şatıroğlu inşaat
çaykara Serdar elektronik
Çaykara Gazetesi

Nail Çelebi:Solaklı Vadisi Ağlamasın!..

Nail Çelebi:Solaklı Vadisi Ağlamasın!..


Ülkemizin tabii güzellik açısından
en güzide yerleri Karadeniz’de dersek abartı olmaz. Karadeniz ile Kaçkar
Dağları arasında uzanan o muhteşem Doğu Kara

deniz’de. Ülkemizin en fazla yağış
alan bölgesinde yüksekliği 4 bin metreye ulaşan dağlardan çağlayan dereler
30-40 kilometrelik vadilere can vererek denize uzanıyor. İşte bunlardan birisi
de Of-Çaykara arasında yer alan Solaklı Vadisidir.
Çaykara-Solaklı vadisi Türkiye’nin turizm sembollerinden Uzungöl’ü barındırmaktadır.

Ancak turizm sembollerinden olan
Uzungöl’ü Of-Çaykara Solaklı vadisi güzergâhını görerek ziyaret etmek isteyen
yerli ve yabancı turistler, maalesef yol boyunca yarılmış v

adiler, yatağını
kaybetmiş dereler, tabii ortamı değişmiş canlılar, dere yataklarına yapılan inşaatlar,
dökülen kanalizasyonlar ve mağdur halkla karşılaşmaktadır.

Bilindiği gibi Karadeniz sahil oto
yolunun yapımı sırasında ihtiyaç duyulan dolgu malzemelerinin alınması için;
ana

yol ve yerleşim yerlerinden uzak vadiler seçilmesi gerekirken işin biraz
kolaycılığına kaçılarak yol boyunca büyük taş ocakları açılarak ihtiyaç duyulan
malzemeler temin edilmiştir. Maalesef Of-Çaykara
arasında yer alan Solaklı vadi

sinde de aynı yol izlenmiştir.

Solaklı vadisine doğru ilerlerken
önümüze ilk çıkan çevre problemi; taş, kum, mıcır ocakları ve onların tesisleridir.
Taş ocaklarının çıkardığı toz bulutu ve patlayıcı kimyasalların çevreye
yayılması sadece insanları değil, yöredeki asırlık a

ğaçları da hasta etmektedir.
Ayrıca taş ocaklarındaki patlamalar vadide heyelana ve su kaynaklarının büyük ölçüde
yok olmasına da sebep olmaktadır. Ayrıca, dereler üzerinde taş ocakları
tarafından kurulan setler balıkların üreme dönemlerinde denizden yukarıya doğru
hare

ket eden alabalığın göç yolunu kapatmaktadır. Alabalıklar tabii
şelalelerden rahatlıkla çıkabildiği halde şirketlerin yaptığı suni setlerden
balıklar çıkamamaktadırlar.

Firmalar taş ocaklarını işletirken elde
ettiği yamaçta ”basamaklı ayna oluşturacağız” diyerek dev

letten yüksek hak ediş
de almalarına rağmen ocakların büyük bir bölümü rehabilite edilmeden terk edilerek
vadinin iki yanını 300–400 metre yüksekliğinde neredeyse 90 derece sarp
kayalıklarla kaplı hale getirilmesine sebep olmuşlardır.

.2004 yılına kadar taş, mıcır, kum
gibi mad

enler Maden kanunu kapsamında değildi. İlgili izinleri valilikler ve il
özel idareleri veriyordu. Santral yapan firmalara ait kamyonların derelere
hafriyat boşaltmalarının cezası sadece 80.00-100.00 TL civarında olduğundan
çıkan hafriyatın uygun yerlere taşınması ve dökülmesi h

alinde firmalara kesilen
ceza mükafat olmaktaydı. 2004 yılından itibaren düzelmesi beklenen bu sorunun
zaman zaman yasal boşluklar bulunarak tekrarlandığı da görülmektedir.

Günümüzde en çok konuşulan ve
tartışılan projelerden biride dere tipi Hidroelektrik Santral Projeleridir.
Türkiye

genelinde dere tipi hidroelektrik santral proje sayısı DSİ’nin
verilerine göre 1490 adet kurulu güç ise yaklaşık 30.000 megavat olarak planlanmıştır.

