şatıroğlu inşaat
çaykara Serdar elektronik
Çaykara Gazetesi

En Güzel Kasaba Çaykara

En Güzel Kasaba Çaykara

Yeni Sayfa 1

changeTarget(document.getElementById(“news_content”))

Karadeniz’de en güzel 10 kasaba

25 Temmuz 2008 / 20:04

Yazın Ege ve Akdeniz sahilleri tıklım tıklım
doluyor ama hem ılıman iklimi hem eşsiz
doğasıyla Karadeniz sahillerini tercih
edenler de hiç az değil.

getNormalSWF(“300”, “250”, “http://www.haber61.net/images/banner/haber61_sektor_300_250.swf”);

Şu anda Karadeniz’in tam sezonu. Yemyeşil
yaylalar da, denize girilen plajlar da en
güzel zamanını yaşıyor. Yolu Karadeniz
kıyılarına düşenler için Karadenizli
sanatçılar, işadamları, turizmciler,
siyasetçiler, akademisyenler, yayıncılar ve
gezginlerden oluşturduğumuz jüri,
Karadeniz’in görülmesi gereken en güzel 10
kasabasını seçti.

EN İYİ 10

1. Ağva

2. Şile

3. Çamlıhemşin

4. Borçka

5. Amasra

6. Akçakoca

7. Çaykara

8. Maçka

9. Tirebolu

10. Safranbolu

AĞVA

Derelerde gezin

İstanbul’un Karadeniz kıyısındaki ikinci
durağı olan Ağva her mevsimde popüler.
İzmit’in Çat Tepesi’nden gelen Göksu ve
Yeşilçay derelerinin Karadeniz’e döküldüğü
deltada yer alıyor. Çam ormanlarıyla kaplı.
Deniz bisikletiyle derelerde dolaşabilir,
tekne gezisine çıkabilir, kanoya
binebilirsiniz. Sadece yürümek de bir zevk.
Balık tutmayı sevenler için ideal. Beldedeki
lokantalarda taze balık eksik olmuyor ama
kendi avladığınızı pişirtebilirsiniz. Buna
uygun kendin pişir-kendin ye türü lokantalar
var. İstanbul’a 1,5 saat uzaklıkta Ağva’da
nehir kıyısında konaklayabileceğiniz onlarca
seçeneğiniz bulunuyor.

ŞİLE

Mağara ve şelaleleri keşfedin

Şile, İstanbul’a bağlı bir ilçe. Öteden beri
İstanbullular için bir hafta sonu adresi.
Deli denizi, şelaleleri, mağaraları ve
dünyanın ikinci büyük deniz feneriyle ünlü.
Fener, Kırım Savaşı sırasında, Karadeniz’den
İstanbul’a girecek gemilerin yollarını
bulabilmeleri için yapılmış. Şile’ye
İstanbul’dan günübirlik gidilebileceği gibi,
konaklama için de sayısız alternatif var.
İlçenin görülmeye değer doğal
güzelliklerinin başında Onbir Göller Vadisi
geliyor. Sofular Mağarası, Meşrutiyet
Mağarası, Karabeyli İnleri, Değirmençayırı
Şelalesi, Şile Kalesi, Heciz Kalesi,
Sarıkavak Kalesi ve Ağlayan Kaya mutlaka
görülmesi gereken yerler.

ÇAMLIHEMŞİN

Yaylaların en ünlüsü

Rize’ye bağlı Çamlıhemşin deyince akla gelen
ilk şey, Ayder Yaylası. Yaylaya Çamlıhemşin
içinden geçerek ulaşıyorsunuz. Ayder
Yaylası’na çıkarken dünyanın korumada
öncelikli 200 ekolojik bölgesinden biri olan
Fırtına Vadisi’nden geçiliyor. Çamlıhemşin’e
19 kilometre uzaklıkta ve 1358 metre rakımlı
Ayder’de 2 bin yatak kapasitesine sahip 25
otel ve pansiyon var. Suları 260 metre
derinlikten çıkan, sıcaklığı 50 dereceye
ulaşan Ayder kaplıcalarını da unutmayalım.
Burada trekking yapmak için çok uygun
alanlar bulunuyor. Ayder’de her temmuzda
boğa güreşleri yapılıyor.

