şatıroğlu inşaat
çaykara Serdar elektronik
Çaykara Gazetesi

Mollamahmutoğlu: Siyasi Rakip Gibi Algılandık

Mollamahmutoğlu: Siyasi Rakip Gibi Algılandık

Bayburt Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu, ‘Bayburt’a Veda’ toplantısında yaptığı konuşmada samimi açıklamalarda bulundu. Kurucu rektör olarak atand

ığı Bayburt Üniversitesi’ndeki 4 yıllık görev süresini tamamlayan Mollamahmutoğlu, düzenlediği veda yemeğinde görev süresini değerlendirirken, çalışmalarını büyük bir hevesle yaptığını ve heyecanla tamamladığını belirtti.

Konuşmasında, üniversit

enin toplumsal sorunlara duyarlı olması ve bunun dile getirilmesinin, bir dışlama gibi algılandığını söyleyen Mollamahmutoğlu, “Üniversitenin bazı toplumsal sorunlara duyarlı olması ve yapılması gerekenlerin söylenmesi bazılarını üzdü ve dışladı gibi göründü. Sanki

bir siyasi rakip gibi algılandık. Böyle değildi, biz hep doğru olanı söyledik” dedi.

Gazi Üniversitesi’nde öğretim üyesi iken görevlendirme yoluyla Bayburt Üniversitesi Rektörlüğü’ne geldiğini ve tekrar Gazi Üniversitesi’ne dönüş yapacağını beli

rten Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu, Bayburt’u tercih ettiği için asla pişmanlık yaşamadığını belirtti. Görev yaptığı süre içinde bilim adamı kimliği ile hareket ettiğini vurgulayan Mollamahmutoğlu, “Bilim adamlığına devam edeceğim. Hatırlarsanız bu vurguyu çok yaptım ve bazen de eleştirildik. Dediler ki ‘devlet adamı değilsin.’ Çok doğru ben devlet adamı değilim, bilim adamıyım. Bilim adamı özgürdür, her yerde doğruyu söyler. Siyasetten çok anlamaz. Siyasi çıkar ve menfaatleri için doğruları yanlışlara kurban etmez. Böyle bir anlayışla geldik. Belki bu da biraz çatışmalara yol açmıştır.” şeklinde konuştu.

Kurumların üniversiteyi benimsekte zorlandığını ve zaman zaman “bu rektör ne diyor, kendisini bir adam mı zannediyor’’ şeklinde benzer çıkışlarla karşılaştığını belirten Mollamahmutoğlu, “Halbuki biz evrensel bir bilim adamı tavrıyla yaklaştık. Çoğu zaman şunu da söylediler: ‘‘Siz evrensel bir bilim adamı olabilirsiniz ama burası Türkiye hocam.’’ Fakat benim tavsiyem neye mal olursa olsun doğru olanı yapmak lazımdır. Çünkü makamlar gelip, geçiyor. Toplumun yararına ne gerekiyorsa onu yapmak ve fedakârlıktan kaçınmamak lazım.” diye konuştu.

Görev yaptığı süre boyunca üniversiteye çok fazla tepki olduğunu, bunun da Bayburt için ne yapılması gerekenlerin dile getirilmesinden kaynaklandığını belirten Mollamahmutoğlu, “Bunu anlayışla karşılamamız beklenemezdi. Daha fazla sahip çıkılsın diye çok çaba sarf ettik. Ama herhalde üniversitenin bazı toplumsal sorunlara duyarlı olması ve dile getirmesi, yapılması gerekenleri söylemesi bazılarını üzdü ve dışladı gibi. Sanki bir siyasi rakip gibi algılandık. Böyle değildi, biz hep doğru olanı söyledik. Çünkü hatırlarsanız bir türkümüz var, ‘giydim çarıklarımı, terk ettim gidiyorum Bayburt’un dağlarını’ diye. Dedik ki bunu ‘özledim geliyorum Bayburt dağlarını’ diye tersine çevireceğiz. Böyle de olacaktır inşallah.” dedi.