Yukarıda izah edilen çalışmalar ile Dere Tipi
Hidroelektrik Santral Projelerinin inşaat süreçlerinde yapılan hatalı imalatlar
ile vatandaşların uygulama öncesi doğru ve yeterli bilgilerle donatılmadan sahada
çalışmalara başlanılması gibi sebeplerden dolayı şirketlerle vatandaşlar karşı
karşıya gelmiştir.Bu çatışmaların tipik örneklerinden biride solaklı vadisinin
yan kolları üzerinde kurulan hidroelektrik santralinin inşası sırasında meydana
gelmiştir.

Solaklı vadisindeki çalışmalar
sahilden 49 km’lik bir alanda yoğun bir şekilde sürmektedir. Vadi üzerinde DSİ’nin
verilerine göre planlanmış sırası ile 16 Megavat, 35 Megavat, 45 Megavat, 27
Megavat, 12 Megavat, 8 Megavat, 12 Megavat ve 20 Megavat olmak üzere toplam 175
Megavatlık dere tipi hidroelektrik santraller inşa edilmektedir.

Doğu Karadeniz’de Türkiye’nin en fazla
lisans verilen şehri ise Trabzondur. Kent için Su Kullanım Anlaşması
çerçevesinde 100’ün üzerinde HES lisansı verilmiş durumdadır. Trabzon’un eşsiz
doğa harikasından biri olan ve dünyanın önemli turizm merkezlerinden biri olan
Uzungöl’e uzanan Solaklı Vadisi’de yapılmak üzere HES lisansı almış 35
proje mevcuttur.

Suya müdahale eden bu tür hidroelektrik
santraller projelendirilirken hesaplanan ve inşa edilirken sonra en çok
gözetlenen husus akarsuya ne kadar su miktarı bırakılacağıdır. Bunun için
uygulanan yöntem Tennant (Montana)
Metodudur.

Bu metotta dere yatağına bırakılan
su miktarına göre koruma dereceleri şöyle sınıflandırılmaktadır.

%60 ve üstü mükemmel,

%40-50 iyi,

%30-40 Orta,

%20-25 zayıf,

%10 kötü.

Matotta aylara göre yapılan
sınıflandırmada ise; ortalama senelik akış debisinin % 50 sinin nisan-eylül
arasında, %30’unun ekim-mart arasında bırakıldığı zaman habitatının iyi
korunacağı belirtilmektedir. Türkiye’de % 10 yeterli oran olarak kabul edilmektedir.
Uluslararası Standartlara göre ülkemizde kabul edilen % 10 oranı dere
yataklarımız için yeterli bir oran değildir. Konu ile ilgili olarak yaptığım
görüşmelerden sonra can suyu miktarının solaklı vadisinde Uluslararası
Standartlara göre %30 olarak dikkate alınacağı öğrenilmiştir.

Solaklı özgün bir bitki örtüsüne sahiptir.
Bu nedenle de organik tarım havzasıdır. Vadide çocuk felçi için kullanılan bir
tıbbi bitki olan ‘Sarı Kantaron’un altı türünü bulunmuştur. Bu sadece üzerinde
çalışılan türlerden sadece bir tanesidir. Bunun gibi yüzlerce tür barındırdığı
bilinmektedir. 30’a yakın endemik soğanlı bitki türü bulunmaktadır. Vadideki
bitki örtüsü bol su ister. HES’ler yapılması bu bitkiler yok olması için en
büyük gerekçe gibi görülmektedir. Çünkü bu bitkiler susuz yaşayamazlar.
Hes’lerin bırakacağı Can suyuyla yaşamlarına devam etmelerinin zor olacağı
uzmanlarca belirtilmektedir. Köylerin altlarına tünel ve yollar yapılarak vadi
tahrip edilmektedir. Ağaçlar yok edilmektedir. Oysaki vadide yapılmış en küçük
müdahalelerin bile sel gibi ölümcül sonuçlara neden olduğu da bilinmektedir.

Organik tarım havzası olma özelliği
taşıyan Solaklı vadisin de gerçekleştirilen dere tipi hidroelektrik santral
inşaatlar yanı sıra maalesef vadi yataklarında 10 -12 katlı inşaatların
yükselmeye devam etmesi de vahametin ayrı bir boyutunu gözler önüne sermektedir.

