şatıroğlu inşaat
çaykara Serdar elektronik
Çaykara Gazetesi

Demek evleneceksun!

Hüseyin ATAMAN

Hüseyin ATAMAN

Hep yazayım dedim eskiden evlilikler nasıl olurdu diye…

Ne yazayım diye düşünürken, yan tarafta oturan annem ilk elden kaynak kişi olarak karşımda ve küçük bir söyleşi gerçekleştirdik.
-Anacığım kaç yaşında evlendin!
– 16’yi bitürdum, 17’ye girerken, askerden yeni gelen baban kaçurdi beni.
-Yani senun rizan yok muydu? (biraz duraklıyor)
– Başka sevmeduğum birine vereceklerdi beni, oraya gitmektense biraz da rizam var idi. Sonradan ailelerumuz anlaştı. İki tekli bir de lahuri kuşak yaptiler bana (lahuri kuşak, Pakistan’in lahor kentinde üretilen değerli bir kumaş) teklileri sonradan aldılar benden çünkü borçla alınmışlardı.

– O dönem kizlar daha çok hangi erkekleri tercih ederlerdi?
– Arazisi çok olanlari, özellikle mısır tarlasi çok olanları,
-Neden erken yaşta evlilik olurdu?
– O zamanlar bu yaşlar normaldi. Hatta ablalarım daha küçük yaşlarda evlendi. Evlenmeyupta ne yapacağiduk, yakında gideceğimiz bir okul yoktu. İşe girme sıkıntısı yoktu, KPSS yoktu, kariyer yapacak halimiz yoktu. O yüzden bir an evvel yuvamuzi kurmak isterduk. Zaten 20 yaşi geçtunmi evde kaldi derdiler. Evlenduk, bir müddet sonra boban gurbete gitti. Ablan oldu, boban yanımda yoktu. Doktor, hemşire, ebe yoktu. Tecrübeli komşu kadınları doğumu evde yaptırırdı. İki gün sonra hemen işe koyulurduk. Şimdiki gelinlere bakayirum, hamile kalduktan sonra doğum yapana kadar doktor yollarinda, kocalari yanlarinda, aman yere basma omuzuma bas derler. Yeni nesil çok farklı, zorluk nedur, kıtluk nedur, yanlızlık nedur bilmezler. Yine da dert yanarler…..
– Baktım annem dolu, çok şeyler biliyor, zaten konuşacak eskileri anlatacak ortamı buldu, durur mu? Tamam anne sonra bu konuları konuşuruz dedim, konuyu şimdilik kapattık.

Ekonomik zorluklar o dönemlerde evliliklerin daha çok kız kaçırma, rıza ile gitme(uyma) şeklinde olurdu. Normal kız istemeler ve düğünlerin köydeki güzelliği bir başkaydı. Mermi atmak, dinamit atmak, köy evinin mabeynindeki horon ve atışmalar, horonu organize eden gardiyanın havası, gazla yanan lüksün ışığı, sevdiği kızın elinde horon eden gencimizin heyecanı, zaman zaman işin tuzu biberi olan gençlerin kavgaları, kıyıda köşede elçilerin sevdalılara ulaştırdıkları dedikodular ve düğün sonrası yaya olarak gidilecek uzun mesafeler.

Bizim dönemde kız istemelerin en ilginç yanlarından biri de “liste savaşları” idi. Kız tarafı uzun bir istek listesi hazırlar. Bu listeler uzun bir süre gidip gelir. Pazarlıklar, pazarlıklar.. Liste sonuçta bir karara bağlanır. Nadiren de uyum sağlanamaz iş bozulurdu. Bugün artık bunlar anılarda kaldı. Köylerde de düğün yok, köyde de kimse yok zaten.

O dönemlerde gençler evlilik konusunda büyükleriyle anneler nisbeten konuşabilir, babalarla dedelerle, dayılarla, amcalarla konuşmaktan çekinilir, saygısızlık kabul edilirdi. Bazı ailelerde kızların, çeyizlerini hazırlarken babalarından ve diğer büyüklerden sakladıklarını hatırlarım.

Kendimin evlenmesi biraz gecikince(25) rahmetli dayım bana takılmaya başladı.

-Torun yaşın geçti niye evlenmiyorsun?
-Dayıcığım en az üç sene daha evlenmeyeceğim.
-Vay utanmaz adam, demek üç yıl sonra evlenecesun” demesini ve beni ofsayta düşürmesini hiç unutamam. O dönemdeki saygı anlayışı belki biraz abartılıydı ama yine de bugüne göre daha güzel günlerdi o günler.

Yanlış mı düşünüyorum ?

29/03/2018/TRABZON

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.