şatıroğlu inşaat
çaykara Serdar elektronik
Çaykara Gazetesi

O bizum adam…

Sami Ayan

Sami Ayan

21 Aralık 1972'de Çaykara'nın Şahinkaya Köyünde doğdu. İlkokulu Şahinkaya II İlkokulunda 1983 yılında, Ortaokulu Çaykara İnönü Lisesi Orta kısmında 1986 yılında, Liseyi Çaykara İnönü Lisesinde 1990 yılında tamamladı. 2000 yılında 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Muhtelif kamu görevlerinde bulundu, bulunmaktadır... Yöresi ile ilgili basılı kitap ve değişik yayınlara imza atmıştır. Amatör olarak fotoğrafla uğraşmaktadır. Evli iki çocuk babası olan Sami Ayan yöresi ile ilgili araştırma ve derlemelerini de sürdürmektedir.

Eskiden büyüklerin yanında çocuk sevilmezdi, çocuk ismiyle çağrılmaz hatta zorunlu olmadıkça konuşulmaz, zorunlu bir durum olursa da konuşma resmî ve gerektiği kadarla sınırlanırdı.

Eskiden ailenin bir büyüğü olur ve bu büyüğün(baba) herkes üzerinde mutlak bir otoritesi olurdu. Onun talimatı olmaksızın o evde kuş uçmaz evin liderine rağmen hiçbir şey yapılamazdı. Tüm gelirler onda toplanır, tüm harcamalar onun kontrolünde yapılırdı. Kiminle evlenileceğine, ne yatırım yapılacağına, nerede oturulacağına, babaları gurbette olan çocukları yanına alıp alamayacağına o karar verirdi. Evin oğlu -babası sağ ise- karısına reislik yapamaz, kendi ailesiyle ilgili bağımsız kararlar alamazdı. Çoğu kez yıllarca gurbette çalışır karısı ve çocukları babasının yanında kalırdı. Gurbete gitmese bile aile tüm çocuklar evleninceye kadar hep bir arada yaşar ve bu durumda tüm yük ilk gelinin omuzuna yıkılırdı. Kendisinden sonra gelecek gelinlerle biraz rahatlama olsa da gelinlik hiç bitmezdi. Bu atmosferde süren evliliklerde karı-koca ilişkileri hep resmî, hep mesafeli olurdu. Öyle büyüklerin olduğu ortamda eşiyle konuşmak, şakalaşmak, samimi olmak bir tarafa yan yana oturmak bile suç sayılır hatta aynı pekeyi kullanmak bile hoş karşılanmazdı. Karı koca arası ilişkiler ve diyaloglar ailenin diğer bireylerinin evde olmadığı sınırlı zamanlarda veya herkesin yattığı zamanlarda olurdu. Hanım kocasına ismiyle seslenemez, gıyabında dahi olsa ondan ismiyle bahsedemezdi. Eşinden “o adam, herif, çecuklerun bobasi, bizum adam” gibi imalı ifadelerle bahsedebilirdi.

Karı-koca arasındaki bu resmî ilişki büyükler rahmete erip kendileri büyük oluncaya kadar bu minvalde sürerdi. Onun için eskilerimizin karı-koca birlikte fotoğrafları yok denecek kadar azdır. Olanlar da yaşlılıklarında çocuklarının talebiyle olmuştur ve ömür boyu süren resmiyetin izlerini taşımaktadır.

Bana bunları yazdıran fotoğrafta yıllar önce vefat eden büyüklerimiz Hanife hala ve Bahattin amcayı görüyoruz. (Allah mekanlarını cennet etsin) Bu büyüklerimiz bizim şehir görmüş büyüklerimiz olmasına rağmen fotoğraf çekilirken ikisinin de duruma alışkın olmadıkları ve poz verirken zorlandıkları görülüyor. Onların edep saydıkları bu fotoğraf bu gün için derin anlamlar içeriyor…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.