Bu santral çalışmaları bir taraftan
ülke ekonomisi gözetilerek yürütülürken diğer taraftan da bölgenin turizm
sembollerimizden olan Uzungöl ekonomisine darbe vurmuştur.

Esasında Uzungöl halkı gibi Solaklı Vadisi
ve çevre yerleşim alanlarında yaşayan halk bölgelerinin hidroelektrik
santralleri ile değil turizmle tanınmasını istemektedir. Nitekim 2011 yılı
verilerine göre Solaklı Vadisini dolayısı ile Uzungöl’ü % 35’yabancı olmak üzere 1 milyon 153 bin
turist ziyaret etmiştir.

Bölge halkının talebi olan Uzungöl
turizm faaliyetlerine destek ancak Solaklı Vadisi çevresinde yerleşik bulunan
yerleşim yerlerinin alternatif turizme aday turistik
cazibe merkezi yapılması için, özellikle vadiyi paylaşan köy ve beldelerimizde
bulunan mevcut turizm ve turizme yönelik çevre ve ulaşım altyapısının
geliştirilmesi, turizm alanlarına ulaşımdaki darboğazların aşılarak bölgenin tarihi,
doğal ve kültürel mirasın korunması amacıyla “tescilli veya tescilsiz Geleneksel Konutlara ve ev pansiyonculuğuna uygun konutlara
ulaşımın, doğaya uygun hale getirilmesi’ne yönelik alt yapı projelerinin desteklenmesi
gereklidir.Anılan destekler sağlanırken aynı zamanda mevcut turizm
tesislerinin çeşitlendirilmesi ve mevcut tesislerin kapasitelerinin artırılması
de gereklidir.Tabiki projeler için gerekli olan finansmanda yatırımcıların öz
sermaye imkanlarına ek olarak valilik, kaymakamlık ve belediyelerin
kaynaklarından desteklenerek sağlanmalıdır.

Çünkü Solaklı Vadisi ve çevre
yerleşim alanlarında yaşayan halkın geçim kaynakları kısıtlı olduğundan alternatif
gelir yaratıcı faaliyetlere yönelinmesini arzu etmesine rağmen bunu yapmakta zorlanmaktadır.
Yazın bölgeyi ziyaret eden yaklaşık 1 milyon 153 bin yerli ve yabancı turiste rağmen,
belde ve çevre köyler sahip olduğu değerler kullanılamamakta ve gelir getirici
faaliyetler yaratılamamaktadır. Bölgeye yapılan ziyaretler yalnızca günü birlik
gezilerle sınırlı kalmaktadır.
Bu nedenle; Bölgeye gelen yerli ve
yabancı turistten oluşan hedef kitlenin, yöreye özgü mimariyle yapılmış doğal
dokuya uygun evlerde kalıp,o güzelliği, o farklılığı yaşamak ve o bölgenin
doğal ürünleriyle beslenmesini temin etmek için bireysel pansiyonculuğu aktif
hale getirmek ve turistlerin bu evlerde kalmasını sağlayarak bölge insanına
gelir getirici bir sanat dalı kazandırılması hedef alınmalıdır.
Dünya genelinde, turizmin gelişmesi
doğaya zarar vermektedir. Çevreye duyarlı olmayan, doğa ile uyumsuz tesisler
turizm bilincine sahip çağdaş insanlar için çekiciliği olmayan, itici yapılar
olarak görülmektedir.
Turizmde klasik anlayış, özellikle
1980’lerin ortalarından başlayarak değişim sürecine girmiştir. Turizmde doğa ve
çevre önem kazanmıştır. Turizme yeşil turizm, eko turizm, softtourism gibi yeni
olgular girmiştir. Bilinçli turistlerin hepsi ziyaret edecekleri yerleri
seçerken ülkenin doğasının ve çevresinin korunup korunmadığına büyük önem
vermektedirler. Şehirleşme, insanlarda kır özlemlerini arttırmaktadır. Kırsal
kökenli şehir insanı imkân buldukça şehir dışına çıkma gereği duyar. Hafta sonu
tatil günlerinde ya da yaz tatilinde akarsu ve göl kıyılarına, ormanlara
geziler yapılmaktadır

