi-2    

Ahmet Mutluoğlu
1952 yılındaTrabzon’un Çaykara ilçesi,Taşören Köyünde doğdu. 1959-1964 Taşören Köyü İlkokulu, 1964-1967 Çaykara Ortaokulu öğreniminden sonra 1967-1970 Trabzon Öğretmen Okulunu eğitimimi tamamlayarak 1970 yılında Çaykara Akdoğan Köyü İlkokulunda öğretmenlik görevine başladı. Aynı ilçede Yeşilalan Köyü ve Taşören Köyü İlkokulu Öğretmenliği görevlerinden sonra 8,5 yıl Çaykara Kayran Köyü İlkokulu Müdürlüğü görevinde bulundu. Yurt içi ve yurt dışında öğretmenlik, idarecilik ve eğitim ataşeliği görevlerinde bulundu. 2006 yılında emekli oldu. Günde bir gazete,ayda bir kitap okumak,özellikle köyü, yerel kültür ve tarihimizle alakalı konularda araştırmalar yapmak ve bir şeyler yazmak, duygulandığı zaman şiir yazmak da hobileri arasındadır.
01 Haziran 2020 15:39
11.846
A+
A-

1960’lı yılların başlarından itibaren kitleler halinde iş gücü alır: Almanya. Bu furyada Çaykara’nın her köyünden onlarca genç Almanya’ya gider işçi olarak. Kazandıkları paralar girmeye başlar Solaklı Vadisine. Görgüleri ve parasal imkanlarının verdiği güç ile zorlamaya başlarlar köylerin ileri gelenlerini. Derneklerin kurulmasına, girişimlerde bulunulmasına katkı sağlarlar maddi ve manevi olarak. Ve 1970’lere dayanınca büyük bir hareketlilik başlar köylerin tümünde yol yapımı konusunda.

Benim köyüm Taşören-Zeleka’ya yakın köylerimizden ilk olarak 1966 Yılında Zeno (Akköse+Ulucamii); 1969 Yılında, 0nlara bağlanarak Fotinos (Kabataş) ve aynı yıl, Paçan-Uzungöl yolunun topraklarından geçmesinin avantajı ile  Eğridere (Ğorğoras) Köyleri yola kavuşur. (1-2-3)

Yeşilalan (Holaysa), Taşören (Zeleka), Kayran (Limni) köyleri ile Huşo Mahallesinin araba yolu ile direkt bağlantılarının olmayışı, arada Kadahor Mahallesinin ve Eğridere Köyünün bulunması, yolu almalarını zorlaştıran unsurlardandır.

1974 Yılında Holaysa (Yeşilâlan+Baltacılı) Köyleri de Kabataş’a bağlanarak arabayı Camiin yanına indirirler  Okul Müdürü İbrahim Kumkumoğlu’nun Almanyadan topladığı 74.000 MarkıN ve yerel imkânların seferber edilmesi ile. (4-5)

Taşören( Zeleka) Köyü’müzde İlk olarak Öğretmen İbrahim Tuncer’in (1949-…) girişimi  ile Taşören, Kayran ve Huşo Köyleri Yol Yaptırma Derneği kurulur 1972 Yılı başlarında. Taşören Köyünden İbrahim  Atalay (1929-…), Kayran Köyünden Perçel Hacı Dursun Gencosmanoğlu (1890-1989), Mensur Hacı Süleyman Yücel (1908-1992), Huşo Mahallesinden Musaoğlu Rustem Gedik (1914-1985) Kurucu Üyelerin başlıcalarındandır. Yasal süresi zarfında yapılan ilk genel kurulda Aziz Çiftçi (1920-2005) Dernek Başkanı seçilir. (6)

Şerif Oğlu Azizi Çiftçi, babasının en küçük çocuğu olarak Zeleka’da Dünya’ya gelir. Çırak olarak başladığı terzilikte kısa zamanda yetişir başarılı bir usta olur. Dükkan açarak Çaykara’da genç yaşta hayata atılır. İnsani ve sosyal ilişkilerinin güçlü olması ve keskin zekası sayesinde kısa zamanda işini geliştirir; bir taraftan çırak ve kalfa çalıştırırken diğer taraftan da önceleri kumaş ve diğer dikiş malzemesi ticareti ile başlattığı ticari faaliyetlerini dikiş makinesi satışı ile geliştirir. 1960 lı yıllardan sonra düğünlerin vazgeçilmez eşyası olan aile tipi dikiş makinesi satışları ile işi bayağı büyür. Dükkanları çoğaltarak tüp gaz bayiliği buna bağlı olarak mutfak ocağı alanına el atar, oradan da mutfak eşyalarına, daha sonra da beyaz eşyaya girer. Böylece Aziz Çiftçi Çaykara’nın en iyi iş yapan esnafı olur. Asla Banka kredisi kullanmaz, peşin mal alır ve son derece güvendiği 40 köyden müteşekkil tüm Çaykara Halkına kurumsal taksitle mal verir. Hatta bankaların likiditesi tükenince ondan borç aldıkları söylenirdi o devirde.

