şatıroğlu inşaat
çaykara Serdar elektronik
Çaykara Gazetesi

Kadınımızın Dilinden Kadınımızın Çektiği

Kadınımızın Dilinden Kadınımızın Çektiği

Yetmiş beş sene oldi, sıktum durdum dişumi,
Okuyun evlatlarum, biturmeden işumi,

Ne buldur, nede bugün, elli sene evveli,
Babanuzlan evlendum, davet ettum eceli.

Düğün bitti öbür gün, başuma yağdi karlar,
Yekten sırtuma bindi, görünen karşi dağlar.

Bir evun bir kiziydum, elden ele gül bebek,
Bir muamele gördum, köpekten daha köpek.

Dayak yedum ardindan, ayağa kalktum, dim dik,
İki kaynana derdi, bir daha vur yere yik.

Daha kirk gün olmadan, kodi gitti gurbete,
Şaşurdum kala kaldum, yedi çocuk etekte.

Ahırda sığırlari iki türden sayı kaç,
İnerdum yal vereyim, siğirlar aç ben da aç.

Gece gündüz çaliştum, yetmez oldi arazim,
Bunları anlatınca, derdi bana ne lazim.

Hazir lokma görmeden, çecukler ile yeduk,
Çok kez yari aç kalktuk, rizkumuz budur deduk.

Kah yedum kah yemedum, rizikumuz budur dedum,
Bulduğum bir lokmayi, on kişiyle bölerdum.

Sabah ezan olmadan, kalkar dağa giderdum,
Hiç akşam olmasa da, eve gitmesem derdum.

Aç susuz ben taşidum, bir kaç kişluk yakacak,
Dönerdi gurbet elden, yer arardum kaçacak.

Ömür boyu çileyle up uzun yıllar aştum,
Çok şükür delirmedum, çok kez aklumi şaştum.

Geldi okul zamani, ne çanta ne da defter,
Hacan derdum oğani, derdi yetmiş beş eder,

Masraflarum çok dedum, bari yüz lira yolla,
Çok oluyursun derdi, babana doğru solla.

İki tane anasi, bir topal kizkardaşi,
Eller yalağuz durur, üçü bezirgân başi.

Akşam gelurdum eve, derdum nerden başlasam,
Çecuklerum aç gezer, suyla neyi aşlasam.

Ben nelere katlandum, babanuz gurbet elde,
İnsanlara gülerdum, söyleyemezdum dilde.

Bir furtuna eserdi, kiremitler uçardi,
Koca evun üstini, savurupta açardi.

Sora dayanurdi kiş, üstümüze kar yağmur,
Ustumuz sırılsıklam, yatacağuk yer çamur.

Yilda bir görünurdi, görenler derdi baron,
Girerdi evumuze, olurdi kasap şaron.

Bırakupta giderdi, ben tarlalara dağa,
Senede bir gelurdi, kusur bulurdi bağa.

Allah`uma yalvardum, dayanmaya ver sabir,
Kurtulmak icun ondan, arardum açuk kabir.

El açardum mevlaya, beni bundan sen kayir,
Sabır ya kulum derdi,evlatlarunda hayir.

Eller boş, kendumuzi verurduk esen yele,
Siz ağlamayun derdum, babanuz gelsun hele.

Şimdi az yalnuz kalsam, dalarum o günlere,
Sağluğum vardur derum, şükrederum dünlere.

Daha ne sıkıntılar, bir ömürü yok ettum,
Sonra baktum yalnuzum, evlatlari tükettum.

Ara sira düşünüp, o günlere ağlarum,
Yaşlarumi silduğum, çomberumi bağlarum.

Siz beni düşünmayun, yaşayun evlatlarum,
Helal olsun sizlere, geçen bütün haklarum.

Yetmiş küsür yilumi, boyle kodum satıra,
Ben yarun öleceğum,size kalsun hatira…

MELAHAT ÖZBAKIR.

Sevgili okuyucular;
Bu bir ananın arzusu ve kendi sözleri yazısı. Kafiye uyak hece vs vs yok,zira şiir değil.

Ekleyen Üye: Ayser ÖZBAKIR

Son Güncelleme: 10:46 16 Ocak 2010
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.