Şehirlerin yapay ortamlarından
bunalan insanlar, haftanın birkaç gününde farklı mekânlarda sıra dışı bir
yaşama düzeni gerçekleştirmek istemektedirler. Dağ evi, bağ evi, çiftlik evi
adıyla yaygınlaşan konutlar doğayı giderek tahrip etmektedir. Bu nedenle de Solaklı
Vadisi ve çevre yerleşim alanlarında yaşayan halkımızın, turizm ve çevre
ilişkileri bakımından özellikle tescilli geleneksel konutları ve ev
pansiyonculuğuna uygun konutları ile aranılan sıra dışı bir yaşama düzenini
sağlayabilecek fırsatlara sahip oldukları konusunda bilinçlendirilmeleri
gerekmektedir.

Çünkü; Solaklı vadisi; bozulmamış doğal yapısı,
yaşayan yöre kültürü, huzuru, sessizliği ve daha sıralayabileceğimiz onlarca
artılarıyla alternatif turizme aday turistik cazibe merkezidir.Yıllar önce bir dağ yamacının kayarak dere ağzını
kapatması sonucu oluşan suni gölün hemen yanında başlayan gür çam ormanların
yüksekliği 2000 metreyi bulmaktadır. Bu ormanların hemen bittiği yerde, hemen
yöre insanlarının yazın kullandığı geniş yaylalarımız gelmektedir.

Son 10 yıl içinde tanıtımı yapılan bu doğa
harikası beldemiz olan Uzungöl’ü her yıl birçok yerli ve yabancı turist ziyaret
etmiştir. Halen beldedeki yatak kapasitesi 1000’e ulaşmıştır. Girişimciler
tarafından yaptırılan Bungalov tipi evler yörenin güzelliğine ayrı bir ahenk
katmaktadır.

Bozulmamış doğal yapısı,
yaşayan yöre kültürü, huzuru, sessizliği ve daha sıralayabileceğimiz onlarca artılarıyla
alternatif turizme aday turistik cazibe merkezi olan Solaklı Vadisindeki çalışmalar
sahilden itibaran 49 km’lik bir alanda yoğun bir şekilde devam etmektedir. Yöre
halkı bu projeler, tedbir alınmazsa vadiyi bitirecek diye endişe duymaktadır.

Bu kapsamda, 3’ünün inşaatı devam etmek
üzere 4 HES bulunan proje güzergâhında, aynı zamanda karayolu inşaatı da devam
etmektedir.

Yöre halkının yaşadığı endişeyi ve Solaklı Vadisinde
yaşanan doğa felaketleri hatırlayan yetkililer bu felaketi en azından havza
bazında kabul edilebilir sınırlar dâhilinde rehabilite edebilmek için ilgili bakanlıklar
ve üniversitenin desteğini de alarak vadide oluşan tahribatı önlemek için
kolları sıvamıştır.

İlk etapta Of-Çaykara arasındaki
yaklaşık 20 kilometrelik güzergâhta uygulanan ve devamında da 29 km boyunca Ataköy
beldesine kadar devam edecek olan ‘Solaklı Vadisi
İyileştirme Projesi’ ile, sık sık sel felaketi yaşanan Solaklı Vadisi’nde
(özellikle 1929-1959 -1998 yıllarında ) gölet, taşkın ıslahı ve rekreasyon
çalışmalarının bulunduğu projeler planlanarak bir bir hayata geçirilmeye başlanmıştır.
Tamamlanan ilk gölet ve Orman İçi Dinlenme Yeri, mesire alanı vatandaşların
büyük beğenisini kazanmıştır. Proje ile havza rehabilite edilmekte, yöre
halkına dinlenme ve mesire alanı kazandırılarak korunması gereken bitki türleri
koruma altına alınmıştır.

Projenin dere yatağı ıslahına dönük
kısmında ise, 12 kilometre boyunca taşkın yataklı kesit uygulanarak membaya
doğru kalan 8 kilometrede yatak dar ve derinleştiği için enine yapılar inşa
edilmiştir. Dere yataklarında akış hızını azaltmak için sekiler, tersib
bentleri, britler yapılmaktadır. Ayrıca 20 kilometre proje
güzergâhında tabii görünümü sağlama adına yerleri tespit edilen 2 adet göl oluşturulmuştur.
Bütün bu çalışmalar yürütülürken Solaklı deresine bağlanan yan dereler ıslah
edilmeden ana vadi yatağını proje yapmak adına daraltmanın daha büyük
felaketlere yol açabileceği unutulmamalıdır.