Zeleka Yolu Aziz Çiftçinin de kafasına takılıdır uzun zamandan beri; köyde muhtar veya heyet olmamasına rağmen (Zaten böyle bir görevi de hiçbir zaman kabul etmez). Ancak herkes gibi hatta herkesten çok fazla muzdariptir yolsuzluktan. El atar konuya; önce bağlantı için Kadahorlular ile görüşmeler yapar. Aylarca sürer bu görüşmeler; lakin Kadahorluları yol vermeleri konusunda ikna edemez. Oradan umudunu kesince o devirde “Hükümete has” diye adlandırılan projesini şekillendirir kafasında. Paylaşır projesini Kayranlı Mensur Hacı Süleyman  ile. Yatar O’nun da kafasına proje. Tüm imkânları ile yanında olduğunu belirterek 40.000 TL verir yolu başlatması için. (7)

Arkadaşlarına yolu Uzungöl Yolundan başlayarak dağlardan ve yaylalardan köye indireceklerini söyleyince ağızları açık kalır arkadaşlarının. Böyle bir iş ancak Devlete mahsustur dedi bir çoğu. Biz dağlardan bayırlardan aşarak 50 km lik yolu nasıl yaparız dedilerse de fayda vermedi. Kasasını açarak öğretmen maaşlarının 1000 TL civarında olduğu o günde 200.000 TL. lik alacak senedini masanın üzerine koyar ve arkadaşlarına döner: “Çok çok bu senetlerim battı derim” diyerek kesin kararını bildirir.

Ceplerinde birkaç tomar beş yüzlük banknot, dernek makbuzu ve Yönetimden birkaç arkadaşını yanına alarak köye girer bir Pazar günü. Köylüye taahhüt yazdırılır ve ilk taksit olarak 500  er lira  alınır herkesten makbuz karşılığı. Param yok diyene cebindeki tomardan bir 500 lük banknotu uzatır borç olarak; O da aldığı istikrazı Dernek Yönetimine teslim eder ilk aidatı olarak. Böylece Dernek fiilen faaliyete girmiştir.

Dozer Sahibi, Uzungöl’lü  Mustafa Kocaman (1932- 2019) ile anlaşır Başkan Aziz Çiftçi, saat ücreti 250 TL. den. Uzungöl Sarıkaya’dan başlatır yol çalışmasını 1974 Yılı Yazında. (8)

Zor olmaz Devletin merasında ilerlemek;  ve havanın sisli olduğu  bir öğlen vakti, har har har, dozerin sesi duyulur Kurtdağından. Bayraklı, Çahmut, Eğridere Yaylalarında mukim, yediden yetmişe dizi tutan  Kurtdağı’na tırmanır… Büyük bir heyecan vardır ahalide. Hayranlıkla izler medeniyetin dağdan aşağılara süzülerek aktığını.

Dozer, Mezarlıklar, Çahmut Hanları yolu ile Laftormi Top Sahasına inince otlamakta olan inekler de hayretlerini saklayamaz, otlamayı bırakıp esas duruşa geçer gibi dakikalarca kımıldamadan seyrederler bu ilk defa gördükleri ejderhayı…

Bayraklıda bayram havası yaşanır. Çalışanlara kuymak, mıhlama, tatlılar çaylar taşınır, artan yemeklerden çocuklar da bayram eder.

Camiin önünde saatlerce ziyaret edilir Kocamanın Dozeri. Peşinde de Çaykara Belediyesine Almancıların hediye ettikleri üzerinde Kızılhaç bulunan 4X4 cip de petrol varillerini taşımaktadır. Yani Araba resmen 2200 m. İrtifada Bayraklı Yaylasındadır.

İnsanlar rüyada mı, uyanık mı olduklarından şüphelidir. Gülmeler oynamalar, yaylayı panayır alanına çevirir.

Aziz Çiftçi, sadece işin öncüsü değil aynı zamanda yolun mühendisidir. Onun işaret ettiği güzergâhtan ilerlemektedir dozer. Yani herhangi bir resmi etüt yoktur. Kayalardan ve zor yerlerden sakınarak iki gün içinde Bayraklı Yaylası, Haseki Tepesi aşılarak Tufa Hanlarına varılır. Orada da Tufa ve Dumanlı (Evoşkâ) Yaylaları devreye girer;  bayram devam eder.

Tufa Hanlarından Taşören, Kayran ve Huşo Köylerine inmek için sol aşağı meyilli araziye yönelinir. Bundan sonrası ne o kadar kolay ne de o kadar eğlencelidir. Meyilli arazi dolayısı ile yolu alabildiğine virajlı yapmak zorunludur. Yani kilometreler artmakta ve dolayısı ile masraf  katlanmaktadır.

Hanlardan birkaç gün içinde uzun-kısa birkaç virajla Dumanlı Yaylasına inilir. Orası aynı zamanda Aziz Çiftçinin de yaylasıdır. Orada da Camiin yanında park eden dozerin etrafında şenlikler ve ziyafetler devam eder.

Hanlardan sonra arazi çetrefilleştiği için yol da yeterli açılamıyor, virajlar da arabaların dozere kadar inmesine geçit vermiyordu.  Ekiza Yusuf Özkan’ın (1921-1979) Tahta Kasalı 4×4 Arazi Vitesli  Arabası’nın Hanlara kadar getirdiği mazot varillerini, biz gençler -ki ben o zaman 22-23 yaşlarındayım- yol boyu yuvarlayarak dozerin yanına indiriyorduk seve seve.

