Çaykara Dernekpazarı Çaykara Köyleri Çaykara Köyleri Haritası Çaykara Nerede Uzungöl Çaykara nedir
DOLAR
8,3078
EURO
10,0792
ALTIN
488,37
BIST
1.445
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon
Az Bulutlu
18°C
Trabzon
18°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
21°C
Cuma Az Bulutlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
21°C
Pazar Parçalı Bulutlu
26°C
reklam

Emperyalist Güçler ve Milli Duruş

29.12.2020 23:56
A+
A-

Merhaba,

Cesaret ve Milli Duruş, her zaman maddiyat ile olmaz. Atatürk Millî Mücadeleyi başlattığı zaman, bırakın maddi gücü, devletimiz bile yoktu. Ama manevi gücümüz ve cesaretimiz vardı…

Peki, manevi gücümüz ve cesaretimiz ile Millî Mücadeleden başka neler yaptık? Anlatalım:

15 Temmuz darbe girişiminin amacını milli duruş sergileyerek yok ettik.

15 Temmuz darbe girişimi, nereden ve hangi maksatla gelirse gelsin bir ihanetin göstergesidir. Neden ihanetin göstergesidir? Özetleyelim:

15 Temmuz Darbe Girişimi ile:

  1. Devletimiz parçalanmak istendi,
  2. Devletimiz bölünmek istendi,
  3. İç savaş istendi,
  4. Eyalet sistemi istendi,
  5. Ülkemizin Güneyinde PKK- YPG terör örgütü devletinin kurulması istendi,
  6. Devletin yönetimi, darbe ile değiştirilmek istendi.

Evet, yukarıdaki altı maddenin ne anlama geldiğini anlatalım;

Yerli ve yabancı işbirlikçilerin dayanışması, ülkemizi istikrarsızlaştırmak, bölmek, parçalamak ve yok etmek demektir…

Yerli ve yabancı işbirlikçilerine karşı birlik olmanın verdiği avantaj:

15 Temmuz’da birlikte düşünebilmeninbirlikte hareket edebilmenin, birlikte sokağa çıkabilmenin sonunda; darbe ile iktidarın değiştirilemeyeceğini, emperyalistlerin yerli-yabancı işbirlikçilerine çok net bir şekilde uygulama yöntemi ile anlattık…

Emperyalist güçler;

  1. Kıbrıs Barış harekâtına itiraz etti,
  2.  Katolik ve Ortodoks kiliseleri üzerinden Ayasofya’nın müze olarak kalmasını ve camiye çevrilmesine itiraz etti.
  3. Mavi Vatanda doğal gaz ve petrol aramamıza itiraz etti,
  4. Suriye’de bulunmamıza itiraz etti,
  5. Libya’da olmamıza itiraz etti,
  6. Azerbaycan’ı desteklememize itiraz etti,
  7. Terör örgütlerinin mensuplarını yargılamamıza itiraz etti,
  8. ABD ve Batı’daki FETÖ terör örgütünün mensuplarını istememize itiraz etti,
  9. Terör örgütlerine operasyon yapmamıza itiraz etti,
  10. Savunma sanayi konusunda ithalat ve ihracatımıza itiraz etti,
  11. S400 füzesini almamıza itiraz etti,
  12. Hava Savunma sistemini oluşturmamıza itiraz etti,

Evet, emperyalist güçlerin itirazlarına rağmen ne yaptık?

  1. Ayasofya’nın, müze konumundan cami konumuna getirdik,
  2. Mavi Vatanda doğal gaz ve petrol aramamıza devam ediyoruz,
  3. Suriye’de, Libya’da ve Azerbaycan’da bizde varız dedik,
  4. PKK ve YPG gibi terör örgütlerine karşı sabırla operasyon düzenliyoruz,
  5. PKK terör örgütünü Güney sınırlarımızdan uzaklaştırdık,
  6. Savunma sanayisinde yeterli değil ama büyük bir hamle yaptık,
  7. Dünya beşten büyüktür anlayışını kavrattık,

Olaya başka bir açıdan bakalım:

Emperyalist ülkeler, Ayasofya’nın müze olarak kalmasını istiyorsa; bağımsız olduğunu düşünen bir ülkenin yapacağı icraat; Ayasofya’nın camiye çevirmesini sağlamaktır. İşte bu noktada Ayasofya’yı camiye çevirdik.

Emperyalist güçlerin itirazlarına nasıl cevap vereceğiz?

  1. Diploması kanallarını güçlendirerek,
  2. Türk diasporasını güçlü tutarak,
  3. Akıl ve mantık eşliğinde ilmi çalışmalar yaparak,
  4. İlmi çalışmaların neticesinde başta savunma sanayi olmak, üzere bütün üretimlerimize patent alarak,
  5. Söz konusu patentleri, sanayi mamulleri haline getirerek,
  6. Batı ne der ne demez? Şeklinde düşünmekten vazgeçerek,
  7. Milli üretimi %80- %90 oranına çıkararak,
  8. İktidarıyla, muhalefetiyle, basınıyla, yazarıyla; ama fakat demeden milli duruş sergileyerek,

Bugün bağımsız düşünebilme ve bu doğrultuda hareket edebilmenin belirtileri var mıdır? Elbette vardır:

  1. 15 Temmuz’da halkın direnişi,
  2. İHA ve SİHA’ ların Suriye ve Libya’daki başarıları,
  3. Akdeniz’deki kıta sahanlığı konusunda ısrarcı olmak,
  4. Ayasofya’nın müze konumundan cami konumuna çevrilmesi,
  5. Akdeniz’de, Suriye’de ve Libya’da bulunmak,
  6. Akdeniz’de doğalgaz ve petrol aramak,
  7. Azerbaycan’ı koşulsuz, dik durarak desteklemek ve milli duruş sergilemek,

Evet, gelişmiş devletlere nazaran zayıf bir ekonomimiz vardır. Ama zayıf ekonomi ile bağımsız düşünebilmeyi ve bağımsız hareket etmeyi cesaretlendiren yukarıdaki altı maddeyi yerine getirebildik.

Demek ki paranın yanında cesaret, cesaretin yanında da diplomatik ilişkiler; bağımsız düşünmeyi ve milli duruş sergilememizi tetikleyebiliyor.

Bundan sonraki adım, ekonominin güçlendirilmesidir… Çünkü ekonomik bağımsızlık olmayınca, tam bağımsızlık olmaz. Bu açıdan baktığımızda, ABD ve diğer devletler de bağımsız değildir. O halde her konuda: Milli üretim ve milli duruş…

Selam ve saygılarımla…

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
× YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.

  1. Halit KORKMAZ dedi ki:

    Tane tane; çok derinlerden toplanmış inci gibi, aklımıza, düşüncelerimize ve fikirlerimize takalım birer tane…Elinize sağlık…