DOLAR 7,7421
EURO 9,1003
ALTIN 474,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 23°C
Gök Gürültülü
reklam

Türkiye’nin, Libya’da Ne İşi Vardır?

17 Haziran 2020 20:17
4.684
A+
A-

Türkiye’nin, Libya’da Ne İşi Vardır?

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Libya ile varılan anlaşma kapsamında petrol arama faaliyetlerine 3-4 ay içerisinde başlanacaktır. Bakanın Libya ile ilgili açıklaması ne demektir? Anlatalım:

Türkiye, Libya ile bir anlaşma yaparak Ak Deniz kıta sahanlığına sahip çıkması, bu alanda petrol araması, Türkiye’nin iktisadi gücünü artırabilir. Önümüzdeki günlerde, Libya’daki olayların iktisadi alanda ivme kazanacağını tahmin ediyorum. Veya bu konudaki bulgulardan öyle anlıyorum.

Türkiye, Akdeniz’de petrol araması ve Libya’da petrol konusunda yatırım yapması, daha da ileriye giderek Halife Hafter’e karşı Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayez al Sarraj’in yanında olması, risk almak demektir. Bazıları, Libya’da ne işimiz vardır? Sorusu belki haklı olarak sorulmuş olabilir ama risk almadan da başarı sağlanamaz.

Libya’da risk almayı gerektiren nedenlere bakalım:

  1. Geçmişte Libya’da, günde 1,6 milyon varil kaliteli petrol üretilirdi
  2. Libya’da üretilen petrolün yüzde 80’inin Avrupa’ya ihraç edilirdi.
  3. Küresel petrol üretiminin yüzde 3’ünü gerçekleştiren Libya, Afrika kıtasındaki en büyük petrol rezervine sahip ülke durumunda idi,
  4. Libya, sahip olduğu petrol rezervin şu anda binde dördünü çıkarabiliyor.
  5. Çatışmalar yüzünden gerileyen hidrokarbon üretimi ve ihracatı, Libya’nın yüzde 69’unu oluşturan petrol gelirlerinin azaldığı iddia ediliyor…

 

Hem Libya’nın istikrara kavuşması hem de Akdeniz’deki haklarını koruma açısından Türkiye, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayez al Sarraj’ın  yanında  yani meşru hükümetin yanında yani Libya Ulusal Devletinin yanında yer aldı…

Hafter’in, Yenilmesi ne anlama gelir? Maddeler halinde açıklayalım:

  1. Libya’nın petrol konusunda eski gücüne dönmesi demektir.
  2. Libya, OPEC içinde önemli bir üretici üye konumunda olan bir ülke olduğu için “OPEC” içinde aktif olması demektir.
  3. Libya’daki iç çatışma, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayez al Sarraj’ın lehine sonuçlanması demek, Libya’nın dünya petrol piyasasına tekrar dönmesi demektir. Yani Libya’ya istikrar gelmesi demektir.
  4. OPEC içinde yer alan Libya’nın İstikrarlı bir ülke olması, küresel petrol fiyatlarını düşürebilir demektir…
  5. Üretimi düşürerek yukarı çekmeye çalışan OPEC’in kararlarını Libya, ihlal etme pozisyonuna gelebilir demektir…
  6. Fiyat belirlemeleri etrafında iki önemli üretici olan Suudi Arabistan-Rusya arasında 2020 başındakine benzer şekilde OPEC içinde bir çatışmanın tekrar tetiklenmesini getirebilir demektir…

 

Türkiye için Libya neden önemlidir?

  1. TPAO’nun Libya’da 180 milyon doları aşan yatırım yapmış.
  2. 2000 yılların başında TPAO Libya’da petrol çalışmalarına başlamış. “Çölün derinliklerinde petrol bulan TPAO bunları işletmeye geçemeden, 2014 yılında faaliyetlerini durdurmuş.
  3. TPAO, aralarında SİRTE ve MURZUK’UN da bulunduğu Petrol Hilali denen coğrafyada, Libya ile ortak enerji projeleri geliştirerek faaliyete geçebilmesi için çalışmalar yapmış.
  4. Kurulacak yeni petrol ve gaz işleme tesisleri Libya ve Türkiye’de ciddi bir istihdam piyasası oluşturacak.
  5. Akdeniz’de yapılacak bu çalışmanın katkıları sadece Türkiye ve KKTC’nin iktisadi haklarını korumak gibi jeo-politik çıktıyla sınırlı kalmayacak, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu petrolün önemli bir bölümünü de karşılayacak. ([1])

Türkiye’nin mevcut sınırları, iç kalenin sınırlarıdır. İç kalenin sınırlarını korumak için dışardaki kaleleri denetleyebilmekten geçer.

Sonuç: Misak-ı Milli sınırlarımızı yani iç kalenin sınırlarını korumak için Suriye’de, Akdeniz’de ve Libya’da olmak zorundayız.

Değerli Okuyucularım, Türkiye’nin Akdeniz’de ve Libya’da ne işi vardır sorusuna cevap aramaya çalıştım.

Selam ve saygılarımla…

[1] Kanal 7 Masaüstü Görünüm, Prof. Dr. Sedat Aybar

ETİKETLER: ,
YORUMLAR
× YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.