Şatıroğlu Gayrimenkul
Nuhoğlu Gıda
ÇAYKARA GAZETESİ

Mehmet Mutluoğlu’nun kitabı çıktı

Mehmet Mutluoğlu’nun kitabı çıktı

Mutluoğlu diyor ki;
Dileğim odur ki “Kutlu medeniyet Sevdamız” bütün gönülleri alevlendirsin; medeniyetimiz bir güneş gibi doğsun.
Kutlu medeniyetimiz bizi, ailemizi, milletimizi ve bütün dünyayı aydınlatsın. Ülkemizi bir Muhteşem Türkiye yapsın .İslam dünyasını içerisine düştüğü zilletten kurtarsın ve insanlığı alkolizmden, ırkçılıktan ve gayri insani yaşayıştan intihara sürüklendiği bu zelil durumdan aydınlığa çıkarsın. Türk dünyasının, İslam dünyasının ve İnsanlığın kanayan yaralarını ve acılarını dindirsin İnşallah.

Biz bu kitabımızda ülkemizin Muhteşem tarihimize layık ondan daha muhteşem bir Türkiye olması için asırlarca cihanı aydınlatan “Kutlu Medeniyet Sevdamız”a bir kapı aralamaya çalıştık. Dileğim odur ki Kutlu Medeniyetimiz uyansın, gönülleri tutuştursun ve asırlarca cihanı aydınlattığı gibi tüm insanlığı aydınlatsın. Atatürk’ün ifadesiyle ” Türk Kültür ve medeniyeti âtinin yüksek medeniyet ufkunda bir güneş gibi doğsun.

Milletimiz ve insanlık sevgi, merhamet, huzur ve barışla dolsun. Yurdumuz, İslam dünyası ve dünyamız bir gül bahçesine dönsün. Ülkemiz bir Muhteşem Türkiye olsun…

Bismillahirrahmanirrahim
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a; salât ve selâm büyük medeniyetimizin kurucusu, en güzel örnek Hz. Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e onun âline, ashabına ve ona tâbi olanlara olsun.

Medeniyetlerde bir doğuş, tomurcuklanma, çiçeklenme, meyveye durma, arkasından duraklama ve ölme safhaları vardır. Büyük kültür ve medeniyetlerin, yani insanî değerler ve idealler bakımından güçlü medeniyetlerin ölmesi ise söz konusu değildir. Ancak başka kültürler tarafından baskı altına alınması, tahrip edilmesi ve bunun sonucu olarak da duraklama dönemleri yaşaması söz konusudur.

Batıda gelişen Rönesans ve Reform hareketleri ve 1789 Fran¬sız İhtilalinden sonra, Batıdaki büyük kültür ve medeniyet değişimi ve oluşumu, özellikle o tarihten itibaren İslâm ve Türk kültür ve medeniyetini ağır saldırılara uğratmış, tahrip etmiş, yozlaştırmaya çalışmış; çağın yeni meydan okumalarına cevap verme noktasında adeta donan kültür ve medeniyetimiz bir duraklama dönemini yaşamıştır.

Büyük kültür sistemleri içerisinde yer alan ve insanî değerler ve idealler bakımından emsalsiz bulunan İslâm ve Türk kültür ve medeniyeti hayatın her alanında yeniden inşa ve ihya edilmeyi beklemektedir. Edebiyatta, sanatta, mimaride, romanda, hikâyede, şiirde, tezhipte, minyatürde, sporda, aile hayatında, okul hayatında, eğitimde, siyasette, tasavvuf hayatında, bilim hayatında, hülasa hayatın her alanında kendi özgün kültür ve medeniyet hamlemizi yeniden gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz.

Medeniyetler doğuşu esnasında, çağına göre farklı bir insan tipinin ortaya çıkmasıyla başlar. İbn-i Haldun’un ‘kurucu irade, yaratıcı ruh’ dediği büyük rüyalara kaynaklık eden büyük fikirler olmasa, tarihte yaşadığımız köklü ve sarsıcı medeniyet sıçramaları gerçekleşemezdi.