Yayların boşaldığı, okulların açıldığı, Ayın 400 mumluk lüks lambası gibi ortalığı aydınlattığı bir gece, minarelerden Yayla Ormanının yanmakta olduğu ilân edilince yatsı vaktinden sonra süratle Tufa Hanlarına çıkarız 30-40 delikanlı. Yangın görünmekte lâkin Rize tarafında ve çok uzaktadır. Gidilmesi, yetişilmesi imkânsızdır. Bir saate yakın tatlı bir sohbetten sonra   geri dönmeye karar verilince oraya kadar gelmiş olan mazot varillerini yeni yoldan, dozerin yanına kadar yuvarlayarak götürmeye karar verdik.Yorucuydu tabii. Bir süre yol boyu yuvarladıktan sonra içimizden biri:

-Dolaşmayalım, varilleri ara çimenden kontrollü indirelim daha kolay olur; demez mi!

Gençliğin verdiği havayla 200 Kg. lık varilleri bayır çimenden yuvarlamaya başladık. Birkaç dakika sonra varilimi kaçırmam ile, avazım çıktığınca: Kaçıııın! diye haykırmam inletir gecenin sessizliğini. Arkasına bakıp anında yere kapanan Öğretmen İbrahim Tuncer’in (1949-…) üzerinden geçen varil takriben 1 km. derinlikteki vadinin dibine iner. Akıbetinden hala haberdar değiliz varilin. Zaten, İbrahim Hoca’nın kıl payı kurtuluşu başka bir şeyi düşünmemize mani idi…Eğer eğilmeyip 200 Kg.lık varil kendisine çarpsaydı o hızla bir tarafının kırılması ve hatta sakat kalması kaçınılmazdı.

Dumanlı Yaylasından sonra yaylaları geçmek gibi kolay olmaz. Arazi bayır ve kayalıktır. Bir de kompresör kiralanır dinamit atımı için. Makineler eski; ikide bir parça kırar kayalarla muhatap olunca. Tamircinin gelmesi, parçanın Trabzon’a götürülmesi zaman alır her seferinde. Mevsim Kış’a dayanır, ahali köylere taşınır. Aziz Çiftçi’nin mücadelesi devam eder. Kocaman’ın Dozerinin yeterli olamayacağına kanaat getirerek kendisi de bir dozer satın alır 250.000 TL.ye. Amaç biri bozulunca öteki devam etsin, iş yürüsün.

Kış boyu devam eder çalışmalar. Hafta sonları biz de katılırız çalışmalara. Yatarız Konkoroşlarda kom obalarında. Açık şöminede bol odunlu gür ateş karşısında yemek yemek, sohbet etmek, kağıt oynamak hayatımızın en güzel hatıralarındandır. Biz kağıt oynarken sırtı bize dönük uzanan Aziz Çiftçi, sözüm ona bizi görmemektedir.

Karlı yağmurlu havalarda batar dozer Üçdereler Mevkiinde.  Orada geçirir kışı dozerler.

1975 Yılının ilk aylarından itibaren geçilir Üçdereler. Bahaddin (Muhammet) Keskin’in evi karargah yapılır. Yemekler orada hazırlanır. Hacı Aziz’in o zaman lise öğrencisi olan Oğlu Recep (1958-…) karne tatilimde 15 gün orada yemek pişirdim diyor ustalara.

Dümdüz devam edilir yaya yolu ile Taşhana’ya kadar hayallerimizde olduğu gibi. Makinelerin biri bozulunca öteki devreye giriyor ve ilerleme nispeten kolay sağlanıyordu. Geçilir meralar, inilir Köyün Girişi Boğa Mahallesine…

Zaten kıt olan köy arazisine dayanılmıştır. İstenildiği gibi gitmek imkânsızdır. Köy Hizmetlerinden etüt uzman istenir, ve gelir. Arazisinden yol geçecek ahalinin bazısı bağırıp çağırmakta, boya kutularını tekmeleyip savurmaktadır. Rahmetli Temellioğlu Ali Aydın (1921-1979) Amcamızın karışını sağa sola çevirerek “Haboyle, haboyle bir Reşat beşli, buyur geç!” feryatları halâ kulaklardadır.

Bağrışmalar, çağrışmalar ve hakaretlerle Tarihi Bir Mizah  Günüdür O Gün. İnsanlar yol istiyor lâkin arazisinden geçince de zorlanıyordu. Tabii olarak, bir kısmının da arazisine dokunulmadan yol sahibi olması işi, diğerlerinin ayranını kabartmıyor değildi.

Etüt çalışması, bir günde 500 m.lik bir ilerleme ile ancak Taka Mahallesinin girişine varılır. Oysa Yaylada, bir günde ondan fazla yol açıyordu dozerler. Mustafa Sıtkı Tekeoğlu’nun ,(1920-2000) evine gelinince vakit ikindi idi. Hacı Aziz yolun Taka Mahallesi’nin içinden ve yaya yolu boyunca olacağını belirtmesi üzerine,  Etüt Mühendisi “ben bu rampaya etüt çizmem” deyince; Aziz Usta da; “Tamam sen şimdi git, biz çözüm bulunca  ararım seni” diyerek uğurlar Mühendisi. Devamı günlerde, Boğa Mahallesinden giriş yapılır ve Taka Mahallesi de geçilerek Rendeci Mahallesi’ne gelinir. Hüseyin Taka Eşi Fatma Taka (1912-1992) boğazındaki altınları çıkarıp Dernekçilere teslim eder sevincinden.

