Çaykara Dernekpazarı Çaykara Köyleri Çaykara Köyleri Haritası Çaykara Nerede Uzungöl Çaykara nedir
DOLAR
7,2572
EURO
8,7435
ALTIN
406,10
BIST
1.527
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon
Yağışlı
9°C
Trabzon
9°C
Yağışlı
Salı Çok Bulutlu
9°C
Çarşamba Yağışlı
10°C
Perşembe Yağışlı
9°C
Cuma Parçalı Bulutlu
12°C
reklam

Çaykara’da Tarihi bir camii: Kabataş Köyü Merkez Camii

Çaykara’da Tarihi bir camii: Kabataş Köyü Merkez Camii
02.01.2021 19:50
A+
A-

Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli

Ebedi, yurdumun üstünde benim inlemeli.

Camiler, İslam toplumunda Müslümanların öncelikle ibadet etmek kastıyla toplandığı önemli mekânlardır. Bir başka vechesiyle bu mekanlar, işlevi gereği inananlar için, sosyal, siyasal ve kültürel hizmetlerin merkezi konumunda olan müesseseler olmuşlardır. Tarihi süreçte cami veya mescidler İslam medeniyetinin ayrılmaz bir unsuru ve İslâm toplumunun sosyokültürel alanlarda gelişmesinde mühim bir rol oynayan kurumlar haline gelmişlerdir. İlk dönem inşa edilen mescidlere baktığımızda onların, sade, basit, üzerleri açık, kerpiç duvarlı ve hurma dallarının gölgelediği yapılar olduğu belli bir mimarî özelliklerinin olmadığını görürüz. Zamanla İslam mimari sanatı gelişmiş, içerisinde özellikleriyle kendilerini fark ettiren yapılar oluşmuşlardır. Bunun sonucu olarak daha sonraki asırlarda, bulundukları bölgelere göre yerli inşa tekniği, coğrafi şartların özelliği ve ihtiyaca göre şekillenen ve az çok mahalli farklılıklar arz eden, çeşitli büyüklük ve değişik mimarî tarzlarda pek çok camiler inşa edilmiştir. Ayrıca bu yapılarda sanat ile sanatkâr arasında sıkı bir münasebet olduğu, bunun eserlerine yansıdığı da görmek mümkündür. Biz de bu yazımızda bulunduğu yer, bölge, mimari ve tarihi özellikleriyle fazla bilinmeyip tanınmayan Çaykara Kabataş Köyü Merkez Camii hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Amacımız ecdadın bize bıraktığı bu önemli ve değerli mirasın farkına varılması, değerinin bilinmesi ve gelecek nesillerin bundan haberdar edilmesidir. Konuyla ilgili bilebildiğimiz kadarıyla Kasım İnce’nin makalesi dışında (“Kabataş Köyü Merkez Camii/Çaykara-Trabzon”, Vakıflar Dergisi, 2004, sayı: 28, s. 225-236) başka bir çalışma bulunmamaktadır. Yazımızı bizde adı geçen makaleden istifade ederek yazacağız.

Öncelikle yapının tarihçesi hakkında bilgi verecek olursak, yapının üzerinde yer alan kitabelerden farklı tarihlerde yapıldığı anlaşılmaktadır. Yapı üzerinde, değişik tarihli dört tane kitabe vardır. Bunlardan 1229/1813-1814 tarihli olanı, minber köşkünün batı alt yanındadır. Bozuk harflerle yazılmış, konumu iğreti olan bu kitabede, okunabildiği kadarıyla şunlar yazmaktadır:

…………….. hayrat iden himmet ol mağfûr

………………………..

Alidir bir üstâdı verirdi san’ata ziynet ……….. .

Hafız ismi san’atta ……… ma’mûr

Ey ziyaret eyleyen ihvân-ı din

Kadıoğlu ruhuna bir Fâtiha sene 1229

1239/1823-1824 tarihli ikinci kitabe, minber köşkünün doğu alt tarafında yer almaktadır. Bu kitabe birinci kitabeye göre daha düzgün ve okunaklı yazılmıştır. Kitabe şöyledir:

Lâ-ilâhe illallâh Muhammedun Resûlullah

Ey gelüb bunda ibadet eyleyen ihvân-ı din

Lutf idüb bu Kadıoğlu ruhuna rahmet oku.

Ebû Bekir Ömer Osman Ali sene 1236.

Rıdvânu’llahı Teâlâ aleyhim ecmaîn ya Ğaffâr ya Settâr.

