DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 12°C
Az Bulutlu
reklam

Binalar

Binalar
çaykara inşaat
22 Mayıs 2015 14:24
1.916
A+
A-

Binalar:

1- Evler ve Mimarileri:

Çaykara halkı Orta Asya Türk halk, sosyal yapısının gereği olan konar-göçer (Köy-Mezra-Yayla) kültürünü Çaykara bölgesinde 2000 yıldan fazla bir zamandan beri devam ettirdiklerinden, bazı aileler hariç olmak üzere pek çoğunun hem köyde, hem mezirede hem de yaylada olmak suretiyle üç yerde binaları vardır. Çaykara evleri, mimari olarak eski tipik Türk evleridir. Genellikle köylerdeki en küçük ev zemin katla birlikte üç kattan aşağı değildir. En küçük ev iki gözlüdür. Tek gözlü ev pek az vardır. Zemin kat ineklerin barındığı ahır bölümüdür. Birinci katta aşhana, birinci katın tam ortasında kurulur, evin arka duvarının ortasında aşhanenin büyük kemerli ocağı(Şominesi) bulunurdu. Eskiden bütün düğün, merasim, seyir, barakath yemekleri bile, evin yemeği dışında hep bu ocakta pişerdi. Ocağın çatıda kulesi bulunur. Yanan odunların dumanı duvardaki baca yoluyla bu kuleden çıkardı. Ocağın ortasında ocak zinciri(Gremul) asılı dururdu. Saplı kazan, güğüm, kafeka (İbrik), küçük kazan(Halkobul) içlerinde pişecek yemek, kaynayacak hayvan yalı veya su dolu olduğu halde bu zincire asılıp pişer kaynardı. Ocağın tabanında yine yemek pişirmede lazım olan sacayak, közleri karıştıracak masa, köz ve külleri aktaracak kürek, ateşi ilk yakmada sönmeden yanabilmesinde yardımcı olan ateşe üfleme aleti fiseder, ocak başında da ateşi ve ateşte yemek ve ekmek pişirme(Pleki mısır ekmeği) işlemlerini sevk ve idare eden evin annesi veya gelinleri kors (tahta parçası)tan, iki ayaklı alçak şekilde yapılmış tahta iskemlelerde oturarak ocak trafiğini yürütürlerdi. Ev eğer büyükse bu aşhanenin sağında ve solunda iki oda bulunurdu. Çatıda ışığı içeri veren ve aynı zamanda havalandırmayı da sağlayan çıkma bir küçük pencere ev içindeki aşhane bölümünü aydınlatırdı. Aşhane bölümünden bir koridorla evin ön bölümünde çardak odası dedikleri misafir odası, bir de bu odanın karşısında yatak odası bulunurdu. İkinci katta, aşhane hariç yine aynı oda bölümleri olmakla beraber bu katta ev halkı için ihtiyaç görülmediğinden,bu kısma ot, mısır sapı, mısır, fındık,  meyve, kabak gibi lazım olan şeyler konurdu. Tabii şimdi bu tip eski evler yıkılarak yeni usulde ve mimaride evler yapılmaktadır. Eski evler arkası ve zemin katın her tarafı taş duvar olup, zeminin üstündeki iki kat ise ahşaptan,dışı ise dolma taşla kaplanır ve çoğu kez bu evleri zemin kat, arka dış duvar ve ikinci kat dolma taş bölümleri kireçle beyaza boyanırdı. Bu evlere(kireçli ev) denir. Uzaktan güzel görüntü verir. Çatılar kiremitle kaplanır. Yeni yapılarda da ekseriyetle kiremit kullanılıyor. Köylerimizdeki evler genellikle dağınıktır. Bazı köylerin mahallelerinde evler birbirine yakındır. Ahşap evlerin en büyük düşmanı yangındır. Çocukluğumdan beri en az 80-100 ev yangınını hatırlıyorum ki çilekeş Çaykara halkı bu yangınlardan maddi ve manevi çok zarar görmüştür. Bazen ani çıkan yangınlarda ahırdaki hayvanların da yandığı oluyor. Bu durum ise halkımızı çok üzüyor. Onun için eskiyen evler ya da yeni inşa edilen evler artık betonarme yapılmaktadır.

Yayla evlerine gelince: Bu evlere oba ismi verilir. Hemen hemen köy evinin küçültülmüşü sayılır. Yapısı basit, bölümleri daha az, ahırla birlikte iki katlıdır. Zemin yine ahırdır. Zeminin üstünde bir kat vardır. Süt ve süt mamullerinin kileri olan orta bölümdeki küçük odaya “haneka” denir. Haneka dışında, yayla kuymaklarının piştiği küçük aşhane bölümü, bitişiğinde bir oda, karşısında ot odası vardır. Bu odaların tavanlarına arka taraftan dıştan kapı ile çıkılır. Bu kısma da ot vesaire konur. Obanın birinci katında iki cümle kapısı, bir veya iki balkon(Tahta boş) ve balkonlardan kuzey tarafa bakanında ahşap tuvalet(WC) bulunur. Şimdi yayla evleri de artık köy evleri gibi büyükçe, betonarme ve modern usullerde yapılmaktadır. Mezire evleri ise; bu evlere “kom” denir. Kom evleri, yukarıda yapısını ve bölümlerini belirttiğimiz yayla evlerinin bir derece küçüğü ve daha basit yapılışta olanıdır. Eski yayla obalarının ve mezirelerdeki kom evlerinin çatıları, çam tahtasından imal edilen “hartoma” ile örtülürdü. Bu hartomalı obalar ve mezireliklerdeki komlara bazı yayla ve komlarda (mezire) rastlamaktayız.

Kaynak:Çaykara Müftülüğü ve Çaykara Gazetesinin ortaklaşa düzenledikleri Çaykara’nın Manevi ve Kültürel Değerleri Sempozyumu-1

(Araştırmacı yazar Ahmet Cemal NİYAZOĞLU)

www.caykaragazetesi.com

ETİKETLER:
YORUMLAR
× YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.