Taka Rampasını Hacı Aziz kendi kafasına göre geçince tekrar çağırır Etüt Mühendisini ve devam ettirilir etüt. Akabinde bağıra- çağıra, güle- oynaya yol Köyün Dibine, Şerifli Mahallesine iner 1975 Yılı’nın Kışı’nda. Orada ara verilir…Kocaman’ın Dozeri ayrılır ve gerisin geri yaylaları dolanarak Uzungöl’e döner.

Taşören Köyünün İlçeye yani araba yoluna direkt bağlantısı yoktu.  Merkez Işıklı Mahallesi ile yapılan görüşmeler sonuç vermeyince, Eğridere Köyüne dönülür. Eski Adı Zemet olup benim Zeamet diye adlandırdığım köyün eteklerinden geçip Paçan (Maraşlı) yoluna ve dolayısı ile Çaykara’ya bağlanmanın yolları aranır. Mahalle ileri gelenleri Ahmet Sürmeli(1931-1983) ve Ömer Hacıpaşalioğlu,(1924-1989), İbrahim Çakırahmetoğlu, (1932-2014) önderliğindeki mahalleli ile müzakereler yapılır. Onlar da yoldan mahrumdur. Böylece onlar da yola kavuşmuş olacaklardır. Prensip anlaşmasına varılınca Taşören Köyünden Zeamet Mahallesi üzerinden Çaykara’ya bağlanması etüdü çizilir. O gün Dere Mahallesinden Rahmetli Mustafa Dere’nin, ( 1924-2009) iki yüz bin lira, iki yüz bin lira nidaları vadinin bin metre mesafedeki tepelerinden rahatlıkla duyulur. (9)

Etüt de çizilince ve 40 km.lik yolun 35 km.si Aziz Çiftçinin önderliğinde Taşören, Kayran ve Huşo Köylülerince yapılınca, Eğriderelilerle varılan mutabakatı da değerlendiren  Köy Hizmetleri de 1976 Yılı başlarında,  bir dozer göndererek Çaykara tarafından yol açmaya başlar. Aziz Çiftçinin Dozeri de Operatör İlyas Tuncer’in, (1958-…)  operatörlüğünde, Taşören tarafından yol açmaya devam eder ve iki ay içinde Dere Mahallesinde dozerler burun buruna gelir. Böylece İlçe ile Taşören, Huşo, Kayran Köyleri ile Dumanlı, Tufa, Bayraklı, Çahmut ve hatta Eğridere Yaylaları bir birlerine bağlanmış olur. Silahlar atılır, horonlar oynanır, türküler okunur bayram yapılarak kutlanır yolun bağlanması. Dağdan gelen medeniyet akmıştır İlçeye oradan ta Of Sahili üzerinden İl Merkezimiz Trabzon’a kadar.

Bu arada, Çaykaraya doğru çıkış mutabakatı aranırken, bir taraftan da, buradan çıkış sağlamaz ise Kayran köyünden Kozno Mevkii üzerinden Yeşilalan Köyü Yoluna bağlanıp arabaların seyrü seferinin sağlanması çalışmaları devam eder ve eş zamanlı olarak Kayran- Yeşilalan bağlantısı için de alt yapı tamamlanır. 1976 ve 1977 Yıllarında iki taraftan giren dozerler özellikle Hacı Mensur Süleyman Yücel’in (1908-1992),  gayret ve teşviki ile başarılı bir şekilde sonuçlanır ve Yeşilalan, Baltacılı, Kayran, Taşören ve Huşo Köyleri ve Bu  Köylerin mezralara yakın 1000 m. rakımlı üst kısımlarından da birbirlerine bağlanmış olur.

Aziz Çiftçi makinelerin başında çalışmaları yürütürken Derneğin diğer elemanları da maddi kaynağı temin ederler. Öğretmen Maaşlarının 1000 TL. civarında olduğu bu zamanda; Bu üç köyde, Almancılara 5000 er TL, 1. Hane olarak belirlenenlere 2500 er TL., 2. Hane olarak belirlenenlere 1500 er TL, ve 3. Hane olarak belirlenenlere de 1000 er TL. ödeme takdir edilir ve peyderpey bu paralar makbuz karşılığı tahsil edilir. İşin başında Hacı Mensur Süleyman Yücel’in 40.000 TL ödediği, Musaoğlu Hacı Rüstem Gedik’in de 10.000 TL. ile öne çıkanlardan olduğu hatıralardadır. İstanbul’a da bir ekip gönderilerek hemşehrilerden para toplanır. İş Adamları,  Nuri Takaoğlu, (1939-2001) 40.000 TL., Ahmet Yavuz (1920-2017) 25.000 TL., Mahmu Sait (Esat) Mutluoğlu, ( 1925-1992) 15.000 TL. ve Mehmet Mutlu, (1923-1989) 10.000 TL. ile ödemeleri yankı uyandıran Gurbetçiler olurlar. Tabii olarak geri kalan İtanbuldaki hemşehriler de  imkânları ölçüsünde sağlarlar katkılarını.

Yollar bağlanınca, özel sektör devreye girer. Ali Tuncer (1950-…)  ile Süleyman Ömerefendioğlu (1949-2019) ortaklaşa ilk arabayı alırlar. Dodge (Doc) bir kamyonettir bu ilk araba. Başlanır yükler, insanlar taşınmaya. Zaten insanların kendilerinden zoru yoktur, yüklerin taşınması fazla bile gelmektedir. İlk zamanlarda para ödememek için kimileri de binmek istemez; öyle ya, kendimiz yürüyebiliyorsak ne diye para verelim; 10 TL yayla navlunu da az değildir hani. Bazen de saatler alır yayla yolculuğu; yolun yarısı binerek diğer yarısı da arabayı iterek ve halatlarla çekerek geçer.