Her iki kapı kanadında da birer kitabe vardır. Aynı tarihli olan bu kitabelerden biri elektrik tesisatının altında kalmış ve üzeri kahverengi yağlı boya ile boyanmıştır. Kitabelerin okunabilmesi için elektrik tesisatının kaldırılması ve boyalardan temizlenmesi gerekmektedir Bunlardan doğu kanadındaki tarihli olduğu için sadece onun okunuşunu yer veriyoruz

İftah lenâ hayre’l·ebvâb

Vakfını iptal idenler lâyık olur la’nete,

EI-Mülâkkab Kara Ömer müsemmâ Bilâl sene 1289.

Yukarıdaki kitabelerdeki bilgiler ışığında caminin banisinin Kadıoğlu diye diye ifade edilen birisi olduğu ve muhtemelen caminin de vakıf olabileceği anlaşılmaktadır. Ancak bu bilgileri teyit eden başka bilgilere şimdilik sahip değiliz. Ayrıca kitabelerden minberin, burada daha önce bulunan camiye ait olduğunu, şimdiki yapının 1289 /1872-1873 yılında yapıldığını, eski caminin minberinin yeni yapıya konulduğunu söylemek mümkündür.

İkinci olarak, caminin genel yapısal özellikleri hakkında bilgi verecek olursak onlar şöyledir: Kuzeyinde yer alan giriş kısmıyla birlikte dikdörtgen plan oluşturan yapının dış ölçüleri, 13.80×9.70 m.’dir. Kareye yakın harimin ölçüleri ise 8.50×9.20 m.’dir. Caminin üst örtüsü, dıştan, kırma çatılı olup Marsilya kiremidi kaplıdır. Örtünün saçakları, yapıyı yağıştan korumak amacıyla oldukça geniş tutulmuştur.
Çaykara'da Tarihi bir camii: Kabataş Köyü Merkez Camii 1

Üçüncü olarak, caminin dikkat çeken en önemli özelliklerinden biri de yapıda bulunan süslemelerdir. Süslemeler yapının herhangi bir yerinde toplanmayıp, her tarafa dağıtılmıştır. Hatta yapının dışında; kuzey taraftakiler hariç, diğer üç yöndeki pencerelerin çevrelerinde ve aralarında da süsleme vardır. Bu süslemeler farklılığı ve çeşitlilikleriyle dikkat çekmektedir. Yapıdaki süslemeleri, tekniklerine göre iki grupta incelemek mümkündür.

A-Ahşap Oyma Süslemeler: Camide bu çeşit süslemeler ahşap kapı kanatlarında, kürsüde ve minberde görülmektedir. Ahşap oyma süslemenin en yoğun olduğu yer minberdir. Ahşap oyma süslemeleri farklı özellik ve şekilleriyle fark etmek mümkündür. Cami ziyaret edildiğinde bunlar çok rahat bir şekilde görülecektir.

B-Kalemişi Süslemeler: Doğu, batı ve güney duvarlarının dışında, üst kısımda açılan pencerelerin çevresinde, bunların aralarındaki panolarda, harim duvarlarının iç tarafında ve örtü sisteminde kalemişi süslemeler bulunmaktadır. Bunlar alçı ve ahşap üzerine yapılmıştır. Kalemişi süslemelerin konularına göre şu şekilde gruplandırılması mümkündür.

