şatıroğlu inşaat
çaykara Serdar elektronik
Çaykara Gazetesi

Çaykara İlçesinin Halk Oyunları

Çaykara İlçesinin Halk Oyunları

Çaykara İlçesinin Halk Oyunları:

Halkın çalışıp çabaladıktan sonra dinlenme ve eğlenme maksadıyla vücudun değişik şekillerde hareketini gerektiren, bulunduğu yöreye ve o yörenin sosyal ve kültürel yapısına göre her birinin kendisine has kuralları olan folklorik etkinliklere halk oyunları denir. Her şey bir ihtiyaca göre doğduğu gibi halk oyunları da halkın geçimi için uğraş verdikten sonra ruhunun ve bedeninin dinlenmesi ve deşarj olması ihtiyacından doğmuştur. İşte halk oyunları ruhun ve bedenin deşarjını sağlar.

Her milletin kendine mahsus halk oyunları, halk dansları olduğu gibi, insanlık tarihinin en eski milletlerinden olan Türk Milletinin de dünyanın en geniş coğrafyasına yayılmasından dolayı da, yaşadıkları bölgelere ve yörelere ait halk oyunları mevcuttur. Mesela Türk Dünyası içinde bir ülke olan Türkmenistan’ın halk oyunları başkadır, Azerbaycan halk oyunları başkadır, Türkiye’nin halk oyunları diğer Türk ülkelerine kıyasla başkadır. Türkiye içinde de Erzurum, Kars, Elazığ, Malatya, Gaziantep, Kayseri, Konya, Aydın, Ankara, Trakya, Rumeli, Karadeniz ve Trabzon halk oyunları başka başkadır. Şu bir gerçek ki bu saydığım yerlerin halk oyunlarının birbirlerinden farklı görünümleri ve farzları olsa bile köken itibariyle hepsi engin Türk Folklorunun halk oyunları ölçüsünde değişik renk ve motifteki mozaikleridir. Ama şu bir gerçek ki bu değişik mozaiklerin yapı harcı birdir. Bu yapı harcı da engin ve zengin Türk Kültüründen kaynaklanmaktadır.

Türk halk oyunları içinden Karadeniz halk oyunlarını ele aldığımızda ünü dünyaya yayılmış olan horonu hemen görürüz. Horon Karadeniz folklorunun omurgasıdır. Horonsuz, kaval ve kemençesiz, türküsüz, manisiz, yaylasız bir Karadeniz folkloru omurgası çıkarılmış bir bedene benzemiş olur.

Çaykara folklorunu, Karadeniz folklorü dışında düşünmemiz mümkün olmadığından tabiatıyla horon Çaykara folklorunun da omurgası olmuş olur.

1-Horon (Horom)