Konuşmasının sonunda, “Bayburt’la bağlarımız kopmayacak. Ankara’daki ofisim tüm Bayburtlular’a açıktır.” diyen Mollamahmutoğlu, veda konuşmasını şöyle yaptı:

“Dedemin, babamın anlattığı bir Bayburt vardı”

“Ben bu bölgenin çocuğuyum. Kurucu rektörlükler görüşülürken benim çok daha popüler olduğum Yalova, Nevşehir ve Çankırı gibi yerlerden teklif almıştım. Bakın tamamen samimi olarak söylüyorum. 1999 depreminde Yalova’ya çok önemli projelendirmelerim oldu. Yani o dönemde popüleritem çok yüksekti ama ben Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bir üniversiteyi tercih etmek istedim. Gümüşhane ve Artvin de vardı. Fakat çocukluğumda dedemin, babamın anlattığı bir Bayburt vardı. Buğday alımı için gelirlerdi. Hatta sınıf arkadaşım milletvekili aday adayı Mehmet Aslan’la bunu paylaştığımda “Bayburt’u tanır mısın” diye nasihat etti. Dedim ki hiç önemli değil. Biz o bölgenin çocuğuyuz. Bundan asla pişman değilim. Her zaman söyledim. Büyük bir hevesle başladım ve heyecanla bu çalışmayı tamamladım.”

“Mutlu bir şekilde ayrılıyorum”

“Görev süremin son saniyesine kadar çalıştık. Bayburt’un Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Kalkınma Raporu’nu yetiştirebilmek için koşturduk. Bunu sizlere sunduk. Üniversitenin kurulum aşamasına şahit olan akademik ve idari personelim bilir. İlk başladığımız yıllarda Milli Emlak’tan devraldığımız lojmanlarımızda oturacak yerimiz yoktu. Alt ve üst dairelerde inşaat yapılıyor, bende orda ısıtıcıyla kalıyordum. Arkadaşlarım da öyleydi. Oturacak masamız, binecek aracımız yoktu. Ama biz inandık, her engel gelişim için bir fırsattır dedik. Bugüne getirdik ve mutlu bir şekilde buradan ayrılıyorum. Organik bağım sürecektir. Çocukluktan başlayan duygusal bağ da devam edecektir. Sadece arkadaşlarım kalıyor geriye. Onlardan ayrılmanın üzüntüsü var.”

“Ankara’daki ofisim tüm Bayburtlular’a açıktır”

“Bayburt’la bağlarımız kopmayacak, görüşmelerimiz sürecek. Ankara’daki ofisim tüm Bayburtlular’a açıktır. Benim kardelenlerim diye bahsettiğim, yapılaşmada yanımızda olanlar ve sonradan katılan arkadaşlarımıza ve basın mensuplarımıza da teşekkür ediyorum. Hakikaten her zaman Bayburt Üniversitesi için duyarlı bir tavır sergilediler ve eleştirilmesi gereken yerde yapıcı eleştirilerle yanımızda oldular. Teşekkür ederim. Bundan sonrada aynı ilgiyi sürdürmelerini bekliyorum. Çünkü bu üniversite gerilmiş bir yay gibi. İnanın bana bundan sonra hızlı bir açılım yapacaktır ve büyüyecektir. Bunun önünde durmak mümkün değil.”

Konuşmasında, Bayburt Üniversitesi tarafından hazırlanan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sunulan Bayburt’un Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Kalkınma Raporu ile Bayburt’un genel sorunlarına da değinen Rektör Mollamahmutoğlu, görev yaptığı süre boyunca verdiği sözlerin hepsini tuttuğunu ve son olarak ‘’Bayburt’un Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Kalkınma Raporu’’nu Başbakan Erdoğan sunduklarını ve bunu bir kitap haline getirdiklerini ifade etti.

