şatıroğlu inşaat
çaykara Serdar elektronik
Çaykara Gazetesi

Özgecan’ın Düşündürdükleri

Sami Ayan

Sami Ayan

21 Aralık 1972'de Çaykara'nın Şahinkaya Köyünde doğdu. İlkokulu Şahinkaya II İlkokulunda 1983 yılında, Ortaokulu Çaykara İnönü Lisesi Orta kısmında 1986 yılında, Liseyi Çaykara İnönü Lisesinde 1990 yılında tamamladı. 2000 yılında 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Muhtelif kamu görevlerinde bulundu, bulunmaktadır... Yöresi ile ilgili basılı kitap ve değişik yayınlara imza atmıştır. Amatör olarak fotoğrafla uğraşmaktadır. Evli iki çocuk babası olan Sami Ayan yöresi ile ilgili araştırma ve derlemelerini de sürdürmektedir.

Son günlerde yaşanan ve hepimizi derinden etkileyen ve yine son zamanlarda olmadığı kadar bizi millet olarak bütünleştiren “Özgecan” olayı üzerinde birkaç kelime sarf etmek istiyorum.
Malum olay son derece vahşice, hayvandan aşağı yaratıklar tarafından işlenmiş menfur bir cinayettir, namussuzluktur. Burada ülke olarak hemfikir olmuş ve bu suçun vicdanları tatmin edecek şekilde en ağır bir şekilde cezalandırılması noktasında buluşmuşken Özgecan üzerinden birbirine “tecavüz” etme girişimleri ise hiç hoş durmuyor.
Ne muhafazakâr kesimden, ne seküler kesimden, ne dindar kesimden ne de dini yaşantıya uzak
çevrelerden hiç kimse eşine, kızına, kardeşine, annesine kem gözle bakılmasını, namusuna “göz dikilmesini” kabul etmez, edemez…
Özellikle Özgecan olayı üzerinde merhum Özgecan’ı tenzih ederek söylüyorum bazılarınca çeşitli gerekçeler öne sürülüyor. Efendim açık giyinirsen, kısa giyinirsen, mini giyinirsen, boyanırsan san sen san…. Bütün bunlar kötülüğe gerekçe olamasa da kötü niyetli şeref fukarası, insan görünümlü yaratıkların kulağına kar suyu düşürme ihtimalini de ortadan kaldırmıyor ne yazık ki.
Müslüman bir erkeğin -karşısındaki kadın nasıl giyinirse giyinsin, nasıl davranırsa davransın, nasıl tahrik ederse etsin- tahrik olmama, “göz dikmeme” kem gözle bakmama, namusunu koruma görevi vardır. Erkeğin namusu ifadesi Kur’an’ın ifadesidir. Müslüman elinden, dilinden ve belinden hiçbir insana kötülüğü dokunmayacak şekilde etrafına güven veren insandır. O halde namusu kadına yükleyerek “namus kirlenmesi” ifadesini sadece kadın için kullanmak Müslümanca değildir. Namus, kadın için neyse erkek için de odur. Nur Suresi 30. Ayet der ki:
“(Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.(Diyanet Vakfı Meali)”
Burada geçen “göz dikmek” ifadesi kuru bir bakmak demek değildir. Basbayağı göz dikmektir. Göz dikmek bakmanın ötesinde kötü niyetle süzmek, bakarken beyninde tasarlamak, karşısındakinin haberi olmayan şeyleri beyinden geçirmektir. Yoksa sosyal münasebet sırasında kötü bir niyet taşımaksızın kadın ve erkeklerin birbirleriyle dostane ilişkileri, edep ölçüleri içerisinde kadınlarla erkeklerin bir arada bulunması, diyalog halinde olmaları gayet normaldir. Hiçbir sakıncası yoktur. Zira Tevbe Suresi 71. Ayet-i Kerime der ki:
“Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve Resulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah azizdir, hikmet sahibidir.”
Evet eğer kadın-erkek diyaloğu yukarıda ifade edilen tarzda dostane bir şekilde gerçekleşmiyor, kendisinden yaratılış olarak daha fazla sorumluluk almak üzere güçlü yaratılan erkek bu gücünü şehvet gibi hayvani duyguları tatmin için kullanıyorsa kadına kendisini korumak yolu kalıyor. Kalbinde hastalık bulunan ve fiziken mücadele gücüne sahip olmadığı erkek cinsine karşı kendisini korumak ve ona malzeme sunmamak…
Nur Suresi 31. Ayet-i Kerime der ki:
Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. (Kendiliğinden) görünen kısımları hariç olmak üzere, ziynetlerin teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tabi kimseler yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına ziynetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları ziynetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.
Sonuç olarak erkeğin tahrik olmama, etkilenmeme, namusunu koruma ve başkasının namusuna “göz dikmeme” görevi ve sorumluluğu var. Allah Müslüman bir erkeği böyle istiyor. Ama bütün erkekler Allah’ın istediği gibi değil maalesef. Bir de hayvani duyguları öne çıkmış, Allah’a isyankâr, fıtratından kopmuş, insanlığını unutmuşları var. Onlara karşı kadına düşen de önlem almak, namusunu korumaktır.
Ezcümle önlem alınacak erkek tipi Müslüman erkek tipi değil, hayvani duyguları öne çıkmış, insanlığını unutmuş erkek tipidir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.