şatıroğlu inşaat
çaykara Serdar elektronik
Çaykara Gazetesi

Hopşera Hikayeleri

Hopşera Hikayeleri


Orhan Ersoy ve Nizamettin
Alkan’ın birlikte hazırlayıp kaleme aldıkları   Hopşera Hikayeleri küçük
kitapçık halinde basılarak Bursa’da ikamet eden Akdoğan ve Soğanlı

Köylülerine
dağıtıldı. Geçmişte yaşanan yoksulluk ve imkansızlıklardan da bahseden
kitapçıkta insanlarımızın kendi elleriyle diktikleri elbiselerden, çarık’ın bile
lüks sayıldığı dönemleri anlatan hikayeler  kitapçıkta yer almaktadır. Ayrı

ca
geçmişteki imkansızlıkları göz önüne sererek temizlik maddesi olarak ocakta
yanan külün, hastalık yerine bazı yerlerde bulunan hekim suyu diye tabir edilen
sulardan şifa arayan tüm sıkıntılara rağmen hiçbir zaman isyan etmeyen
insanların sohbetlerindeki nükteler de kaleme alınarak kitapçık halinde
getirilmiştir.
 

Bu Kitapçıktan bir kaç
alıntıyı sizlerle paylaşıyoruz.
Hacı
Kemal Efendinin oğlu Rıza Poyrazr’a çocukluktan çıkma dönemlerinde annesi
sürekli olarak

– Ola kalk namaz kıl diye ısrar eder.

Rıza Parlakta annesini bir şekilde atlatır. Annesi en sonunda

– Rıza seni babana şikayet edeceğum.der ve Hacefendiye durumu anlatır.

Hacı Kemal Efendi hanımına oğlu rızanın da duyacağı şekilde

– Benim oğlum Rıza namazını kılar. Sen göremeyusun onun kıldığını der. Bunu
dinlemekte olan Rıza Hoca

Daha sonra kendi ifadesi ile şöyle der.

– Babam beni öyle bir etkiledi ki sonrasında hiç bir namazımı kaza bile etmedim.

der di.

Yaylamızın ustaları hizmet beklerler. Harç yap, pirket getur, taş getur,Hıbar
bul, gibi istekleri hiç bitmez ayrıca da ustalara çay ve yemeğini vereceksin.
Dolayısı ile hizmetleri ağırdır.

Afacan usta yaylada Hacı Sadık İlhanın evinin duvarlarını yapmaktadır.Afacan
ustamız gün geçmedikçe Pirket üstüne pirket koymaz. Ev sahibi de dış duvarın bir
an önce bitmesini beklemektedir. Günler geçer duvar bitmez. Sonunda Hacı Sadık
İlhan sonunda dayanamaz

– Afacan hiç insan kendi işinun nasıl olursa olsun,haşlanmış bile olsa da bir an
önce yapılsun ister mi deyince,

Afacan usta rahat

– Yok istemez .der

Hacı Sadık

– Afacan usta ben isteyrum ya, ne olursun bir an evvel habu duvarı bitir.
İllellah deduk. Der.

Afacan usta gayet rahat

– Hacı bu duvarı kaç günde yaptı diye kimse sormaz, Bu duvarı hangi usta yapti
diye sorarlar.

NOT: Afacan usta kendi çalışmasının yavaş olduğunu bildiği için işi götürü
olarak alırdı. Kendi ifadesi ile yevmiye ile çalışur isem mal sahibi zara eder.
Ben yavaş çalışırım diye ifade ederdi.

Afacan usta haranikas mahallesinde ki caminin yanına tuvalet inşaatı
yapmaktadır. İşin takibinide Hacı Sadık İlhan üstlenmiştir. Tuvaletin üst
tablasının kalıbı bitmiş betonu dökülecekdir. Malzeme lazım Hacı Sadık İlhan
Afacan ustaya sorar.

– Kaç metrekare betonumuz var.

– 10 m2 der. Afacan usta

– Afacan usta 1 m2 ye kaç torba çimento kullanırsun diye tekrar sorar.Hacı Sadık
İlhan

– 1 torba çimento kullanırım. Der Afacan Usta

Hacefendi

– O zaman toplam kaç torba çimento alayım der.

– 8 torba çimento al yeter der Afacan usta

Hacı Sadık İlhan Afacan ustaya tekrar sorar. Afacan usta gene aynı cevabı verir.

– Afacan usta bir yanlışlık yapma üstelikte sen çimentoyu bol kullanırsın diye
ısrarcı olur.

Afacan gene 8 torba çimento al deyince, O zamana kadar olayı takip eden Sami
Batu söze karışır.

– Afacan Usta öyle bir inat var sende Matematiğe bile inat edeyisun der.
 

Arkadaşlar birbirleri ile sohbet ederken birisi

– Dün doktora gittim damar sertliği varmış bende.Doktor da tereyağını yasakladı
bana diye anlatır.

Hanefi Alkan arkadaşına döner

– Doktorlar niye böyle yasaklama yaparler bilurmusun, kendileri tereyağı
bulamadıkları için. der.

Sefer Kurşun Çaykarada içyağı satmaktadır. Gelen müşterinin biri içyağına bakar
ve

– Bu içyağının kokusu yok der.

Sefer Kurşun müşteriye kızarak

– Koku isteyisen haleye gideceksin der.

 
Hacı
Hasan Efendi kış günü talebelerinden birini yanına alarak paçanda bir cenazeye
gitmektedirler. O kadar kar yağmıştır ki yürümekte zorlanmaktadırlar. Talebe
içinden Hacefendi için r0; Bu kış gününde para için bu zahmet hiç çekilir mir1;
geçirmektedir.

Bu arada da yola devam etmektedirler. Birden Hacefendi talebesine döner ve

– Molla bu cenazeye bu karakışta niye gittiğimizi biliyor musun. Bu vefat eden
kişi oğlu ile ilgili bir mahkemede oğlunun aleyhine şahitlik etmişti. Bu derece
doğru dürüst bir kişi cenazesini benum kıldırmamı istedi. Bu son arzusunu yerine
getirmek için gidiyoruz. Der.

 

Merefendilerde inek doğurmuşdur. Buzak
saklanmayacak olduğu için ve annesinin sütünü emmesin diye bir an evvel
kesilmesi gerekir. Ayşe hala Köyümüz imamı Mustafa Yavuza haber gönderiri. İmam
da Ayşe halanın bu isteğine karşı çıkamaz buzağı kesmeye gelir.

Bana kim yardım edecek diye sorar ki kimse yok. Ev sahibi Hacı Sadık İlhan
Çaykarar17;ya özellikle buzağının kesilmesini görmemek için inmiştir.İmam buzağı
tek başına keser, akşama doğru Sadık amca namaza camiye doğru giderken imama
seslenir. Beraberce camiye doğru giderlerken, imam Sadık amcaya döner,

– Senun buzağını kesilecek sen yoksun. Benum avanak olduğumu sana kim söyledi.
Der

Sadık amca gayet rahat

– Bilmem herkes senun içun öyle deyu deyince, birlikte gülerek giderler.

Son Güncelleme: 11:10 27 Ağustos 2008
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.