  1. Bitkisel Süslemeler: Yapıda bulunan kalemişi süslemeler arasında en çok kullanılan, bitkisel süslemelerdir. Bu süslemelerin dikkat çeken tarafı bunların farklı renk ve bitkilerden oluşmasıdır. Renk olarak yeşil, mavi ve kırmızı renkleri dikkat çekmektedir. Bazı yerlerde çiçek motifleri ile hurma ve armut ağacı motifleri göze çarpmaktadır. Üst pencerelerin arasındaki yazı panosunun iki yanında birer selvi ağacı motifi görülmektedir. Bitkisel süslemede, çiçeklerin içinde bulunduğu vazo, kupa ve ibriklerin altlarında da bitkisel motifler vardır. Bu bitkisel motifler kapların yükseklik kazanmasını sağlamıştır. Dış mahfile bakan kafesli pencerelerin kapaklarında, nar ağacı motifleri işlenmiştir. Süslemelerdeki ağaçların meyvelerinden, armut ağacı olduğu anlaşılmaktadır. Harim duvarlarındaki pencere kemerlerinin dış yüzeyleri, birer bitkisel kuşakla tespit edilmiştir. Doğu ve batı duvarlarında, ortadaki yazı panolarının çevresinde, stilize ve naturalist bitkisel süslemeler vardır. Yapının tavanındaki bitkisel süsleme, genelde kırmızı zemin üzerine yapılmıştır. İçinde, Allah ve Muhammed lafızları bulunan yuvarlak madalyon çevresindeki üç daire kuşak, birer çelengi hatırlatmaktadır. Bunların dışındaki en geniş kuşakta, vazo ile kupalardan çıkan ve uçları ortadaki madalyona yönlendirilerek ışınsal düzende yerleştirilmiş, naturalist çiçeklerden oluşan bitkisel süsleme gerçekleştirilmiştir. En dış kuşak ise barak karakterli kıvrımlarla, oval madalyonların içinde ve aralarındaki naturalist çiçeklerden meydana getirilmiştir. Köşedeki boşluklara, içinde yazılar bulunan yuvarlak madalyonlar yapılmıştır. Bu madalyonların çevresi, vazoda naturalist çiçek buketleriyle değerlendirilmiştir. Müezzin köşkünün altında, mavi zemine yapılmış yeşil bitkisel süslemeler bulunmaktadır. Cami duvarlarının dış yüzünde, üst pencerelerin çevresinde ve bunların arasındaki yazı panolarının etrafında da bitkisel kuşaklar yer almaktadır.
  2. Geometrik Süslemeler: Geometrik süslemeler, harim pencerelerinin iç yüzeylerinde görülmektedir. Bunlar, irili ufaklı ve uç uca eklenmiş baklava motifleridir. Büyük baklava motiflerinin içi, yer yer çiçek motifleriyle doldurulmuştur. Uç uca getirilerek, yan yana şeritler halinde yapılmış olan küçük baklavalar, zıt renklerle boyanmışlardır.

Yapının içinde ve dışında bulunan süslemelerde herhangi bir farklılık olmayıp üslup bütünlüğü vardır. Sadece minberin kuruluş düzeni ve üzerindeki süslemeler, yerel kalmaktadır. Harimin duvarlarında ve tavanındaki süslemelerde görülen vazo, kupa ve ibrikte çiçek buketleri; hurma, armut, nar ağacı motifleri ve mimari tasvirleri, XVIII. ve XIX. yüzyıllarda kullanılan süsleme elemanlarıdır. Çiçek buketlerinin bulunduğu vazo ve kupaların biçimine, barak üslup hâkimdir. Çiçekler ise naturalisttir. Armut ve nar ağacı motifleri tabii olarak yapılmaya çalışılırken, hurma ve selviler stilize edilmiştir. Mihrap girintisinin dışındaki bitkisel süslemede de, barak üslup ağır basmaktadır. Karşılıklı olarak yapılan cami tasvirlerinde, minyatür özelliği daha fazla görülmektedir. Mahfilde, müezzin köşkü ve çevresinde, bölgeye has süsleme anlayışının yerine kalemişi süslemenin kullanılması, bu yapıyı inşa eden ustaların mahalli olmayabileceğini, eğer mahalli ustalar ise, bunların, Batılılaşma Dönemi Osmanlı mimari üslubunu çok iyi bildiklerini göstermektedir. Ancak ahşap minberin süsleme anlayışı, yereldir.

Çaykara'da Tarihi bir camii: Kabataş Köyü Merkez Camii 2

  1. Yazılar: Yapının; doğu, batı ve güney duvarlarının dış yüzeyinde, üst pencere aralarında, irili ufaklı panolar içerisine, beyaz zemine siyahla yazılmış sülüs yazılar vardır. Harimin; aynı duvarlarının iç kısmında, alt ve üst pencere sırasının arasında bulunan, duvar yüzeyini iki yatay bölüme ayıran, değişik renkteki zeminlere siyahla yazılmış, Allah’ın 99 ismini (el-Esmâu’l-husnâ) içeren yazı kuşağı bulunmaktadır. Diğer yazılar, yukarıda belirttiğimiz yazı kuşağının üstünde, dikdörtgen panolar ve kartuşlar içinde yer almaktadır. Bunlar siyah, mavi ve kırmızı zemin üzerine beyaz, yeşil zemin üzerine sarı ile yazılmış, dini içerikli sülüs yazılardır.
  2. Mimari Tasvirler: Caminin içinde, doğu ve batı duvarlarında, alt pencereler arasında, iki yandan vazoda çiçek motifleriyle sınırlandırılmış, karşılıklı cami tasvirleri dikkat çekmektedir. Bunlar avlusuz ve fevkânî olarak ön cepheden tasvir edilmişlerdir. Cephelerdeki orta kapılara çıkan merdiven, verev konularak derinlik vurgulanmaya çalışılırken, kapı ve pencerelerin cami ile olan ilişkisinde, derinlik kavramıyla orantı, iyi vurgulanmamıştır. Ortadaki kubbe büyük, yanlardakiler ise küçüktür. Doğu duvarındaki cami dört, batı duvarındaki altı minarelidir. Burada, büyük programlı cami tasvirlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak şu caminin tasviri demek mümkün görülmemiştir. Dikkati çeken bir nokta, minare şerefe kapılarıyla, kıble yönü arasındaki tersliktir.