Onları Ahmet Kaba, (1945-…) ile Mustafa Kara’nın (1950-…) ortak Dodge ‘si (doc)  takip eder.

Yolların ıslahı da devam eder. Aziz Çiftçi dağlardadır hala; bazen Oğlu Nihat (1955-…), bazen de Receple, (1958-…). İkisi de operatör olmak zorunda kalırlar; zira operatör hem masraflı hem de külfetlidir yatacağı, yiyeceği ile. O günleri şöyle anlatır şimdilerin Müteahhidi Recep Çiftçi: “Babam sabahleyin erkenden uyandırır beni; kalk der vaktimiz yok hemen çalışmaya gidiyoruz. Biraz sert olduğu için mazeret de belirtemeyiz tabii. Rahmetli annemin hazırladığı kahvaltıyı alel acele içimize atarak makinenin başına gideriz. Çalışma bölgesinde in cin top oynuyor. Birazdan elinde öğlen azığı ile annem de belirir, üç kişi oluruz; ben dozerci onlar yağcım ve yardımcım çalışırız akşamlara kadar…” (10)

Ali Tuncer’in Kamyoneti 4 tonluk fiata çevirmesini, Süleyman Aydın’ın 4 tonluk Bedfordu takip eder, bu arada İlhan Atalay (1955-…)  Dodge(Doc) si, Numan Aydın’da (1950-…)  4 tonluk Bedford kamyonuyla devreye gireler.

Köylü, yükün büyük bir kısmından kurtulmuştur, ancak Vadinin Karşı Yüzündeki Harcan Mevkii yolsuzdur. Bu amaçla o anda Kayran Köyü İlkokulu Öğretmeni Mehmet Mutluoğlu (1958-…)’nun başkanı olarak seçildiği ve dönemin gençlerinden Ekrem Teke (1940-1998), Esnaf Lütfi Teke, (1944-2010), Öğretmen Mevlüt Arslantürk (1955-…), Esnaf Ali İlhan Atalay,(1955-…), Gazeteci Orhan Tekeoğlu (1956-…), Gençlerden Yusuf Akyüz (1957-…), Necmi Teke (1959-…), Ömer Teke (1958-…)…görev aldıkları Taşören Köyü Kalkındırma ve güzelleştirme Derneği kurulur 1978 Yılında. Zaten bu bölge için yolun etüdü İbrahim Atalay’ın (1929-…) öncülüğünde yaptırılmıştı kısa bir süre önce. Tamamen gençlerden oluşan bu dernek elbirliği ile mevcut yol üzerinde biri Dere Mahallesinde biri de Boğa Mahallesinde olmak üzere iki önemli duvarı yaparlar. Harcan Yolu için girişimde bulunur dozer kiralayarak yolu başlatmak isterler. Para konusunda istenen birliği sağlayamayınca olağanüstü genel kurulu toplayarak derneğin yönetimini Ömer Tuncer’in (1948- 2010),  başkanlığında Yusuf Akyüz, (1957-…), Yaşar Tuncer (1959-1979), İbrahim Çiftçi (1954-2014), Mehmet Çiftçi (1954-2009), Nurettin Çiftçiden (1958-…) den  oluşan yeni yönetime devrederler. Yeni ekip de köyün elektrifikasyonu için devreye girer, devrin Köy İhtiyar heyeti ile iş birliği yaparak elektrik direklerini Zonguldak’tan büyük kamyonlarla Çaykara’ya, oradan da kamyonetlerle köye taşıtır, kuyularını açtırır ve yerlerine diktirerek müteahhidin tellerini çekmesi ve trafoyu yerleştirmesi ile 1980 Yılı yazında köyün aydınlatılmasında önemli bir işlevi yerine getirirler Muhtar Sadık Doğan ile beraber. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi ile oluşturulan yeni yönetim tüm dernekleri kapatınca da bu dernek de Tarih’e karışır.

Mart 1984 Yerel Seçimlerinde Köy Muhtarlığına Takaoğlu Esat Teke (1933-2005) seçilir. İlk iş olarak Harcan Mevkiinden  yol yapımı gündeme oturur. Bu amaçla Başçavuş Emeklisi Yaşar Tekeoğlu(1939-1988 )  ve İş Adamı Yusuf Rendeci’nin (1950-2013), tüzüğünü hazırladıkları ve bu iş ile çoktandır uğraşmakta olan, İbrahim Atalay (1929-…), Mehmet Aydın (1926-2005),  Zihni Kaya, (1943-…) Mehmet Şenoğlu (1942-1990)…öncülüğünde Taşören Köyü Yol Yaptırma Derneği adıyla bir dernek kurulur. Yapılan genel kurul toplantısında Mehmet Aydın başkan seçilir. Taşören Köyü doğumlu, Adalet Bakanlığı Adli Sicil Genel Müdürü Ali Naci Tuncer (1939-…), haberdar edilir. Onun girişimi ile Arkadaşı Çaykara Şahinkaya Köyünden Orman Bakanlığı Orman Genel Müdür Yardımcısı Cemel Akın’ın (1939-…) emri ile, Yayla Ormanlarında yapılmakta olan ve yapılacak olan fidan dikimi faaliyetleri için mevcut yolların yetersiz olduğu belirtilerek uygun yeni bir yolun bu mevkiden yapılmasına karar verilir. Bu amaçla bir heyet görevlendirilir, etüt çizilir. Kısa bir süre sonra, Muğla’da işi biten bir dozer ekibi ile bölgeye sevk edilir. 1985 Yılında Bayraklı Yaylasından yol açmaya başlayan Orman Bakanlığı dozeri kışa kadar Hut Kayasına iner.

