DOLAR 6,7730
EURO 7,3814
ALTIN 359,29
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 12°C
Parçalı Bulutlu
reklam

Çözüm Diyerek Çözülme

22 Ocak 2013 14:11
713
A+
A-

Türkiye cumhuriyeti tarihinde hiçbir zaman kavramların içi bu kadar boşaltılmamış, kültürümüz bu denli yozlaşmamıştı. Doğru ile yalan, katil ile maktul, ahlak ile ahlaksızlık, dindar ile dinsiz, vatansever ile vatan haini birbirine bu kadar yaklaşmamıştı. Hırsız hırsızdı ve kötüydü. “Benim hırsızım” diye bir ifade olamazdı. Çünkü hırsız alın teri çalar ve haksız kazançla varlığını sürdürürdü. Kötüyü herkes bilir ve ondan uzak olmak isterdi. Terörist yaptıklarıyla anlam kazanırdı şimdi ise birde “iyi terörist” çıktı ortaya. Tarihimizin hiçbir döneminde Cenabı Allahın güzel isimlerinden olan Hak; yapılan kötülükler, haksızlıklar, hısızlıklar, cinayetler ve ihanetleri maskelemek için kullanılmamıştır.1980 öncesi sağ ve sol ayrımını asla tasvip etmememe rağmen her birinin kendi içerisinde bir tutarlılığı, dayanakları vardı. Dünyaya bakış açıları, iddiaları ve düşünce sistematiği vardı. Günümüzde; hırsız, terörist, bölücü (mahalli idarelere özerklik, ana dilde eğitim) kelimelerine siyasi partiler, cemaatler, tarikatlar farklı anlam yüklemektedir. Din, milliyet, kültürel farklılaşmaların bu kadar yoğun yaşandığı toplumlarda milli birlik ve beraberlikten söz edilemez.

Ülkemde bir haftadır Fransa’da vurulan üç leş için haber kanalları kilitlendi. Ağıtlar yakılıyor, her kesimden üzüntüler ifade ediliyor. Ne acıdır ki şehit polisimizin haberi bir cümle ile geçiştiriliyor. Asırlarca şehidine ağlayan bu toplumu haine ağlar duruma nasıl getirdiler?

1-Kim bu leşler?

Ömürlerini Müslüman Türk’e ait her ne varsa yok etme arzusu ile geçiren, topladıkları paralarla bebekleri katleden insanlık düşmanları.

2-Yıkmak istedikleri ülkeye neden gelirler?

Ülkemde ihanetlerini sürdüremeyip yurt dışına kaçtılar. Geberince leşleri ile ihanete devam ettiler. Memleketleri; Sakine Cansız Tunceli, Fidan Doğan Elbistan, Leyla Söylemez ise Mersin’de toprağa verilecekken neden Diyarbakır’a gelirler? cevabını Baydemirden alıyoruz;

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, “Bütün dünya görsün Kürt milleti yalnız değildir. Bugün zulüm lanetleniyor. Bütün dünyaya çağrım şudur; bizden birini öldürseniz biz 100 bin daha artacağız. Siz başkente, Diyarbakır kalesine hoş geldiniz. Sizin önünüzde emeğinizin önünde saygıyla eğiliyorum.” dedi.

3-Diyarbakır’daki törende polis yok, güvenliği BDP sağlıyor, neden?

Polis görevini devir mi etti. Yoksa olayların sebebi polis olduğu için yani tahrik unsuru olduğu için mi bu anons yapılıyor? Emniyet Müdür Yardımcısı, telsizden “Kesinlikle provokasyonlara polisin disiplinli davranışı çerçevesinde davranılacak. Prokovasyona gelinmeyecek. Resmi polisler ve motorize ekipler hassas gün nedeniyle cenazelerin olduğu bölgede dolaşmayacak.”

4-Haçlı Apo nun camide ne işi var?

Söylemez’in cenazesi Diyarbakır’ın Kayapınar belediyesine ait cenaze aracıyla Adana’nın Ceyhan ilçesinde oluşturulan konvoy eşliğinde Mersin’in merkez Toroslar ilçesindeki Nur Camii’ne getirildi. Üzerinde terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın resminin yer aldığı sözde örgütün bayrağına sarılı tabut kadınların omuzlarında cami içerisine alındı. Kalabalık terör örgütü lehine Kürtçe sloganlar attı. Törene katılanlar namaz sırasında da slogan atmaya devam etti.

5-Özel hastaneye PKK bayrağını kim çekti?

Diyarbakır’a getirilen 3 PKK’lı kadının cenazesinin getirildiği özel Bağlar Hastanesi’nin bayrak direğine PKK bayrağı çekildi.

6- Olay için söylenenler;

”Fransa’da meydana gelen olayı vahşet olarak nitelendirmiştim. Üzüntü duyduğumu ifade etmiştim” Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç.

AKP’li Memecan, Cumhuriyet gazetesinden Erdem Gül’ün sorusu üzerine Doğan’ı tanıdığını açıkladı. Memecan şunları anlattı: Fidan Doğan, güler yüzlü, pozitif tavrıyla dikkat çekiyordu. Kendisiyle konuşmuşluğum da var. Olumlu mesajlar veren, çok fazla şiddet ve terör olaylarını savunmayan bir tavır çiziyordu. Çok olumlu şeyler söyleyen, çözümün diyalog yoluyla olmasını söyleyen bir insan olarak hatırlıyorum.”

Çözüm diyerek çözülme, barış diyerek batma, samimiyet diyerek sarsılma öneriliyor, gündeme getiriliyor.

Hükümet aciz ve sinmiş, devlet seyirci ve sessiz, PKK ise sürece mührünü vurmanın sevinç turlarını atıyor ve şımarıklığını yaşıyor.

Ama Mardin’de şehit olan polisimizi kimse ağzına bile almıyor.

Bilinsin ki; büyük Türk düşünürü Yusuf Has Hacip’in dediği gibi “kötü ile iyi birbirine yakışmaz, doğru ile eğri güreş tutamaz”.

Şeytani hesaplar rahmani duruşun karşısında erimeye, bozguncular kaybolmaya, İmralı koalisyonu yarılmaya sonunda mahkûm olacaktır.

Türk milletine bölünme yaftası vurmaya, hafıza nakli ve kimlik operasyonu yapmaya uğraşanlar yanılıyorlar ve yanlışa düşüyorlar.

Çok sesli, çok ortaklı ve çok yüzlü terör ve bölücülük lobisi Allah’ın izniyle başaramayacak ve amacına ulaşamayacaktır.”

21.01.2013 Hanefi ÇATAL

YORUMLAR
× YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.