“Horon” yayla kültüründen çıkmıştır. Ecdadımız konar-göçer bir sosyal yapıya sahip oldukları için Orta Asya bozkırlarında, binlerce yıl evvel yayla hayatına alışık iken bu yaylacılığı ruhlarına, damarlarına kadar sindirmiş Türk boyları akın akın geldikleri Anadolu’nun ve Karadeniz’in yüksek yerlerini kendilerine yayla seçmiştir, biraz alçak yerleri de köy yerleşim yeri yapmışlar, köyle yayla arası kaldıkları yerleri de mezra yaparak köy-mezra-yayla düzeneğine uygun hayatlarını sürdürmüşlerdir. İşte horonda bu Türk hayat düzeninde ortaya çıkmış bir milli folklor unsurudur. Horona Çaykara halkı genellikle “Horom” der. Horom ise biçilen çayırların kurutulduktan sonra normal büyüklükte sarmalanarak ortasından yine aynı ottan bükülerek sırım haline getirilmiş bağ ile bağlanması ile oluşturulmuş çayır yumağına verilen isimdir. Horom edilmiş çayır ve mısır sapları, uzaktan bakıldığında horon oynayan insanlar çağrıştırmaktadır. Çağatay diline baktığımızda horon, düğün ve davetlerde halka şeklinde oturma anlamına gelmektedir. Tatar, Türkmen ve Bozkurtlarda topluca söylenen bir tür şarkıya “Hor” denir.[1] Görüldüğü üzere “Horon” Türkçe bir kavram, özbeöz Türk yayla kültürüne ait, Orta Asya çıkışlı ismi de cismi de Türklere ait, Türk folklorunun öz malıdır. Bazı tarihi ve kültürel gerçekleri saptıranların iddia ettiği gibi Yunan, Pontos, folklorunun malı değildir. Yani horonu biz Yunanlılardan öğrenmedik. Karadeniz ‘e sonradan gelen Yunanlılar bizden, yani aslı Türk olan atalarımızdan öğrendiler horonu. [Horon hakkında geniş bilgi için bakınız [2] İlkokuldan başöğretmenim merhum Altay YİĞİT, Çaykara ve Folkloru adlı eserinde “Horon” u “Yayla Eğlenceleri” bölümünde ele alıyor.[3] Horon, Çaykara yöresinde düğünlerde, ırgat ve imecelerde halkımızın “barakath” dediği toplu sohbetlerde, yayla yollarında (yaylaya çıkış ve inişlerde), yaylada çayır biçmelerde “yayla ortası” denilen yayla şenliklerinde erkekler ayrı, kızlar ayrı veya erkekli kızlı karışık kemençe ve kaval eşliğinde belli bir disiplin içinde kurallarına dikkat edilerek asırlardan beri halkımız tarafından oynanmakta olan bir Karadeniz halk oyunudur. Horonsuz bir düğün, bir imece, barakat, çayır biçme veya yayla ortası eskiden düşünülemezdi. Şimdi horona, her yıl Sultan Murat Yaylasında Ağustos’un 7’sinde yani 20 Ağustos’ta yapılan Sultan Murat Yayla Şenlikleri ve bir de Kuşmer Yayla Ortası, çayır biçme şenlikleri dışında eski ilgi pek gösterilmemektedir. Buna halkın geçim ve hayat şartları ile, halkımızın birçoğunun ilçe dışında ikamet etmesinin, yayla yolları yapıldığından her yere yaya olarak değil de arabalarla gidilmesi gibi sebeplerin neden olduğu söylenebilir. Çünkü eski birliktelik şimdi yok. İlçemizin şu anki nüfusu köyleriyle 30.000 ‘i bulmaz. İlçeden değişik tarihlerde vaki olan göçler, yurt dışında olanlar, ilçe dışında ikamet edenler büyük bir nüfus yekunu teşkil ediyor. “Bugün Çaykara kökenli ne kadar nüfus var dünyada ? diye sorulsa, “Çaykaralı olarak 100 bini geçer.” diyebiliriz.

Kaynak:Çaykara Müftülüğü ve Çaykara Gazetesinin ortaklaşa düzenledikleri Çaykara’nın Manevi ve Kültürel Değerleri Sempozyumu-1

(Araştırmacı yazar Ahmet Cemal NİYAZOĞLU)

[1] Horon” Çaykaralılar dergisi sayı: 9 1995 sayfa: 33

[2] Horon: Trabzon, Rize, Artvin’in kıyı ve iç bölgelerinde oynanan oyunlara denir.      -Karadeniz yöresinde kemençe ile oynanan halk oyunlarına verilen ad.

-Türklerden Rumlara geçmiştir.

-Horonun yabancılardan Türk ulusuna geçmiş olduğunu ileri sürenlere katılmak hatalıdır. Çünkü bu görüşü savunanlar kesin ve doğrulayıcı hiçbir belge ileri sürememişlerdir. Bunlar bizim değerlerimizi çeşitli amaçlarla ya da yanlış saplantılarla yabancı ulusların değeri gibi göstermeye çalışan kişilerin görüşleridir. Şurası da açık bir gerçektir ki Horon öz Türk oyunlarından biridir. Horonlar üzerinde görüşlerden biri de tepeden tırnağa kadar titreme, ürperme, silkinme ve hareketlerin gittikçe artıp bir noktada sona ermesi nedeni ile denizi ve denizden tutulmuş balığın can çekişini yansıttığını ileri sürerler. (T. Halk Oyunları –C. Demirsipahi _Horon Bölümü Sayfa: 263-275)

[3] Çaykara ve folkloru Sayfa: 128 ve devamı

www.caykaragazetesi.com

Son Güncelleme: 14:02 22 Mayıs 2015
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.