Solaklı vadisi ve yan
derelerin oluşturduğu dere yataklarını şehir konforunu doğayla iç içe yaşamak isteyenler için ideal bir yaşam
alanı haline getirmek için TOSKANA Vadisi benzeri projelerle
inşa etmeliyiz. Bunun için proje yapma yetki ve becerisine sahip ilgililerin
bölgemize uygun coğrafyası olan Avusturya, İtalya gibi ülkeleri görmeleri
sağlanmalıdır.

Solaklı Vadisinin
uygun yerlerine yoldan itibaren asansör sistemi kurularak turistler için seyir
terasları, koşu ve yürüyüş parkurları
ve dinlenme
alanları oluşturulmalıdır.

Solaklı Vadisi organik tarım havzası olarak
ilan edilmeli ve çalışmalar buna göre yönlendirilmelidir. Vadinin organik tarım
havzası vasfını kaybetmeden yöresel ürünlerin özellikle aile işletmelerin
ürettiği yada üreteceği organik çay, fındık marmeladı vb… ürünlerin
pazarlandığı bir alan olması sağlanmalıdır.

Vadi çevresinde yerleşik bulunan yerleşim
yerlerinin kanalizasyonun arıtma işlemleri işletme maliyeti de dikkate alınarak
birleştirilmiş şekilde projelendirilerek müstakil bir işletme tarafından
işletilmelidir.

Bölgemizde turizm çeşitlendirilmelidir.
Alternatif turizm modelleri ve sürdürülebilir turizm altyapısı ortaya çıkarılmalıdır.
Etkin tanıtım politikalarıyla bölgemizin markalaştırılması sağlanmalıdır.
Hizmet sektörünün eğitimleri sürekli hale getirilmelidir. Bölgemize gelen
turist sayısı ve ortalama kalış süreleri artırılarak bölgenin turistik cazibe
merkezi haline getirilmesi sağlanmalıdır. Bunun içinde çalışmaya katkı sunacağı
kuşkusuz olan küçük ölçekli altyapı faaliyetlerinin desteklenmesi arttırılmalıdır.
Bozulmamış doğal yapısı,
yaşayan yöre kültürü, huzuru, sessizliği ve daha sıralayabileceğimiz onlarca
artılarıyla vadi çevresinde bulunan yerleşim yerleri,şu anda eski evler olarak
adlandırılan ve tarihi değere sahip çok sayıda tescilli evleri ile alternatif turizme aday ve turistik cazibe merkezi yapılması için
yöre halkı tarafından pansiyon olarak yerli ve yabancı turistlerin kullanımına
açılması ve ev pansiyonculuğa uygun hale getirilerek yaşayan
nüfusa gelir getirici model olarak götürülmesi sağlanmalıdır.
Solaklı Vadisi yada yan derelerine evinin kanalizasyonunu
bağlayan yada evinin çöpünü dökenin vadi turizmine sahip çıkması düşünülemez.
Ekonomik yöne gelince; Bölge insanına çevre
ve doğal güzellikleri paraya tahvil etmenin yolları gösterilmelidir. Turizm iyi
bir alternatif olarak masaya konmalıdır. Bunlar yapılırken hoyratça tabiatı
katleden örnekler de dikkatten kaçırılmamalıdır.
Ülkenin ortak değerleri bir avuç köylünün
ve onları istismar eden ideolojik grupların marjinal meselesine dönüştürülmeden
enerji arzını sağlayacak santrallerin çevreye uyumlu modelleri üzerinde
durulmalıdır.

Projelerin hayata geçirilmesiyle Turizm
bölgede 12 ay boyunca canlı tutularak bölgeyi ziyaret eden yerli ve yabancı
turistlerin sayısı artacaktır.

Solaklı Vadisi bizden ağıt değil, ayakları yere basan projeler ve öneriler bekliyor.31.01,2013

Nail ÇELEBİ

21.Dönem
Trabzon Milletvekili

Son Güncelleme: 14:23 20 Şubat 2018
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.