DOLAR 7,3103
EURO 8,6077
ALTIN 478,86
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 29°C
Gök Gürültülü
reklam

Milli Üretim, Milli Duruş

15 Temmuz 2020 22:52
1.942
A+
A-

15 Temmuz darbe girişimi, nereden ve hangi maksatla gelirse gelsin bir ihanetin göstergesidir. Neden ihanetin göstergesidir? Özetleyelim:

15 Temmuz Darbe Girişimi ile:

Devletimiz parçalanmak istendi,

Devletimiz bölünmek istendi,

İç savaş istendi,

Eyalet sistemi istendi,

Ülkemizin Güneyinde PKK veya YPG terör örgütü devletinin kurulması istendi,

Devletin yönetimi darbe ile değiştirmek istendi,

Evet, yukarıdaki altı maddenin ne anlama geldiğini anlatalım;

Yerli ve yabancı işbirlikçilerin dayanışma neticesinde ülkemizi İstikrarsızlaştırmak, bölmek ve parçalamak…

Birlik Olmanın verdiği avantaj:

15 Temmuz’da birlikte düşünebilmenin, birlikte hareket edebilmenin, birlikte sokağa çıkabilmenin sonunda; darbe ile iktidarın değiştirilemeyeceğini, emperyalistlerin yerli – yabancı işbirlikçilerine çok net bir şekilde gösterdik…

Emperyalist güçlerin itirazları:

Emperyalist güçler, Katolik ve Ortodoks kiliseleri üzerinden Ayasofya’nın müze olarak kalmasını ve camiye çevrilmemesini istedi. Başta ABD, Yunanistan, Fransa olmak üzere birçok emperyalist ülkeler, tehdit varı mesajlarını ilettiler. Hukuku tanımadılar. Saygı gösteremediler…

Emperyalist devletlerin tehdit varı mesajları karşısında; bir ülkenin egemenlik haklarını korumak için karar almak ve uygulamak demek, bağımsız olabilmenin nedenlerinden bir tanesidir…

Evet, emperyalist güçlerin itirazlarına rağmen, Ayasofya’nın, müze konumundan cami konumuna getirilmesi de bağımsız düşünebilmenin, bağımsızlığımızı ifade eden kararlarımızı uygulayabilmenin bir sonucudur…

Olaya başka bir açıdan bakalım:

Emperyalist ülkeler, Ayasofya’nın müze olarak kalmasını istiyorsa; bağımsız olduğunu düşünen bir ülkenin yapacağı icraat, Ayasofya’nın camiye çevirmesini sağlamaktır. İşte bu noktada Ayasofya’yı camiye çevirirken meydan okumamaya ve diplomatik bir üslup kullanmaya özen gösterildi. Neden meydan okumamak veya diplomatik bir üslup kullanmak gerekir? Anlatalım:

Tarihi hafızamızı karıştırırsak, Müslümanlar her dönemde haçlı saldırılarına maruz kalmışlardır. Batı’nın ekonomisi bozulduğu zaman, Doğu’ya bir sefer düzenlemeyi, Batı meşru kabul etmiştir. Haçlı seferi düzenlenirken dinleri istismar etmiştir. Bu demektir ki savaş nedenlerinden biri ekonomiktir. Söz konusu savaşa adam bulabilmek için de Hıristiyan dinine mensup insanları örgütlemek gerekiyor. Günümüzde bunun örneklerini Suriye’de, Akdeniz’de ve Libya’da görüyoruz. Bu vesile ile yapmamız gereken bir sürü iş vardır. Peki, nedir bu işler? Anlatalım:

Akıl ve mantık eşliğinde ilmi çalışmalar yapmak,

İlmi çalışmaların neticesinde başta savunma sanayi olmak üzere bütün üretimlerimizde patent almak,

Söz konusu patentleri sanayi mamulleri haline getirmek,

Batı ne der ne demez? Şeklinde düşünmekten vazgeçmek…

Milli üretimi %100 oranına çıkarmak ve milli duruş sergilemek.

Bugün bağımsız düşünebilme ve bu doğrultuda hareket edebilmenin belirtileri var mıdır? Elbette vardır:

15 Temmuz’da halkın direnişi,

İHA ve SİHA’ ların Suriye ve Libya’daki başarıları,

Akdeniz’deki kıta sahanlığı konusu,

Ayasofya’nın müze konumundan cami konumuna çevrilmesi,

Evet, gelişmiş devletlere nazaran zayıf bir ekonomimiz olmasına rağmen bağımsız düşünebilmeyi ve hareket etmeyi cesaretlendiren 4 maddeyi yerine getirebildik. Demek ki paranın yanında cesaret de gereklidir. İşte bu cesareti sağlayan bağımsız düşünebilmektir.

Bundan sonraki adım, ekonominin güçlendirilmesidir… Çünkü ekonomik bağımsızlık olmayınca, tam bağımsızlık olmaz. Bu açıdan baktığımızda, ABD ve diğer devletler de bağımsız değildir. O halde bağımsız olabilmek için her konuda:

Milli üretim, milli duruş

Selam ve saygılarımla…

YORUMLAR
× YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.

  1. Hasan Kulaksızoğlu dedi ki:

    Güçlü olmanın yolu, Milli Üretim Milli Duruş, Güzel bir nasihat. Sayın Hocam, kalemine kuvvet.

  2. Şeref Mardin dedi ki:

    Hocam, batılı ve doğulu dostlarımıza ve işbirlikçileri karşı güçlü olmanın formülü milli üretim, milli duruş. Eline sağlık, saygılar…