şatıroğlu inşaat
çaykara Serdar elektronik
Çaykara Gazetesi

Köyümüz,Yaylamız ve Hayatımız

Köyümüz,Yaylamız ve Hayatımız

Yazın başlarında herkesi yaylalara çıkma duygusu sarar. Hazırlıklar başlar. Köylülerimize ait yaylalara çıkmak için kimileri hayvanlarını alarak yaya, kimileri ise ara

balarla yola çıkar. Yokuşlu yolları çıkarken, herkesin içinde bir heyecan var. Yaylaların nesini özlemedik ki?

Tertemiz havasını, soğuk tatlı sularını, derenin balıklarını, sisini, çayırını, sütünü, yoğurdunu, piknik alanlarını, ormanlarını, çam sakızlarını, çocukların oyunlarını, çimenlerde otlayan hayvanlarını ve handa toplu halde oturup o kalabalıklarla yapılan sohbetlerini özlemişizdir.

Bunca güzellikler arasında sözü mü olur. Bu nasıl bir heyecan?  İçimiz kıpır, kıpır olmaya başlar. Doğa harikası yaylalarımıza çıkarız. Eskiler anlatır, en güzel anılar ve yaşanan güzellikler, yaylalarımıza yaptığımız yolculuklardı.

Geçmişte tüm gün boyunca yürüyerek gittiğimiz yolları, yaya gitmediğimiz için o yaşanan anıların izlerini bile göremiyoruz. Şimdi arabayla gidiliyor ki, tadı tuzu kalmamıştır yolculukların. Yaylada o güzellikleri yaşarken, zamanın nasıl geçtiğini anlayamayız. Bir bakmışız ki çayırlar kesildi, otlar kurutuldu ve kamyonlarla köye taşındı. Mezra çayırları derken, sonbahar mevsimi ile hava soğumaya, güz çiçekleri açmaya başladığında, yavaş, yavaş doğa bize bir şeyler hatırlatıyor değilmi?

Yüz yıllardır, yaşam olarak kabul ettiğimiz yaylacılığın, bu yılın sonuna geldiğini hatırlatıyor hepimize. Kim bilir seneye bu zamanda aramızda kimler olmayacak. Ama bir gerçek var, hayat devam edecek bu yaşamda..

Gün gelir dayanır; Artık, yaz boyunca yaşanan güzellikler, geçmişte anıların hanesine yazılarak, Köye inmenin zamanı gelmiştir yavaş, yavaş. Yaylalara çıkarken yaşanan güzel duygular, nerede ise hüzne dönüşür. O güzelliklerin en önemlisi, havasını suyunu doğasını bırakıp nasıl terk edilir yaylalar.

Nasıl unutulur?

Nasıl?

Hangi sözcüklerle anlatılır. Ama hayatın akışı gelenek ve göreneklerimizin, yaşantımızın bir parçasıdır yaşananlar. Hayvanlarımızı önümüze katarak terk etmeye başlarız yaylalarımızı. Ama hayat şartlarının günümüzde bireysel davranışı ön plana çıkardığı için bölük pörçük olarak çıkarız yollara. Geçmişte o yollarda yaşanan güzelim duygulardan yoksun olarak. Bazı aileler yaya olarak, bazıları ise kamyonlarla inmeye başlar yaylalardan,

Nice insanları tanımıştır yayla yollarımız. İnsanlarımızın ne anıları vardır bu yollarda kim bilir? Kimileri hayatta, kimileri aramızdan ayrıldılar. İşte yaylalara çıkıp indiğimiz bu yollarda, aramızdan ayrılarak ebediyete intikal eden o güzel insanlarla geçmişte yaşadığımız hatıraları gözümüzün önüne getirerek onları saygı ile anarak yürüyoruz inişli, çıkışlı yolları. Daha yolun yarısına gelmeden, yaylalarda oynanan horonu, kemençe sesini, hanlarda yapılan sohbetleri, ormanını, çimenlerini ve o eşsiz süslemesi olan sisli manzaralarını düşlemeye başlarız. Ve sonunda köye varır yerleşiriz evlerimize. İlk iş olarak, tüm yaz boyunca yaylalarda özgür olan hayvanlarımızı kış boyunca hapsetmeye başlarız ahırlarımızda.