Bu arada Dernek, parasal kaynak temini için kolları sıvar. Dozer ve çoğu zaman yakıtı da Devletten olsa bile, geç kalınan durumlarda yakıt satın alma, personelin masrafları v.s. gibi ihtiyaçlar için para gereklidir. Köylüden hane başı 10.000 TL toplanması kararı alınır ve toplanır. Tabii olarak her zaman ki gibi taksitini ödemeyenler de çok olur. Yine Köy dışında yaşayan hemşehrilerden de yardım alınır. Samsundan Ahmet Taka’nın (1929-…) topladığı yardımlar kayda değerdir.

Karın yağması ile dozer, köylülerce naylon brandalarla korumaya alınır. 1986 Mart Ayında çalışmalar yeniden başlatılır. İki yıllık bir çalışma ile Harcan mevkii de 1986 Yılında yola kavuşturulur. Artık köy arazisinin büyük bir kısmı yola kavuşmuş, kamyonetler devreye girmiş ve Zeleka’da sırt ile yük taşıma neredeyse Tarihe karışmıştır.

Bu çalışmalar esnasında Devletçe yapılan bir düzenleme ile Orman’ın Dozeri Köy Hizmetlerine devredilir ve Yeşilalan Köyüne geçer yol çalışmaları için.

Yol  ana sorunu çözüldükten sonra sıra tali mahalle yolları ve köyler, yaylalar arası bağlantılarına gelir.

1989 Mahalli Seçimlerinde Taşören Köyü Muhtarlığına  Numan Aydın (1950-…) sçilir ve 20004 e kadar sürdürür bu görevini.

Huşo Mahallesi sakinleri, Merkez Işıklı Mahallesine bağlı olmalarından da yararlanma yolunu zorlarlar. 1989 Mahalli Seçimlerinde Çaykara Belediye Başkanlığına, Devrin İktidar Partisinden aday olan Hasan Karoğlu’nun (1942-…) girişimi ve Bakan Eyüp Aşık’ın (1953-…) desteği ile bir dozer temin edilir.  İsmail Saylan’ın (1945-1995) girişimi, Kardeşi Niyazi Saylan’ın (1955-…) gayretleri ve diğer arkadaşlarının yardımları ile yolu Ömeroğulları Mahallesinden kendi mahallelerine indirme girişimini başlatılır. Ömeroğulları ile müzakereler uzayınca, yürütürler dozeri kepçesini havaya kaldırarak  Ömeroğullarının tarlasından Ali Şahin’in (1916-1990), tarlasına kadar ve oradan yolu açmaya başlarlar; kısa bir sürede de Camiin yanına oradan da Alt Mahalleye inilerek Alt Mahalleden bir virajla köyün çıkışına ve Çaykara’nın Merkezine yönelirler. Mahallenin çıkışından 400-500 metre kadar bir yol açılır. Burada ağırlıklı olarak siyasi sebeplerle tezahür eden bir dirençle karşılaşılır. Bunun üzerine çalışmalar askıya alınır.  Dozer geri çıkar bağlantı yerine dokunmadan Boğa Virajına gelir, oradan ayrılır yerine gider.

1989 Yerel Seçimlerinde, Çaykara Belediye Başkanlığına  Aydın Kofoğlu (1950-…) seçilir. Köy Hizmetlerine devredilen Orman Bakanlığının Meşhur Dozeri  Bölgede tutulur siyasilerin desteği ile. 1993 Yılında  Ömeroğulları ile yazılı bir anlaşmaya varan Huşolular, 4 sene önce açılamayıp atlanan bağlantı kısmı da açılarak Zeleka-Huşo bağlantısını fiilen sağlarlar; Dozer elde iken  bir makas da devrin Bursa Milletvekili Mehmet Gedik’in  (1951-2011) Mahallesine açılır.

Daha sonra Yeşilalan ve Taşören Köyleri arasında münavebeli olarak görev yapan Meşhur Harcan Yolu Dozeri, Belediye Başkanı Aydın Kofoğlu’nun yakıt desteği ile Taşören, Kayran ve Huşo Mahallelerinde faaliyetlerini sürdürür. Önce Çabuç  Mahallesi yolu açılır.  Sonra Spendam Yolu vurulur. Bu iki kolun açılmasında daha sonra muhtar seçilecek olan Aziz Oğlu Nihat Çiftçi’nin (1954-…) de büyük emeği geçer.

Şehit Irmağı, Temelikambo, Ğavuş bağlantısı ile bu mevkiinin de ot, odun gibi yükleri iner anaların, bacıların sırtından.

Başkan Aydın Kofoğlu’nun mazot desteği ve yardımları ile İdormi Fırınlar yolu vurulur ta dereye kadar. Oralarda da yükler kamyonetlerdedir artık.

