DOLAR 6,0815
EURO 6,8094
ALTIN 251,2
BIST 86.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 23°C
Gök Gürültülü
reklam

Ağniyo yemeklerimiz!

Sami Ayan
21 Aralık 1972'de Çaykara'nın Şahinkaya Köyünde doğdu. İlkokulu Şahinkaya II İlkokulunda 1983 yılında, Ortaokulu Çaykara İnönü Lisesi Orta kısmında 1986 yılında, Liseyi Çaykara İnönü Lisesinde 1990 yılında tamamladı. 2000 yılında 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Muhtelif kamu görevlerinde bulundu, bulunmaktadır... Yöresi ile ilgili basılı kitap ve değişik yayınlara imza atmıştır. Amatör olarak fotoğrafla uğraşmaktadır. Evli iki çocuk babası olan Sami Ayan yöresi ile ilgili araştırma ve derlemelerini de sürdürmektedir.
27.Şubat.2018 20:43
3.077
A+
A-

Eskiden bizim analarımız yemek çeşitlerini pek bilmezdi. Bir kaç çeşit yemek bilir, döner döner o yemekleri yaparlardı. Komşuya da gitsen evde de kalsan bir hafta içinde, bir ay içinde, bir yıl içinde tüm köyde aynı menü olurdu. Sadece kişiden kişiye değişen lezzet farkı müstesna. Menü değişmezdi. Ne yapsın analarım yemek yapmaya imkanları, yemek yemeye zamanları mı vardı? Biraz yağ erit, içine biraz peynir at, az sıcak su bir demlik çay… koy ortaya ekmeği batırsın yesin külfet…

Sabah ormana giderken as bir kazan lahana, veya bakla ve korgot, sen git. gelinceye kadar demlene demlene pişsin… Akşamleyin gelince kavur biraz içyağı dök üzerine, karıştır. Al sana kamil bir ana yemek.. Böyle sahana böyle lahana, böyle korgot çorbası ya da arpa yarması…

Sabah kalktın mı kuymağı kur, git ahıra gelinceye kadar tamamdır… Sarılsın etrafına ahali savaşa gider gibi yesin…

Yemekler basitti. Kalorisi, lezzeti, besin değeri hiç önemli değildi. Karın doyurmasıydı önemli olan… Aç adama her yemek güzeldir. İşten gelen adam mahalleye girdimi burnunu tütsüleyen içyağı kokusu ne muhteşem esanstır. Gün boyu beden işinde çalışıp yorulan biri evin kapısına geldiğinde aldığı mıhlama kokusunu hangi restoran sunabilir ona? Ya da zaguda ile kavrulmuş turşunun raihasını…

Analarımız, anılarımız ve yemek demeye bin şahit gereken yemeklerimiz… Hepsi değişti bugün. Analarımız bile mükellef sofralar kuruyorlar artık. Bir tava kuymakla bir orduyu doyuran kadınlarımız bir orduyu doyuracak çeşitte yemeği bir kişinin önüne sunuyorlar günümüzde.

Ev oturmaları bile kalktı bu yüzden. Bir misafir ağırlamak telaş haline geldi. Ne ikram edeceğiz, kaç çeşit sofra donatacağız korkusu. Eskiden evlerde pek bir şey bulunmazdı ama her zaman misafir ağırlayacak kadar hazırdı…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR
× YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.