İnsanımızın çilesi asıl bundan sonra başlar.

Kış hazırlıkları..

Hiç kimseye faydası olmayan ama geçmişten günümüze ulaşan gelenek, görenek, adet ve alışkanlıklarla yapılan bir sürü işler var köyde yaşayanların önünde. Günümüzde değişen ekonomik ve toplumsal yapı, köyde yaşayanların günlük yaşam biçimlerini hiç değiştirmemiştir.

Ekonomik karşılığı olmayan ama ne hikmetse hiç bitmeyen işler. Köylerimizde çalışacak genç nüfus nerede ise yok gibi, maalesef tüm bu işleri çilekeş Analarımız, bacılarımız yapmaktadır. Sırtlarında otlar, odunlar ve mısır sapları ve arkalarında sepet, ahırlardaki hayvanlarımızın gübresini taşımak için nerede ise her gün yollarda. Birçok kişinin sağlık sorunu olmasına rağmen, aldırmadan ağrılarını unuturcasına inatla yük taşıyarak çalışmakta ama geceleri ağrılar içinde kıvranmaktalar..

Mutlaka yapılması gereken işler olacaktır ama inanın nerede ise 70-80 yaşına gelmiş Analarımız, Babalarımız birbirlerine bakarak komşu yapıyor ben niye yapmayayım zihniyeti ile çalıştıklarına çok kereler şahit oldum..

İnanın çoğu boş işler…

Boş işlerle yıpranan Analarımıza, Babalarımıza yazık değilmi?

Bu kadar çilenin ve eziyetin karşılığını kimse alabildi mi?

Açıkçası bu işi yıllardır düşünüyorum ama insanımızın kendilerini neden bu kadar yıprattığını anlamadım, anlayamadım. Siz anladınız mı?

İşler uzayarak devam eder gider…

Tarlada olan ekinler alınacak. Mısır biçilecek, Oradan çıkan koçanlar ayrılacak, mısır sapları kurutularak, evlerdeki mereklere taşınacak. Mısır koçanları evlerimizin balkonlarında kurutularak tane haline getirilecek, Ambarlarda saklanacak. Daha sonra lazım oldukça, su değirmeninde un haline getirilecek

Şimdi eskilerimizin iştahı kabardı değilmi?

Ah!  nerede o kara ateş; mısır hamuru yapıp (pileki) topraktan yapılan taşın içine koyup üzerini sacla kapatıp ateşte pişirdiğimiz mısır ekmeğini özlediğinizi biliyorum.

Bu özleminizi azda olsa sanalda gidererek işlerimize devam edelim.

Ayrıca fasulye toplanacak. Yıl boyu yemek için turşular yapılacak. Tarlalardaki diğer ürünler kabak vs. hepsi evlere taşınacak…

Öncelikle sığırların yiyecekleri önemli; Köyde yaşayanlar için birinci derecedeki yapılması gereken iştir.

Sonbaharda ağaçlardan kuruyup dökülen yapraklar (Gazel) toplanacak. Büyük sepetlerle bayanlarımızın sırtlarında mereklere taşınacak. Kış boyu sığırlarımızın altlarına serilmek için.

Kışın yakacak için odun telaşı başlayacak. Ağaçlar kesilecek ve hazırlanacak. Şayet araba yoluna yakınsa araba ile yoksa yine sırtlarına alarak evlerine taşıyacak.

Diğer sayamadığımız yapılan işleri yazarsak, sayfalara yetmez..

Köylerimizde nerede ise en büyük sorumlulukları kadınlar üstlenmiştir. Her türlü ağır şartlarda çalışan kadınlarımız, öyle emin, öyle gururludur ki; Sağlıklarını hiçe sayarak hayatlarını sürdürmektedirler..

Değerli hemşerilerim..

Kısaca sizlere bir yıl boyunca Köylerimizde ve yaylalarımızda yaşamımızdan kesitler sunmaya çalıştım. Kusurum olduysa hoş görünüze sığınıyor, hepinize sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum…

Selam ve sevgilerimle…

Son Güncelleme: 22:19 5 Ekim 2010
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.