Önce bir insanda yeşeren medeniyet düşüncesi, sonra bir arkadaşlar ve öğrenciler topluluğuyla devam eder. Bu topluluğun dünyayı ve olayları yorumlaması, yaşadığı toplumdan farklıdır. Bu nedenle çoğu zaman yalnızdır bu insanlar. Ama heyecan, birikim ve tecrübe sahibi; fedakâr, vefakâr bir insan topluluğudur. Bu öncü kuşaklar henüz topluma tam sirayet etmeyen, ama kendilerinin yaşamaya çalıştıkları, rüyasını gördükleri büyük ül¬küleri, idealleri uğruna kendilerini feda ederler.

Batı kültür ve medeniyetinin tesiri ve saldırıları altında yaşayan bir ‘büyük kültür ve medeniyeti’ yeniden uyandırmak, yeniden hayatın her alanında hâkim kılmak, yaşanır hale getirmek hedefimiz olmalıdır.
Bu konuda kültür ve medeniyet temellerimiz üzerinde Kutlu Medeniyetimizin yeniden inşası noktasında siyasî, kültürel, ekonomik ve sosyal alanda topyekün ve sınırsız bir mücadele yürütülmelidir. Gerçi, tohum toprağa ekilmiş, filiz vermiş, çiçeklenme ve meyveye durma dönemini beklemektedir. Şüphesiz medeniyetlerin yeniden do¬ğuşu, kültür ve medeniyet rönesansı hesaba, kantara vurulmaz; endazeye sığmaz.

Kitap Trabzon’da bütün seçkin kitapçılardan ve 0535-5604570 telefon numarasından temin edilebilir.

15219478_10154791062207940_7407424506591883649_n-1

Mehmet Mutluoğlu Kimdir?

1958 yılında Trabzon İli Çaykara İlçesi Taşören Köyünde doğdu. 1975 yılında başladığı meslek hayatına sınıf öğretmenliği, Federal Almanya’da Türkçe ve Türk Kültür Dersleri Öğretmenliği, Türkiye’ye döndükten sonra Türkçe ve Edebiyat Öğretmenliği, 1985’li yıllardan sonra Çaykara Millî Eğitim Şube Müdürlüğü, Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü görevleri ile devam etti. ‘Eğitim Yönetimi Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi’ alanında yüksek lisans yapan Mutluoğlu, meslek hayatının 36. yılında 2011’de Çorum Boğazkale Millî Eğitim Müdürlüğü görevinden emekliye ayrıldı. Tüm bu görevlerini üstün bir başarıyla yaptı. Onlarca teşekkürname, takdirname, başarı belgesi ve şilt aldı. Bayrak Dergisinde, Egemen Milletin Sesi Gazetesinde, Aylık İlim, Kültür ve Sanat Dergisi Çınar’da şiir, makale, deneme ve anıları yayınlandı. Bir dönem Trabzon Hizmet Gazetesinde yazdı. İnternet sitelerinde de yazıları yayınlanmaya devam etmektedir. Uzun yıllar Trabzon Bayrak Radyosunda “Bayrağın Gölgesinde” adıyla bir program gerçekleştirdi. Yerel ve ulusal radyo ve televizyonlarda çeşitli konularda programlara katıldı. Emekliliğinden sonra siyasete atıldı. İki dönem milletvekili adayı oldu. Hâlen“Kutlu Medeniyetimizin İnşası” ve “Muhteşem Türkiye” yolunda siyasî, kültürel ve sosyal faaliyetlerine devam etmektedir.

15181314_10154791062117940_6725466792553897244_n

Kaynak:Çaykara Gazetesi

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Mehmet Mutluoğlu dedi ki:

    Bu güzel haber için Çaykara Gazetesine ve tüm yöneticilerine sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

BİR YORUM YAZ
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.