Bunlarla birlikte camide diğer bazı tasvirler de bulunmaktadır: Bunlar, harimde; duvarları iki yatay bölüme ayıran yazı kuşağından aşağıya, belirli aralıklarla yapılmış kandiller sarkmaktadır. Doğu duvarının kıble tarafındaki pencereyle, kürsü arasında, bir duvar saati tasviri vardır. Birisi mihrabın doğusunda, diğeri kürsünün yukarısında bulunan iki küçük pano ilgi çekicidir. Beyaz zemine siyahla yapılan bu panolardan mihrabın doğusundaki, bir hayli silindiğinden ne olduğu anlaşılamamaktadır. Diğeri nispeten sağlamdır. Bu küçük dikdörtgen pano ortadan ikiye bölünmüştür. Her bölüm kendi içinde, bir orta ve bunun yanlarındaki alanlardan oluşmuştur. Belirtilen alanlarda ortaya konulan mimari tasvirlerin, Mescid-i Aksa ve diğer bazı yapıları sembolize ettikleri anlaşılmıştır. Aynı panoda, yukarıdakilerden başka, terazi, makas, beş ve yedi kollu şamdanlar da bulunmaktadır. Bunun yanında hurma ağacı tasvirleri de vardır. Bütün bunlar caminin belki etki ve taklit söz konusu olabilse de sanat tarihi açısından önemli özelliklere sahip olduğunun işareti sayılabilir. Ancak Caminin tavanında da bu etkileri görmek mümkündür. Tavan Anadolu’da Selçuklu geleneğine dayanan ahşap destekli camilerin, Batılılaşma Döneminde yapılan örneklerinin tavanlarını hatırlatmaktadır.

Sonuç olarak söyleyecek olursak Kabataş Köyü Merkez Camii sanat tarihi özellikleri bakımından Çaykara ve çevresindeki camiler içinde, önemli ve dikkat çekici özelliklere sahip olduğu müşahade edilmekte olup, Batılılaşma Dönemi üslup özelliklerini en fazla yansıtan yapı olarak görülmektedir. İçindeki mimari tasvirleri bakımından cami, çevrede şimdiye kadar görülebilen tek örnektir. Süsleme ve diğer mimari özellikleriyle görüldüğünde insanı hayran bırakan ve kendine çeken yönleri çoktur. Karadeniz’in ücra köşesi sayılabilecek bir köyde yukarıda zikredilen özelliklere sahip böyle bir yapının olması üzerinde durmayı, tanıtılıp bilinmeyi ve ziyaret edilmeyi hak etmektedir. Değerini bilenler bunun farkındadır. Trabzon Vakıflar Bölge Müdürlüğünün bu noktada camiye yaptığı yaptıkları ve o zamanki Vakıflar Bölge Müdürü Yakup Aktürk’ün hizmetleri her türlü takdirin üstündedir. Ancak diğer taraftan bu tarihi eserlere gereken değerin verildiğini, farkına varıldığını ve korunması için dikkat edildiğini söylemek zordur. Camide yer alan her türlü süsleme ve mimari unsurların gerek birey gerekse resmî kurumlar aracılığıyla korunması, onların yıpranmasının önlenmesi, yıpranma sebeplerinin ortadan kaldırılması ve bozulmalarına fırsat verilmemesi en önemli isteğimiz ve temennimizdir. Bu noktada bilhassa Trabzon Valiliği, Çaykara Kaymakamlığı, Belediye Başkanlığı ve Müftülüğüne büyük vazifeler düşmektedir. Cami, Valilik, Kaymakamlık ve Belediyenin tanıtım katalog ve kitapcıklarında yer almalıdır. Gelinen süreçte var olanı koruyup muhafaza etmek en önemli görevimiz olmalıdır, bu da medeniyetimize ve kültürümüze en önemli katkıdır.

