DOLAR 8,1489
EURO 9,6425
ALTIN 498,51
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 22°C
Az Bulutlu
reklam

Çamlıbel’den Sakarya’ya Bir başka Çaykara

Çamlıbel’den Sakarya’ya Bir başka Çaykara
14 Mayıs 2012 23:27
697
A+
A-

Çamlıbel'den Sakarya'ya Bir başka Çaykara 1

Çaykara’nın çeşitli köylerinden göç ederek Sakarya’nın merkez Yukarı Kirazca köyüne yerleşen Çaykaralılar kendilerine küçük bir Çaykara ortamı oluşturdular.

 

Çaykara’nın Çamlıbel, Çambaşı, Taşkıran, Köknar köylerinden gelerek Sakarya-Bilecik Yolu üzerinde bulunan ve Sakarya il merkezine 8 km uzaklıkta bulunan Yukarı Kirazca köyüne yerleşen Çaykaralıların hane sayısı 50’ye yakın. Çamlıbel’den göç eden Kulaç ailesine misafir olduk. Fikri ve Ayşe Kulaç büyük bir memnuniyetle karşıladılar bizi. “Memleket gözümüzde tütüyor” dediler. 78 yaşındaki Fikri Kulaç anlatmaya başladı: “Ben Harheş’ten(Çamlıbel)1956’da ayrıldım. O tarihten beri gurbet eldeyim. Önce İstanbul’a geldim. 1978’de Yukarı Kirazca köyündeki bu araziyi kardeşlerimle birlikte satın aldık. Kıbrıs savaşı sonrası iki kardeşim Kıbrıs’a muhacir olmuştu. Orada duramadılar. Kalktılar buraya geldiler. O tarihte bu köyde satın aldığımız bu yere ben 15 yıl önce geldim. Ama rahmetli olan kardeşlerim 70’li yıllardan beri buradaydılar. Burada rahmetli oldular. Çocukları burada yerleşik. Çaykara’dan bizim dışımızda gelenler de oldu. Şimdi burada yaklaşık 50 haneyiz. Burasının iklimi bizim memlekete benziyor. Burada memlekette ne yaşıyorsak benzerini yaşama şansımız var. Arazi ve iklim yapısı benzer. Ama hiç kimse memleketinden ayrılmak istemez tabi. Bizim köyümüz Çamlıbel oldukça yamaç bir yer. Babamdan kalan bir ev vardı. Altı kardeştik. Hepimizin o evi kullanma imkanı yoktu. Mecburen terkettik köyü. Abim halen köyde. Ama biz buralardayız. Eskiden şartlar daha da zordu. Bizim memlekette yaşamak, ayakta kalmak dahi imkansızdı. Memleket hep aklımızda, hep rüyalarımızda ama bu yeni yaşama da alıştık. Aynı köyden ve çevre köylerden buraya gelenlerle ortak bir yaşam oluşturduk. Ne yapalım hayat bu.” Söze giren Ayşe Kulaç hala ilginç bir anektod aktarıyor. Ben evlendikten sonra buraya geldim. Fikri amcanız benden çok daha eski ama ben de kırk yılı geçtim. Şimdi 68 yaşımdayım. Benim babam beni yedi sene büyük yazdırdı. İlk önce bir ablam doğmuş. O ölmüş. Sonra ağabeyim doğmuş. Ben ondan beş sene küçüğüm. Ama nüfusta ağabeyimden 2.5 sene büyüğüm. Ölen büyük ablamın kimliğini bana vermişler. Hatta çocuk yaşta oy kullandığım için babamın rakip partisinden bana usulsüz oy kullandırılıyor diye şikayet ettiler. Çaykara’da mahkemeye gidip geldim. Durumu anlatıncaya kadar bayağı uğraştık. Bizim gençliğimizde yayladan köye burma(yayla otu) taşırdık Çok emekler verdik memlekette. Ama karnımızı bile zor doyurabiliyorduk. Fakat gene de memleket akımızdan çıkmıyor. Ne bileyim! Korkarım mezarımız da gidemeyecek oraya”

YORUMLAR
× YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.