BORÇKA

Bir doğa harikası

Artvin’in Borçka ilçesi, doğa açısından çok
zengin. 27 km. uzaktaki Karagöl, 19. yüzyıl
başında bugünkü Aralık Yaylası’nın
yakınlarındaki bir tepenin, heyelan sonucu
derenin önünü kapatmasıyla oluştu. Yaşlı
ağaçlarla çevrili bölgede vaşak, boz ayı,
çengel boynuzlu dağ keçisi, dağ tavuğu ve
yırtıcı kuşlar yaşıyor. Gölde sandalla
gezmek her zaman bir zevk. Karagöl’de Orman
Misafirhanesi var ayrıca çadır da
kurulabilir. Camili Havzası (Macahel),
Borçka’ya 50 kilometre mesafede, Dünya
Bankası ve Küresel Çevre Fonu tarafından
tehdit altındaki 25 bölgeden biri. Dünya
Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından da
izleniyor. Burada projeler yürüten (örneğin
Macahel balı) TEMA Vakfı’nın bir
misafirhanesi var.

AMASRA

Tekne turu çok güzel

Bartın’ın 17 km. kuzeyindeki Amasra, kuzeye
doğru uzanan bir yarımada. Doğusundaki koya
Büyük Liman, batısındakine Küçük Liman
deniyor. Burası yazın haftasonları popüler
bir nefes alma yeri. Kumsallar, balıkçı
lokantaları, Çekiciler Çarşısı daima tıklım
tıklım. Bir çok pansiyon ve otel var ama ev
pansiyonculuğu da çok yaygın. Romalılar
döneminden kalan Amasra Kalesi, Cenova
Şatosu, Roma dönemine ait Kuşkayası Yol
Anıtı görmeye değer. Sahilden denize
girebileceğiniz gibi günlük tekne turlarıyla
yarımadanın keyfini çıkarmanız da mümkün.

AKÇAKOCA

Ev pansiyonculuğunda

Düzce’ye bağlı Akçakoca, Karadeniz’in batı
ucunda. Yeşil bitki örtüsü, 35 km.
uzunluğundaki kumsal, hem ilçe merkezindeki
hem köylerdeki temiz plajlar, akarsular,
tarihi evler, kale ve mağaralar sayesinde
tanınmış bir turizm adresi. Turizm mevsimi
kısa sürdüğü ve turistik altyapıya izin
vermediği için gelenler çadır ve
karavanlarda konaklıyor. Ayrıca belki
Türkiye’deki en iyi ev pansiyonculuğu burada
yapılıyor. Kapasitesi 1500 civarında.
Ceneviz Kalesi, Sarıyayla Şelalesi,
Melenağzı Köyü ve plajı, Çayağzı ve Akkaya
plajları gidilmesi gereken yerlerden.

ÇAYKARA

Botanik turların adresi

Trabzon’a 99, Çaykara’ya 19 kilometre
uzakta, deniz seviyesinden 1090 metre
yüksekte bulunan Uzungöl, Türkiye’nin en
güzel yerlerinden biri. Vadinin iki
yanındaki yamaçlardan düşen kayaların
Haldızen Deresi’nin önünü kapatmasıyla
oluşmuş. Burada trekking, kuş gözlemi,
botanik amaçlı turlar düzenleniyor. Dağlarda
ayı, kurt, yaban keçisi, tilki, kafkas dağ
horozu yaşıyor. Çam ve ladin ormanları
muhteşem. Ahşap otel ve bungalovlar 1900
yatak kapasiteli. Uzungöl’den güneye doğru
Haldızen Yaylası ve Soğanlı dağlarına devam
edince 3 bin metre yüksekte karşınıza buzul
gölleri çıkıyor: Balık, Aygır, Kara, Sarı,
Pirömer, Buzlu, Koyun, Dipsiz, Hatalan,
Sırri ve Kazıklı gölleri buzul sularıyla
besleniyor.