Camiler dini ve ilmi hizmetler yanında sosyal ve kültürel hizmetlerin de odağı olan yapılardır. Kabataş Köyü Merkez Camii de yapıldığında beri bu işlevini devam ettirmiştir. İbadetler yanında talebe okuma ve okutma gibi ilmî faaliyetler bu camide yakın zamana kadar hep var olmuştur. Camide görev yapan pek çok tanınmış imam görev yapmıştır. Bunlar bir kısmını zikredecek olursak Hatipoğullarından Molla Ahmed b. Mustafa, Zincinlitaş Abdulazizoğllarından Mehmet b. Abdilaziz, Keleşoğullarından Feryüz Efendi, Tapanoğullarından Hasan Efendi, Külahoğullarından Muhammed Efendi, Erikoğullarından Ahmed Efendi, Hatipoğullarından Hasan Efendi, Ustaosmanoğullarından Ahmed Efendi, Terzioğullarından Ali Efendi, Cincioğullarından Muhammed Efendi, Mehmet Gülen (Kısırefendi), Ustaosmanoğullarından Durali Dülger, Cincioğullarından Hüseyin Bilgin, Cincioğullarından Süleyman Bilgin, Hopşera Köyünden Hanecizâde Lütfü Bilgin, Terzioğullarından Mehmet Terzi, Taşlıgedik Köyünden Dursun Yazıcı, Şahinkaya Köyünden Ahmet Birinci, Hatipoğullarından Zekeriya Deryal’dır, Bu imamların bir kısmı talebe yetiştirerek camiyi ilim ve irfan yuvası haline getirmiştir. Bu yüzden yakın zamana kadar camide pek çok defa ilim icazet merasimi yapılmıştır. En son icazet merasimi hatırladığım kadarıyla Taşlıgedik Köyünden Hoca Dursun Yazıcı tarafından yapılmıştır. Camide Çaykarada bulunanlara nazaran eski olduğu belirtilen Sakal-ı Şerif’in bulunmasıdır. Sakal-ı Şerif Ramazan ve Kurban bayramlarından önceki Cuma namazından sonra ziyarete açılır ve ziyaret edilirdi. Halk arasında caminin farklı bir tarafı da dillendirilmektedir. Doğruluğu noktasında tartışmalar olsa da camiye sağlık ve sıhhat bulma amacıyla ziyaretler yapıldığı ve camide yatıldığı ve nihayetinde fayda elde edildiği şeklinde rivayetler de bulunmaktadır.

Görüldüğü üzere pek yönü ve özellikleriyle Kabataş Köyü Merkez cami tarihi ve önemli bir yapıdır. Değeri ve özelliklerinin farkında olarak bu tür yapıları yaşatmak gerekiyor. Geleceğimiz ancak geçmişimizi ve geçmiş değerlerimizi bilip tanımakla inşa edilebilir.

“Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.” (Tevbe 9/18)

Prof.Dr. Ahmet YILDIRIM

Kaynakça

Ahmet Akın, Tarihi Süreç İçinde Cami ve Fonksiyonları Üzerine Bir Deneme, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi = Journal of Divinity Faculty of Hitit University, 2016, cilt: XV, sayı: 29, s. 177-209.

Kasım İnce, “Kabataş Köyü Merkez Camii/Çaykara-Trabzon”, Vakıflar Dergisi, 2004, sayı: 28, s. 225-236.

Tarihi, Kültürü Ve Folklorü İle Kabataş ( Fotinos) Köyü, Kabataş Köyü Kültür ve Yardımlaşma Derneği

Resimler: zanmimarlik.com.tr

Yorumlar
× YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.

  1. İlyss NUHOĞLU , İzmir dedi ki:

    Sayın Hocam rahmetli babanızın her şeyini yazdınızda iyi bir sosyal demokat olduğunu da yazmalıydınız. Umarım birilerine atıfta bilunmuş olurdunuz. Cami için verdiğiniz ayrıntılı bilgi ile beni bilgilendirdiğiniz içinde ayrıca teşekkür ederim. Rahmetli babanızla her yaz Çaykara’ da buluşur sohbet ederdik. Nuhoğullarına karşı ayrı bir sevgi ve sempatisi vardı.