Taşören Köyü ile Yeşilalan köyleri bağlantısı sağlanır Karfaplar Mevkiinden. Gerek Karfablar ve gerekse Kozno bağlantı köprülerininin Mimarı ve Yapıcısı, Yeşilalan köyünden Eyüp İsmail Zade İsmail Ferşadoğlu’nu (1928-2004), burada rahmetle anmak  kadirşinaslık borcumuzdur. Böylece iki köy araba yolunun yanı sıra, insanca yürünebilecek bir yaya yoluna da kavuşmuş olur.

1939 yılında Çaykara’nın Taşören köyünde dünyaya gelip Hâkimlik, Cumhuriyet Savcılığı, Adalet Bakanlığı yüksek müşavirliği, 1983-1985 yılları arası Personel Genel Müdürlüğü, 1985-1988 yılları arasında Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü görevlerinde bulunup; 6 Aralık 1988 tarihinde Yargıtay üyeliğine seçilen ve 2. ve 6. Hukuk Daireleri Üyeliğinde bulunup 1994-1995 yıllarında Başbakanlık Müsteşarlığı görevini  üstlenerek; 1999 yılında da Trabzon Milletvekili seçilerek başarılı kariyerini taçlandıran  Ali Naci Tuncer de Müsteşarlığı esnasında Çaykara’dan Boğa Mahallesi çıkışına kadar ve Çaykara köylerinden ilki olarak 7,5 milyar TL. lik bir ihale ile betonla kaplar köyünün yolunu.

Sıra 10 yıl önce başlatılıp yarım kalan,  Huşo Altı Yoluna gelmiştir artık., 1999 Yerel Seçimlerinde 3. Defa başkan seçilen Aydın Kofoğlu’nun Belediye Meclisine girmeyi başaran Huşolu Yüksel Selçuk (1963-…) devreye girer. Arazi sahipleri ile gerekli görüşmeler yapılır ve bu sefer mutabakat sağlanır,  yol değirmenlere indirilerek Zeleka yoluna bağlanır 2000 Yılında.

Keza 1999 Yılında yol Kayran Köyü’nün içini tarayarak  Akyüzlere ve Atmacalar’ın (Doğan) evlerine oradan da Kofali Mahallseinde ana yola bağlanır Muhammet Çolak (1949-…) ve Yusuf Akyüz (1955-…) in gayretleri ve Nihat Çiftçi’nin destekleri ile.

2002 Yılında, Fırıncı Mustafa Şahin’in (1932-2017) evlerini yıkıp yeniden inşasından istifade edilerek, Başkan Aydın Kofoğlu yolu Fırınlar Mevkiine doğru uzatarak hem oradaki meskun evleri hem de arazileri yola kavuşturur. Hatta bu yol bir taraftan Fırınlar Deresine diğer taraftan da Meraların altında Selçukların çayırına kadar uzatılır, ancak amaçlandığı gibi Taşhana yoluna bağlanamaz karşılaşılan engellemeler üzerine.

28 Mart 2004 Yerel Seçimleri ile Çaykara’da Belediye Başkanlığına,  Abdurrahim Özkan (1940-…), Taşören Köyünde de Muhtarlığa  Nihat Çiftçi (1955-…)seçilir.  Aynı seçimlerde Taşören Köyünden Ahmet Aslanoğlu (1955-2016) da Trabzon İl Genel Meclisine Çaykara Temsilcisi olarak seçilir; 2007 Yılında  İl Genel Meclisi Başkanı olur. İlk icraat  olarak Değirmenler- Kale- Çaykara Yolu ihale edilir ve iki yıla yakın bir zamanda kayalar yarılarak açılır. Artık Başkan Özkan’ın deyimi ile buz tutmayan Kaloriferli Yol kışın da çok rahat geçit vermektedir. Yeşilalan Deresinin Kale Köprüsü de Müteahhit Yusuf Rendecinin (1950-2013) ihalesini alıp yaptırdığı nizami betonarme köprü ile kalıcı ve sağlam bir esere döner.

Devamında, Çaykara Kalesinden Yeşilalan Deresi boyunca açılan yol ile Taşören- Yeşilalan yol bağlantısına ulaşılarak Işıklı Mahallesinden dolanan Yeşilalan yolu da çok kısa bir şekle dönüştürülür.

Huşo Çaykara bağlantı Yolundan Zihni Kayaoğlu ve İbrahim Akyüz’ün (1950-…), evlerine atılan kollarla da Taşören, Kayran ve Huşo Mahallelerinde yolun ulaştırılmadığı ev ve arazi kalmamış olur 40 Yıllık amansız bir mücadele ile. Ancak bu sefer de yolların genişletilip asfalt kaplanması mücadelesi devam etmektedir.

Ahmet MUTLUOĞLU

İstanbul-Çamlıca, 01.06.2020

 

KAYNAKLAR:

  1. Kemel Erdoğan, Emekli Müdür, (1956-…)
  2. Abdurrahman Canoğlu, Emekli Öğretmen, (1951-…)
  3. http://www.egriderekoyu.net/koey-ilkleri.html
  4. İbrahim Hakkı Kumkumoğlu, Emekli Milli Eğitim Müdürü, (1930-…)
  5. Muhammet Tosun, Emekli Müdür, (1940-…)
  6. İbrahim Tuncer, Emekli Öğretmen, (1949-…)
  7. Süleyman Yücel, Emekli Müdür, (1947-…)
  8. http://www.hasanduzgun.com/uzungo-u-yonetenler/portreler.html
  9. Çaykara ve Ötesinden Portreler, Muhammet Mustafa Tuncer, İtanbul-2018.
  10. Recep Çiftçi, İnşaat Mühendisi-Müteahhit, (1958-….)