İktisat ağırlıklı öğretim görevlileri tarafından hazırlanan raporun Bayburt’un sosyal ekonomik ve kültürel durumunun tespiti olduğunu ve bu tespit sonunda üniversite olarak yapılması gerekenlerin önerildiğini belirten Mollamahmutoğlu, “Bayburt ta sürekli geçmişten gelen ve söylenen potansiyeller var. Tarım ve hayvancılık, turizm potansiyeli gibi. Doğrudur tarım ve hayvancılık potansiyeli vardır. Ancak tarım ve hayvancılık potansiyeli ne yazık ki çok eski politikalarla günümüze kadar gelen çalışmalarla durma noktasına gelmiştir. Kısa sürede aktif hale getirileceği söz konusu değildir. Sürekli buna Bayburt’un motor gücü demenin yararı yoktur” dedi.

Bayburt’un gelişmesinde tek motor gücün üniversite olduğunu ve üniversitenin bu potansiyeli yakaladığını ifade eden Mollamahmutoğlu, “Üniversite ile ihtiyaç haline gelen sektörlerin gelişmesi lazım. Özelikle öğrenci, akademik ve idari personele hizmet verecek sektörlerin çok hızlı bir şekilde geliştirilmesi ve bunlara cevap vermesi gerekmektedir. Nedir bunlar nitelikli barınma mekânları, alışveriş merkezleri, eğlence mekânları. Bunun için bu sektörler hem üniversite hem buradaki halkın ihtiyaçlarına hızla cevap verebilecek sektörlerdir.” şeklinde konuştu.

Bayburt’un ulaşım açısından da yoksun bir bölgede olduğunu, ana ulaşım ağları ve metropol alanların oldukça uzağında bir şehir olduğunu kaydeden Mollamahmutoğlu, “Dolayısıyla ulaşım imkânlarının genişletilmesi ve çeşitlendirilmesi lazım. Bunlar demiryolu, karayolu, havayolu. Bunların her biri hakikaten uzak metropol alanlara bizi yaklaştıracaktır. Bunun içinde çalışmalar var. Kop ve Araklı tüneli bir nebze olsun bu ihtiyaçlara cevap verecektir.” diye konuştu.

Açıklamasında Bayburt’un genel sorunlarına da değinen Mollamahmutoğlu, yerel yönetimlerin artık Bayburt’a gerekli özeni göstermesi gerektiğini ifade etti.

Suyun halen bir problem olarak beklediğini ve suyun mutlaka arıtılması gerektiğini bir çok kez dile getirdiğini söyleyen Mollamahmutoğlu, “Üniversite sadece öğrenci merkezli değil aynı zamanda toplumsal duyarlılığı olan bir kurumdur. Bayburt üniversite ile yakaladığı bu şansı avantaja dönüştürmelidir. Onun için yerel yönetime bir kez daha uyarımızı yapıyor ve onlara da başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.

Açıklamasında Bayburt Üniversitesi’nin son durumu hakkındaki bilgilere de yer veren Mollamahmutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Kalbim Bayburt Üniversitesi için atacaktır”

“Bu üniversitenin gelişmesi beni her zaman mutlu edecektir. Çünkü nerede olursam olayım benim kalbim Bayburt Üniversitesi için atacaktır. Bayburt Üniversitesi’ni biz kurduk, onu sizler büyüteceksiniz. Yeni yönetime de bu açıdan başarılar diliyorum. Yapılacak her türlü gelişme bizi mutlu eder. Bundan nerede olursam olayım, elimden gelen katkıyı sonuna kadar, sunacağımdan emin olun. Bunu burada görevini sürdürecek arkadaşlarımdan da bekliyorum. Bu bir süredir, makamlar gelir geçer. Ama süreklilik devam eder.“

İİBF salonunda gerçekleşen veda yemeğine; Prof. Dr. Fahri Uluç Özbayoğlu, Bayburt MYO Müdürü Yrd. Doç. Dr. İhsan Çubukçu, Bayburt SHMYO Müdür Vekili Ersin İlhan, Genel Sekreter Yunus Emre Küçük, İdari Mali İşler Daire Başkanı Ömer Karahasanoğlu ile çok sayıda akademik ve idari personel aileleriyle birlikte katıldı.

Kaynak: Bayburt Postası-Murat Okutmuş

Son Güncelleme: 03:52 12 Eylül 2012
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.