Çaykara Vefat haberleri Çaykara haber Köşe yazarları
DOLAR
7,8617
EURO
9,4302
ALTIN
458,04
BIST
1.312
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon
Parçalı Bulutlu
16°C
Trabzon
16°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Çok Bulutlu
16°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
16°C
Cuma Parçalı Bulutlu
16°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
16°C
reklam

Sami Ayan

21 Aralık 1972'de Çaykara'nın Şahinkaya Köyünde doğdu. İlkokulu Şahinkaya II İlkokulunda 1983 yılında, Ortaokulu Çaykara İnönü Lisesi Orta kısmında 1986 yılında, Liseyi Çaykara İnönü Lisesinde 1990 yılında tamamladı. 2000 yılında 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Muhtelif kamu görevlerinde bulundu, bulunmaktadır... Yöresi ile ilgili basılı kitap ve değişik yayınlara imza atmıştır. Amatör olarak fotoğrafla uğraşmaktadır. Evli iki çocuk babası olan Sami Ayan yöresi ile ilgili araştırma ve derlemelerini de sürdürmektedir.

Yorgun evler…

22.04.2015 11:36
A+
A-
Eskiden evlerde saray bağlarımız, saray bağlarımızda sakladığımız eşyalarımız vardı.
Yığma tahtalardan oluşan oda duvarları ağaç çivilerle birbirine çivilenir, köşeleri boğaz sistemiyle birbirine kenetlenirdi.
Evlerimizin kapıları dışarıya açılır ve her evin iki kapısı olurdu.
Evler mahrem olduğu kadar kamusal alandı da.
Ahıra rehte’den inilir, tavana tavan arası merdiveniyle çıkılırdı.
Genelde evlerin giriş kapısı ile çıkış kapısı arasında bir mabeyn ve evin aşağı kısmındaki iki odanın arasından mabeyni dik kesen bir ara mabeyn bulunurdu ki bu da aşağı taraftaki balkona(hayata) çıkardı.
Evlerin oturma odaları aynı zamanda mutfaktı. Bu mutfakta tavana çıkan merdivenin altına inşa edilen kilere bir kapı bulunurdu. Kuru gıdalar burada saklanırdı.eski-ev
Mutfaklarda suluk, bazı köylerde Çaykara denen kap kacak, el ayak yıkama alanı; buranın üst kısmında sıra sıra bakır kapların ve sahanların dizildiği oflan(raf) bulunurdu.
Evlerde mutlaka bir othana, bir misafir odası ve misafir odasında bir camekan, tavanda bir genel ambar bulunurdu.
Mutfakta bir ocak(şömine) şöminede bir kremul, ocağın iki tarafında duvara gömülü birer dolap bulunurdu.
Kapı kolu demirden dövme klizosor, kapı hareketliliğini sağlayan zırza, kapıların dışında mandal…
Eski evlerimiz insanı merkeze alan, komşuluğu önceleyen, sağlığı önemseyen, huzuru temin eden, gönüllere ferahlık veren, tabiat ile uyumlu ve eskidikçe güzelleşen bir mimariyle yapılıyordu.
Eski evler eskide kalmak üzere artık.
Can çekişiyorlar…
Bir bir yok oluyorlar..
Eski evler ayakta kalmak için direniyor ama nafile….
Artık hiç bir şey eskisi gibi değil..
Hiç bir şey de eskisi gibi olmayacak.
Onlar gidince komşuluklarımız da, dostluklarımız da gidiyor.
Onlar gidince bizi biz yapan her şey gidiyor..
Ahşap evler bir tarihin tanıklarıydı. Tanıklar gidiyor…
Bu ahşap evlerle birlikte bir tarih ve o tarihin bütün tanıklıkları gidiyor…
ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
× YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.