şatıroğlu inşaat
çaykara Serdar elektronik
Çaykara Gazetesi

Kısa bir durum değerlendirmesi

Hanefi Çatal

Hanefi Çatal

Türk siyasi tarihinde gelenek; seçim sonrası birinci partinin bir hafta içinde hükümeti kurmakla görevlendirilmesidir. Ne yazık ki Cumhurbaşkanı ülkeyi germeye ısrarla devam ediyor. Siyasilere kavga ortamı hazırlamak elindeki basın gücü ile gündemi şahsi çıkarına dönüştürdüğü anda seçime gitme çabalarını bir ay sürdürdü bundan sonra da sürdüreceğe benzer. Bu güne dek ne Demirel ne Sezer seçim döneminde bir kararname imzalamamış hükümet süresi bittiği için ahlaken bu atamaları gelecek hükümetlere bırakmışlardır. Ancak AKP 32 günde bine yakın kararname çıkarmış ve Cumhurbaşkanı da bunları imzalamıştır. Gerçi karşımızda; “MADDE 103. – Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde ant içer:

“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim” diye yemin eden ve ardından 55 ilde 37 tane miting yaparak AKP ye 400 milletvekili isteyen, muhalefeti eleştiren, meydanlarda Kur’anı bile kullanmayı mubah gören, sözde açılış, hakikatte AKP mitingleri yapan (ancak ne hikmetse seçime kadar, seçimde makasla kesilir gibi bu açılışlar kesilir) cumhuru umursamayan bir Cumhurbaşkanı var.

Ülkemizin bir yanı bu manzarayı arz-ederken diğerine bakarsak; Oslo süreci ile başlayan, Habur rezaleti ile devam eden Diyarbakır ihaneti ile yeni boyut alan Dolmabahçe tarihi ihaneti ile zirve yapan PKK açılımı neticesinde meclise yüzde 13 ile giren HDP ve Öcalan sürecine ulaştık. 911 km olan Suriye sınırımızın 670 km’si PKK_PYD eline geçti. Kırmızı halılarla karşılayıp “AKP kongresinde Türkiye seninle gurur duyuyor” dediğimiz Barzani her fırsatta Birleşik Kürdistan’dan bahsedip bağımsızlık ilanı için uygun iklim kollamaktadır. Işid manivelası kullanılarak kadim Türk coğrafyaları Kerkük, Telafer, Telabyat Türkmenlerden arındırılarak bütün dünyanın gözü önünde etnik temizlik yapılarak Kürtler yerleştirilmektedir. Ülkemizde iki milyonun üzerinde yaşayan Suriyeliye beş milyar dolar harcayarak, yaşadığımız keşmekeşlik de cabası (sahi ABD-İsrail politikası gereği “kardeşim” Esad’dan bebek katili Esad’a dönüşerek Suriye halkını yönetime karşı silahlandıran ve kışkırtan kimlerdi?)

Ticaretimizin yüzde 65’ini yaptığımız bir dönem AKP hükümetinin varlık meselesi olarak değerlendirdiği; AB ile ilişkilerimiz donma sürecine girdi. Komşularımızla sıfır sorun doğru politikasından, hatalarımız ve aymazlıklarımız yüzünden sıfır komşu rezilliğine düştük. Sadece lafazanlıkla işi götürmeye çalışma siyaseti, Tarihi Türk Devlet geleneğini hiçe sayarak üretilen politikalarda; Mısırda Sissiye, Suriye’de Esat’a ve diğer komşularımızın tümünde ABD politikalarına milli menfaatlerimiz kurban verildi. Ve hala konuşarak laf ile Türkiye gemisini yürütmeye çalışıyoruz. Ekonomik büyümemiz aşağıladığımız koalisyon dönemi büyüme yüzdelerinin altına düştü: 2002;6.2, 2014;3.3, 2015;4.0. Dış borcumuz 400 milyar doları aştı. Asgari ücretin 949 tl olduğu bir dönemde dikkat edin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı örtülü ödenek harcama rakamları; Nisan ayında 51.5 milyon TL, Mayıs ayında 109.1 milyon liraya ulaştı.(dikkat; seçim dönemi, 7 Haziran öncesi)

Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan 2 Mayıs tarihinde Diyarbakır’da katıldığı toplu açılış töreninde “Devletin parasıyla geziyorum. Bu benim en doğal hakkım” demişti.

Mayıs ayıyla birlikte bu yılın ilk beş ayındaki örtülü ödenek harcamaları toplamda 628 milyon 874 bin TL’ye ulaştı. Resmi mesaisinde kullandığı devlet hazinesinden alınmış mumu, özel görüşmelerine geçince söndürüp kendi parasıyla aldığı mumu yakan Hz. Ömer’i örnek almaları bu kadar zor mudur?

Eğitimdeki başarı yüzdelerimizin son 15 yıllık sürecine baktığımızda sürekli düşüş yaşamaktayız. % 50 ortalamayı yakalayıp 10 dersten zayıfı olan öğrenci ile sene boyu çalışıp takdir alan öğrencinin aynı zamanda sınıf geçtiği saçma sapan bir sistemde ancak yavrularımızı kaybederiz ve geleceğimize yazık ederiz.

Sağlık sisteminde getirdiğimiz performans değerlendirmesi ile işinin ehli iyi doktorlar özel hastanelere yönlendirildi. Vatandaşın devlet hastanesinde 3000TL’ye yapacağı ameliyatı özelde 50.000TL’ye yaptırmak zorunda kaldık. Ayrıca özel hastanelerdeki gereksiz harcamaları, savurganlıkları ve gereksiz ameliyatları da her vatandaşımız yaşayarak görmektedir.

Değerli okuyucularım; bireylerin haklarını ve toplumsal düzeni hukuk devleti sağlar. Bu ülkede kendimiz, ailemiz, milletimiz ve değerlerimizle birlikte, huzur-mutluluk içerisinde yaşamak istiyorsak sosyal hayatta hukukun üstünlüğüne dayalı bir sistemde bütün sorunların AKP-CHP-MHP siyasi gözlüğü ile değil bilimsel çözüm yolları ile masaya yatırıldığı ve tarafsızlık ilkesi ile Türk milletinin menfaatleri doğrultusunda çözümlenmesi gerekmektedir.

Sevgi ve Saygılarımla. HANEFİ ÇATAL

11.07.2015

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Atatürk Algımız-2017 - 18 Haziran 2017
Sevda Ankara - 25 Mayıs 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.