DOLAR 7,7345
EURO 9,0670
ALTIN 470,82
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 27°C
Gök Gürültülü
reklam

Yunanistan’ın Anladığı Dil

12 Ağustos 2020 21:51
3.240
A+
A-

Türkiye, Akdeniz’de her zaman olduğu gibi yalnızları oynuyor. Selçuklu döneminde de yalnızdı, Osmanlı döneminde de yalnızdı. Cumhuriyet döneminde de yalnız… Çünkü haç ve hilâl mücadelesi veya Vatikan kurumu devam ettiği müddetçe her zaman yalnızları oynayacağız.
Komutan, askere sorar:
• Oğlum, Atatürk kaç yılında doğmuş?
• Komutanım Atatürk’ün kaç yılında doğduğunu sen, benden daha iyi biliyorsun ama hainlik olsun diye soruyorsun…
Şimdi, komşularımızın Türkiye’ye iyi bir gözle bakmamasının nedeni veya Türkiye’nin komşularına yaranamamasının nedeni çok iyi bilindiği halde her defasında Türkiye’yi huysuz, geçimsiz, uyumsuz bir devlet olarak gündeme getirmek hainliktendir… Gelelim kıta sahanlığı konusuna:
A. Kıta sahanlığı ne demektir?

1.  Karaları çevreleyen ve kara sayılan 200 metre derinliğe kadar olan sığ deniz dipleridir. Veya
2. Ülke kıyılarına bitişik olan ve 200 metre derinliğe veya bu sınırın ötesindeki su derinliğinin doğal kaynaklarının işletilmesine elverişli olduğu noktaya kadar kara sularının dışında kalan deniz altı bölgelerinin deniz yatağı ve toprak altı kesiminin bütününe verilen isimdir. Konuyu biraz açalım:
1982 Birlemiş Milletler Deniz Hukuku sözleşmesinin 121. maddesine göre adalar da kara ülkesi sayılırlar, yani kıta sahanlıkları vardır. Ancak aynı maddenin 3. paragrafının getirdiği istisnaya göre yerleşik insan yaşamına sahip olmayan ya da kendine ait bir ekonomik yaşamı olmayan adaların kıta sahanlığı yoktur.
Bu durumda 1982 Birlemiş Milletler Deniz Hukuku sözleşmesinin 121. Maddesinin 3. Paragrafına göre Yunanistan’a bağlı Ege’deki adaların kıta sahanlığı yoktur. Kıta sahanlığı ülke kıyılarından başlar. Çünkü Ege, adalar ülkesi değildir.
Kıta sahanlığı 350 mile kadar uzanır. Türkiye’nin lehinedir. Neden Türkiye’nin lehinedir? Açıklayalım:
Türkiye’nin dağları dik olduğu için kıta sahanlığı, Yunanistan’ın ana kıtasının dibine kadar dayanır. Bu nedenle 1982 Birlemiş Milletler Deniz Hukuku sözleşmesinin 121. Maddesini Yunanistan, bilerek gündeme getirmiyor. Çünkü, Yunanistan’ın kıta sahanlığı en fazla 250 mile kadar uzanıyor. Kıta sahanlığı konusu Yunanistan’ın işine gelmiyor…
Türkiye’nin deniz kıyısındaki dağlar çok dik olduğu için kıta sahanlığı Yunanistan’a doğru 350 mile kadar uzanır. Aynı şekilde Toros dağları çok dik olduğu için Akdeniz’in güneyine doğru Türkiye 350 mile kadar uzanır.
Yunanistan her iki durumda hukuken haksız konumda olduğu için çözümsüzlüğü, çözüm gibi kabul ediyor ve saldırgan bir tavır içinde bulunuyor. Yunanistan, haklı olmadığını ve yeteri kadar güçlü olmadığını bildiği için “Kıta Sahanlığı” konusunda masaya oturmuyor.
Kıta Sahanlığı Konusunda Ankara’nın Tezi:
1. Türkiye, Yunanistan’la deniz sınırının dolayısıyla iki ülkeye ait kıta sahanlığının sınırlarının henüz bir anlaşmayla belirlenmediğini vurguluyor.
2. 1923 Lozan Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması hükümlerine göre Yunanistan’ın Doğu Ege Adaları’nı, silahlandıramaz.
3. 1923 Lozan Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması hükümlerine göre Yunanistan’ın aykırı şekilde silahlandırdığına dikkat çekiyor.
4. Yunanistan, 1923 Lozan Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması hükümlerine göre aykırı şekilde adaları silahlandırdığı için, adalara hükmetme veya adaları yönetme gibi bir lüksü kalmamıştır. Yani Yunanistan, Lozan antlaşmasının içeriğine göre adaları terk etmesi gerekiyor…

B. Münhasır Ekonomik Bölge “MEB” ne demektir?
“MEB: Bir kıyı devletinin karasuları ile açık deniz arasında kalan ve kıyıdaş devlete, bu alanlarda ekonomik hak ve yetkiler tanıyan deniz sahalarına verilen isimdir.
Bu bölge, kapalı veya yarı-kapalı deniz statüsünde olmayan denizlerde, karasuları esas çizgisinden başlayarak 250 mile kadar uzanmaktadır. Yanı Türkiye Ege kıyılarından başlayıp Yunanistan’a doğru 250 mile kadar uzanabilir. Yunanistan’da Türkiye’ye doğru 250 mile kadar uzanabilir.
Kıyı devletleri ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesinde ne yapabilir?
İçerisinde, deniz yatağında ve de deniz yatağı altındaki kısımlarda, canlı ve cansız tüm kaynaklardan ekonomik menfaat elde etme hakkına sahiptir. Örneğin, balıkçılık tesisi kurabilir veyahut petrol veya doğalgaz araması yapabilir. 250 mile kadar uzanır.
Fransa, Akdeniz’in neresinde?
Yunanistan, Kıyı sahanlığı konusunda Türkiye ile masaya oturmak istemiyor. Yunanistan, topraklarını Avrupa Topraklarının uzantısı olduğunu kabul ederek Fransa’nın desteği ile “Münhasır Ekonomik Bölge” anlayışını gündeme getiriyor.
Sonuç:
Yunanistan’a anladığı dilden cevap verirsek, Fransa’da ağzının payını alacak…
Selam ve saygılarımla…

ETİKETLER: ,
YORUMLAR
× YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.