 

YORUMLAR
× YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.

  1. Ercan Arslan dedi ki:

    Ahmet hocamın emeğine sağlık bizi yarım asır öncesine doğru yola çıkardı.

  2. Ahmet MUTLUOĞLU dedi ki:

    GÜZEL ÖZETLEDİNİZ ORHAN BEY, BEN DE SİZLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM. AYRICA BU GÜZEL GÜNLERİN HATIRLANMASI İÇİN YAPTIĞINIZ VE YAPACAĞINIZ BELGESELLER KÜLTÜRÜMÜZÜN KALICILIĞINA ÇOK BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAKTIR. DAHA NİCE BAŞARILI PROJELER DİLİYORUM.

  3. Orhan Tekeoğlu dedi ki:

    Çok değerli Ahmet hocam,
    Yine bir ‘Yol Hikayesi’ ile bizleri yıllar öncesine götürdünüz. Geçmişte yaşadığımız ‘mutlu acıları’ hatırlattınız. Yüreğinize sağlık. Yeni yapılmış, perişan yollarda kamyon ya da kamyonet üstünde yağmurlu, sisli havalarda yaptığımız yolculukları hatırladım. Acının ‘mutlusu’ olur mu demeyin, onca yoksulluk içinde, saatlerce süren yolculuktan sonra varacağın yere sağ salim ulaşmanın mutluluğudur. Az da olsa ben da yaşadım o günleri. Düşünüyorum da o yoksulluk yıllarda, o kaygan ve bozuk yollarda, o yağmurlu ve sisli havalarda, onca kişiyle arabaların üstünde nasıl gitmişiz?
    Çok mu cesurduk yoksa çok mu memleket sevdalısıydık?
    Yolların yapımında önderlik eden, emek veren herkese saygılar sunuyorum, ölenlerin de mekanları cennet olsun.
    Saygılarımla.

  4. Mete OSMANÇELEBİOĞLU dedi ki:

    Ahmet bey yazıyı soluksuz okudum. Çok teşekkür ederim. Ebediyete göç edenleri rahmetle anıyorum. Zamanında bu yollara karşı çıkanlar şimdi arabalarını evlerinin tufalarına yanaştırırlar. Dünya enteresan

    1. Ahmet MUTLUOĞLU dedi ki:

      Çok teşekkür ediyorum Mete Bey.

  5. Turan Furkan Canoğlu dedi ki:

    Vay be ne hikayesi varmış Çaykaramın bizim köyü anca başta görsek de onun etrafındakileri okuduk 😂

    1. Ahmet MUTLUOĞLU dedi ki:

      BÖLGEMİZDE HER KÖYÜN HİKAYESİ EN AZ BU KADAR MACERALIDIR TUFAN BEY AMA BEN HEPSİNİ YAZAMAM. FARKINDA İSENİZ YAZDIKLARIM BİZZAT YAŞADIKLARIMDIR. UMARIM HER KÖYDEN OLAYLARI YAŞAYAN ARKADAŞLAR DA KÖYLERİNİN BU TÜR HİKAYELERİNİ YAZAR TORUNLARIMIZA HATIRA BIRAKIRLAR.

  6. Fatma dedi ki:

    Değerli Ahmet hocaya çalışmaları için teşekkür ederiz. Bir yol hikayesini soluksuz okudum o dönemlerde çocuktum rahmetli dedemin yolun ve elektriğin gelişinde ağladığını biliyorum emeği geçen başta Aziz çiftçioğlu ve köyun bütün halkına teşekkür eder ölenlere rahmet kalanlara da saygılarımı sunarım. Her şeyi devletten beklemeyerek birlikte başaran karadeniz halkı umarım başka bölgelere de örnek olur.Yeni nesil için güzel bir yazı oldu büyüklerimizi şükranla ve rahmetle analım.

    1. Ahmet MUTLUOĞLU dedi ki:

      Dedenize rahmet diliyorum Efendim.

  7. Recep BAKIR dedi ki:

    Ahmet Bey , çok güzel bir çalışma yapıyorsunuz. Tebrik ederim. ” ÇAYKARA VE OF BOĞAZINDA YOLUN HİKAYESİ-2″ adlı yazınızı 3,4.,5., yazılarınız ile devam ettireceğinizi sanıyorum. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

    1. Ahmet MUTLUOĞLU dedi ki:

      ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM RECEP BEY.

  8. MUHSİN AYDIN dedi ki:

    EMEĞİ GEÇENLERDEN RABBİM RAZI OLSUN ÖLENLERE RAHMET SAĞ OLANLARA SAĞLIKLI ÖMÜR DİLERİM
    BU BİLGİLERİ AKTARDIĞINIZ İÇİN SİZLEREDE TEŞEKKÜR EDERİM
    SAYGILARIMLA

    1. Ahmet MUTLUOĞLU dedi ki:

      BİL MUKABELE AYNI DUA VE DUYGULARLA BEN DE SİZE SELÂM VE SAYGILARIMI ARZ EDİYORUM MUHSİN BEY.