Şatıroğlu Gayrimenkul
Nuhoğlu Gıda
ÇAYKARA GAZETESİ

Çaykara’dan fıkra gibi hikayeler-1

Sami Ayan

Sami Ayan

21 Aralık 1972'de Çaykara'nın Şahinkaya Köyünde doğdu. İlkokulu Şahinkaya II İlkokulunda 1983 yılında, Ortaokulu Çaykara İnönü Lisesi Orta kısmında 1986 yılında, Liseyi Çaykara İnönü Lisesinde 1990 yılında tamamladı. 2000 yılında 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Muhtelif kamu görevlerinde bulundu, bulunmaktadır... Yöresi ile ilgili basılı kitap ve değişik yayınlara imza atmıştır. Amatör olarak fotoğrafla uğraşmaktadır. Evli iki çocuk babası olan Sami Ayan yöresi ile ilgili araştırma ve derlemelerini de sürdürmektedir.

 

Bazen lafı gediğine koymak, sözü özetlemek, meramı anlatmak, tartışmayı bitirmek, gülmek, deşarj olmak için anlatırız latifeleri, fıkraları.

Biz Çaykaralılar ise fıkradan ziyade kendi yöremizde yaşanmış fıkra gibi olayları, tanıdıklarımızın, arkadaşlarımızın, dostlarımızın, ailemizin hatta kendimizin yaşadığı ilginç ve komik hadiseleri kullanırız. Tanıdık çevreden anlatılan fıkra gibi hikâye, dinleyenlerce hikâyenin kahramanları da tanındığı için mimiklerin tahayyülü ile daha da etkili ve anlamlı hale gelir.

Dost muhabbetlerinin gülmece konuları da yine kendi tanıdık çevremizdendir. Öyle anonim fıkralar tatmin etmez bizi. Fıkranın kahramanları bizden olmalı. Olay anlatılırken daha kahramanın adı geçtiğinde gülmeye başlamalı, kahramanı gözümüzün önünde canlandırmalıyız.

Lafı uzatmadan bu kapsamda birkaç yaşanmış hikâyeyi tarihe not gönüllere serinlik olsun diye paylaşacağım. Birçoğunu kayıt altına aldığım yerel hikâyelerin bazıları sadece samimi arkadaş ortamında anlatılacak derinliktedir. Biz genele hitap edenlerden yapalım muhabbetimizi…

Şahinkaya’dan Ahmet Kama’nın kahramanı olduğu birkaç hikaye:

 

CENAZE NEMAZİNUN SECDESİ YOK

70’li yıllarda siyasette sağ-sol ayrımının şiddetle yaşandığı dönemlerde bir gün bir grup Şurlu Trabzon’dan köye bir cenazeye geliyor. Çaykara minibüslerinde devam eden yolculuk sırasında Mustafa Ayal minibüsün içerisine bir göz atar. Bakar ki cenazeye gelenlerin çoğu Halk Partili.(solcu) Kendisinin dışında tek Adalet Partili(sağcı) olarak arabada bulunan Ahmet Kama’ya sessiz bir şekilde:

-Ola Ahmet göya solcilari güleruk. Ya bak arabaya ikimuzden başka sağci var mi? Araba solci doli.

Konuşmaya kulak kabartan Dursun Ali Altuncu:

-Ola sağcilarda brak muslimanluği insanluk yok. Goya muslimanluği da kimseye brakmasunuz.

Ahmet Kama’nın Dursun Ali Altuncu’ya cevabı keskindir:

-Yaho cenaze nemazinun secdesi yoktur. Siz ondan ihmal etmesunuz cenaze nemazlarini.

(Minibüste bulunan rahmetli Hamit Topaloğlu bu konuşmadan sonra cenazeye gidileceği zaman Ahmet Kama’yı “Ahmet hayde bi Halk Partisi nemazina” diye çağırır.)

 

BİRAZ İMANUN VAR İSE CHP’YE OY VER

Şahinkaya köyünden Nazım hoca(Güvercin) İl genel meclisi üyeliğine aday olan bir arkadaşı için Ahmet Kama’dan CHP’ye destek istemektedir. Uzun uğraşlarına rağmen ikna edemediği Ahmet Kama(Doktor)’ya son sözünü söyler:

-Ola biraz imanun var ise habu adama oy ver ne olur sana?

Ahmet Kama’nın cevabı hazırdır…

-Biraz imanum olsa, ya da hiç olmasa CHP’ye oy verurdum temam. Ama bende var dağ gibi iman. Onun içun veremeyeceğum kusura bakma Nazim Ğoca!

 

AHMET! KİM VAAZ ETTİ?

Doktor Kama emekli olmasına rağmen Cuma günleri Kadahor camiinde fahri olarak vaizlik yapmaktadır. Bir Cuma sabahı ayakları şişince oğlu Ahmet Kama’ya;

-Oğlum git müftüye söyle ben bu gün gelemeyeceğim yerume birini görevlendursun.

Çaykara’ya inip durumu müftüye haber veren Ahmet Kama babasının Çaykara’ya inmeyeceğini bilmenin de verdiği rahatlıkla kahveye domino oynamaya geçer. Oyuna dalar bu arada Cuma namazını da kaçırır. Bu arada araba bulan babası Doktor Kama ardından Çaykara’ya iner, camideki vaazını yapar ve namaz sonrası kendisini getiren araçla hemen Hadialtı’ndaki evine döner. Akşam eve dönen Ahmet Kama da babasını sabah bıraktığı yerde yatar halde bulur. Getirdiği gazeteyi babasına okumaya başlar. Gazeteyi dinlemekte olan Doktor Kama arada sorular da sorar:

-Ahmet ne var ne yok Çaykara’dan? Cumayi nerde kildun?

-Yokarki camede,

-Vaazi kim yapti?

Ahmet Kama babasının Çaykara’ya inmediğinden emin bir şekilde;

-Ne bileyim bi serseri. Uzatti da uzatti…

-Oooo oğlum bobani da tanimadun.

………………

Niyetimiz kimseyi kırmak değildir. Arada bir zülfiyare dokunursak affola. Unutulmaya yüz tutmuş hikâyeleri birer latife olarak algılayalım ve bu hikâyeleri yaşayan ve yaşatanların bunlara sadece güldüğünü ve en ufak bir kırgınlığa meydan vermediklerini unutmayalım.

Bu vesile ile bu hikayede adı geçen ve yatalak hasta olan Ahmet Kama amcamıza Allah’tan şifa, yine adı geçen ve rahmet-i Rahman’a kavuşan Nazım Güvercin, Mustafa Ayal ve Hamit Topaloğlu’na Allah’tan rahmet, Dursun Ali Altuncu’ya bereketli bir ömür dilerim.

Hikayelerin benzerleri Çaykara’da her köyde yaşanmış ve anlatılıyordur. Benzer hikayelerinizi bu yazının altındaki yorum bölümüne ekleyebilirseniz tarihin akışı içinde kaybolup gitmez kayıt altına alınmış oludrlar. Biz ise elimizdeki bu tür hikayelerin usturuplu olanlarını bu mecradan yazının devamı olarak aynı başlıkla 2,3,4 diye paylaşmayı diliyoruz.

 

 

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.