şatıroğlu inşaat
çaykara Serdar elektronik
Çaykara Gazetesi

Öğrenci Hocasına verdiği değer

Öğrenci Hocasına verdiği değer

İçişleri Bakanlığınca “Kardeş Şehirler Projesi” kapsamında Siirt’te düzenlenen Hamsi Festivali’ne Trabzon’dan basın mensubu olarak katıldık. Siirt’te kardeş şehir projesi hamsi festivali öncesi kente tarihi ve turistik mekanları ziyaret ettik. Sabah erken saatlerde Tillo ilçesinde İbrahim Hakkı Hazretleri Türbesi’ni ziyaret gittik, ziyarette  254 yıl öncesine dayanan bilimsel bir olaya şahit olduk.

Siirt’in Tillo ilçesinde, 254 yıl önce İbrahim Hakkı Hazretleri’nin yaptırdığı ışık düzeneğiyle, güneşin ilk ışınlarının hocası İsmail Fakirullah Hazretleri’nin başucunu aydınlattı.

Tillo’da hocası İsmail Fakirullah’ın 1734’te vefatının ardından çok üzülen İbrahim Hakkı Hazretleri, “Hocamın başucuna doğmayan güneşi neyleyim” diyerek arayışa girmişti. İbrahim Hakkı Hazretleri, hocası için yan tarafında kule bulunan bir türbe ve Tillo’nun yaklaşık 3 kilometre uzağında tepe üzerinde taş duvar yapmıştı.

İbrahim Hakkı Hazretleri; dini ilimlerin yanı sıra astronomi, tıp, anatomi, fizyoloji, aritmetik, geometri, felsefe ve psikoloji gibi ilimlere ışık tutan Marifetname adlı dev eserin müellifidir. On sekizinci yüzyılda yaşamış önemli bir bilim adamıdır. Aynı zamanda çok iyi bir şair olan İbrahim Hakkı Hazretleri dönemin en iyi filozofu olarak kabul edilmektedir.İbrahim Hakkı Hz’nin sahip olduğu pozitif ilimleri en iyi gösteren eserlerden biri de, dünyaca ün yapmış “Işık Hadisesi”dir.”Yeni yılın ilk güneşi, eğer hocamın başucuna düşmezse, ben o güneşi neyleyim!..” diyen İbrahim Hakkı Hz.’leri, hocasına olan saygısını göstermektedir.

İbrahim Hakkı Hazretleri, bu duygusunu yalnızca dillendirmekle kalmamış, 18. yüzyılın ortalarında zirvesinde olduğu astronomi bilgisini de kullanarak kurduğu sistemle bunu gerçekleştirmiştir: 21 Mart ve 23 Eylül, güneşin ekvatora dik düştüğü ve böylece gün ve gecenin eşitlendiği ekinoks günlerinde Güneş, kendisi tarafından kurulan sistemle türbe içindeki Hocası İsmail Fakirullah Hazretleri’nin kabri başına düşmüştür. “Işık Hadisesi” olarak bilinen bu sistem, Türbe’nin restore edildiği 1960’lı yılların başına kadar da çalışmıştır. Ne yazıktır ki, restorasyon sırasında Türbe’nin orijinal yapısında değişiklikler olmuş ve 254 sene önce kurulan bu muhteşem sistem, çalışmaz duruma gelmiştir.

Siirt ve Tillo ilçesi açısından büyük öneme sahip olan bu sistemi yeniden çalıştırmak amacıyla Siirt Valiliğince, Bakanlıklar nezdinde yapılan girişimler sonucu; TÜBİTAK başta olmak üzere çeşitli üniversitelerden oluşturulan 7 kişilik bilim heyetince çok önemli çalışmalar gerçekleştirilmiş ve nihayetinde 50 yıldan beri bozuk olan güneş düzeneğinin yeniden bilim dünyasına kazandırılması sağlanmıştır.

GÜNEŞ HADİSESİNİN OLUŞUMU

Işık Hadisesi’nin gerçekleştiği Türbe, bir büyük ve iki küçük kubbenin örttüğü iki oda bir hol ile 8 köşeli ve 10 m yüksekliğinde bir kuleden ibarettir. Her yıl gece ve gündüzün eşit olduğu 21 Mart ve 23 Eylül’de “Işık Hadisesi” bu türbede gerçekleşmektedir.

İbrahim Hakkı Hazretleri, Tillo’nun 3-4 km doğusunda bir tepe üzerinde harçsız taşlarla bir duvar yaptırır. Halk arasında Kal’at-ül Üstad diye bilinen bu duvarın etkisiyle, yeni doğan güneşin ilk ışınları Türbenin tümünü gölgede bırakırken, duvarda bulunan 40*50 cm ebadındaki pencereden geçen güneş ışınları, türbe kulesinin penceresine ve oradan da kırılmak suretiyle türbe penceresinden İsmail Fakirullah Hazretlerinin sandukasının başucunu aydınlatmaktadır.İbrahim Hakkı Hazretleri bu sistem ile ilgili olarak, “Yeni Yılın ilk Güneşi, eğer hocamın başucuna düşmezse, ben o Güneşi neyleyim!..” diyerek Hocası İsmail Fakirullah Hazretlerine karşı olan saygısını göstermektedir.

 

Haber:Ali Rıza Alınsoy/Çaykara Gazetesi

Son Güncelleme: 09:13 29 Kasım 2018
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.