MAÇKA

Sumela Manastırı yeter

Trabzon’un Maçka ilçesi, Altındere köyündeki
Sumela Manastırı’yla meşhur. Altındere
vadisine hakim Karadağ’ın eteklerinde sarp
bir kayalık üzerine kurulu bu manastıra
Meryem Ana Manastırı da deniyor. Denizden
bin 239, Altındere Vadisi’nden 300 metre
yükseklikte. Rivayete göre, Bizans
İmparatoru I. Theodosius zamanında (375-395)
Atina’dan gelen Barnabas ve Sophronios
isimli iki rahip tarafından kurulmuş.
Manastırın 18. yüzyılda bir çok bölümü
yenilenmiş, bazı duvarlar fresklerle
süslenmiş. 19. yüzyılda büyük binalar ilave
edilmiş. 6 katlı manastır 72 odadan
oluşuyor. Ne yazık ki freskler yer yer
sökülerek alınmış. Sumela Manastırı’na 2
kilometrelik dik bir patikadan sonra 600
metrelik inişli çıkışlı bir dağ yolundan
ulaşılıyor.

TİREBOLU

Üç burunlu şehir

Giresun’un 45 kilometre doğusundaki
Tirebolu, M. Ö. 7. yüzyılda Miletoslular
tarafından kurulmuş. İsmi “üç şehir”
anlamındaki Tripolis’ten geliyor. Bu adı,
yanyana bulunan üç buruna veya Sen-Jan,
Bedreme ve Andoz isimli üç kaleye
bağlayanlar da var. Sen-Jan kalesi
Tirebolu’nun merkezinde denize doğru uzanan
yarımadada. Denizdeki bir kaya üzerine
kurulan kale, 13. yüzyıldan kalma. Tarihi
çeşmeler ve 120-130 yıllık konakların tarihi
dokuyu hissettirdiği Tirebolu’da Yeniköy
Camii, Çarşı Cami ve belediye hamamı, kıyıya
yakın küçük bir adacığın üzerindeki taş
ekmek fırını da görülmeye değer. Tirebolu’da
koy ve plajlar da çok güzel. İlçenin batı
girişindeki plaj kumuyla ünlü. Tirebolu’nun
yaylalarında trekking ve Harşit Çayı’nda
kano rafting yapılıyor.

SAFRANBOLU

Konaklarıyla ayakta

Eski evleriyle ünlü Safranbolu, Kastamonu’ya
bağlı. 18. ve 19. yüzyıldan kalma Türk
evleri mimarisi, işçiliği, aksesuarlarıyla
turistlerin ilgi odağı. Restore edilen
konakların bir kısmı otel, bir kısmı da
restoran ya da kafe. Konakların kapıları,
kapı tokmakları bir müzeye ait parçalarmış
hissini uyandırıyor. Arasta Çarşısı belki
biraz fazla turistik ama meydandaki kafede
oturmak çok keyifli. Safranbolu lokumunu
tatmayı ve Cinci Hanı dolaşmayı ihmal
etmeyin. Hıdırlık Tepesi’ne çıktığınızda
muhteşem bir manzarayla karşılaşacaksınız.
Mutfak kültürü de önemli: Safranlı pilavı,
cevizli yaprak helvasını tadın.
Safranbolu’ya gitmişken Eflani, Yörük Köyü,
Ovacık’ı ve bastonlarıyla meşhur Devrek’i de
ziyaret edebilirsiniz.

 

Kaynak:

Son Güncelleme: 22:46 26 Temmuz 2008
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.