(altmışlı, yetmişli, seksenli yıllarda yaşananlar) Genel bir deyiştir; “Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır” derler. Mart ayı geldiğinde Karadeniz bölgesindeki köy evleri tamtakırdır. Ne othanada ot kalmıştır, ne kıyıda köşede mısır sapı, ne ambarda mısır ne de yaprakhana da yaprak… Hele o kış erken bastırmış ve ağır geçmiş, mallar daha...
İşlerinde adil tarafsız idi Topluma faydalı zararsız idi Kafası atınca kuralsız idi Şur’un pervasız adil muhtarı Paraya bula değer vermezdi Kalleşlik kaypaklık nedir bilmezdi İki yüzlü insanları sevmezdi Köyümün yaylamın eski muhtarı Haksızlığa karşı duran adamdı Zalime zulüm e hesap sorandı Hulasa bu Yusuf iyi adamdı Şur’un deli dolu yiğit...
Arazisinin coğrafi konumunu ona tarihi bir isim kazandırır. Bunlar göç yollarının üzerinde olmak, tabii liman, konaklama, şehirleşme, saldırılara karşı savunma elverişliliği.. En mühimi çalışkan, fedakar ve inançlı bir millet.. Bu özellikler Trabzon’un şahsında tezahür etmiştir. Anadolu yarımadasının kuzey hattında İstanbul ve Trabzon’da kendini gösterdi. İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet Han...