DOLAR 5,8057
EURO 6,5392
ALTIN 237,7
BIST 96.886
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 12°C
Yağışlı
reklam

Dr. İrfan Coşkun'dan Trabzonspor Yorumu

Dr. İrfan Coşkun'dan Trabzonspor Yorumu
çaykara inşaat
06.01.2008
278
A+
A-

23 YILDA NELER DEĞİŞTİ

1984’teki son şampiyonluktan sonra Trabzonspor değişimi yaşayamadı. Dünyadaki hızlı endüstriyel ve sportif transformasyona ayak uyduramadı. Markalaşama sürecinde başarıyı yakalayamadı. Diğer taraftan İstanbul kulüpleri ise ideal ölçülerde olmasa da bu değişimi Trabzonspor’a oranla çok daha iyi yapabildi, marka değerlerini arttırdı ve sonuçta sportif başarı da geldi. Böylece döngüsel bir süreç oluştu. Para başarıyı, başarı parayı getirdi. Bütün bunların sonucunda rekabet üstünlüğü geldi. Rakiplerde bunlar olurken Trabzonspor bu değişime ayak uyduramadı. Kulaklarını tıkadı ve yöneticiler yerel bazda kaldı. Çünkü bu değişime ayak uyduracak vizyonları yoktu. Alınan her kötü sonuçla Trabzonspor’da bir içe kapanma başladı, camia içinde çatışma yaşanmaya başlandı, bir futbolcunun peşinde kopartılan fırtınalar ve tüm sezondaki başarısızlığı birkaç hakem hatasına maletmelerle koca sezonlar geçirildi. Taraftarın duyguları ajite hale getirildi, fanatizm arttı. Sağduyu yerini şiddete bıraktı. Şu bir gerçek ki şu anki manzara tam bir öğrenişmiş çaresizlik sendromudur. Bu bir psikolojik terimdir. Bunun anlamı ne yaparsam yapayım ben başarılı olamam duygusudur. Kombine alsam da, forma alsam da, maça gitsem de, transferler yapılsa da bu takımdan bir şey olmaz bilinci yerleşti. Bu yüzden futbolcu, camia ve taraftarda motivasyon çökmüş, özgüven kaybolmuş, dayanışma azalmış, sinirler gerilmiştir. Bu duyguyu sokakta ve tribünde taraftarın gözlerinde görmek mümkündür.

Yapılacak olan köklü bir değişimdir. Birkaç futbolcu alınması, hoca değişikliği gibi küçük müdahaleler kaçınılmaz sonu değiştirmez. Sorun futbol mantalitesinin tamamen değiştirilmesidir. Yönetimde gerçek profesyoneller iş başına getirilmeli, yatırımlar ve transferler 5 yıl orta vadeli bir şekilde planlanmalıdır. Başarının hemen gelmeyeceği camiaya makul bir stratejiyle kabul ettirilmelidir. Stattan aileleri ve kadınları kopartan, şiddete eğilimli fanatik taraftar grupları yönetim ya da diğer gruplarca kollanılmamalı, camiadan izole edilmelidir. Futbol, kentte toplumsal hoşgörünün egemen olduğu sosyal bir organizasyona dönüştürülmelidir.

Bu transformasyonu gerçekleştiren kulüpler hiç gocunmadan model alınmalı, yapılanlar iyi analiz edilmeli, körü körüne bir kulübe karşı düşmanlık yapılmamalı, sadece sportif rakip olarak görülmelidir. Orta vadede başarı için alt yapı çağdaş ülkelerdeki gibi mutlaka profesyonel spor yöneticilerinin eline bırakılmalı, kulüp kentte spor kültürünü geliştirici, fanatizmin önünü tıkayıcı bir role soyunmalı ve spor turizmiyle Trabzonspor’un marka değeri yeniden değerli hale getirilmelidir.

Önümüzdeki seçimlerde bunları yapabilecek kişilerden oluşan bir yönetimin gelmesi temennilerimle…

YORUMLAR
× YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.