DOLAR 5,7829
EURO 6,4540
ALTIN 277,2
BIST 98.415
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 21°C
Parçalı Bulutlu
reklam

Prof. Dr. Hikmet Öksüz’ün kaleminden: “Hürriyet kaynağımız, gurur abidelerimiz: Sultanmurat Şehitleri”

Hikmet Öksüz
Tarihçi, Akademisyen, Prof. Dr. KTÜ Rektör Yardımcısı
28 Ocak 2019 07:37
2.276
A+
A-

22-25 Aralık 1914’te Sarıkamış’ta “tarih dondu!”. 1914’ün Zemherisinde dönmemek üzere ileriye atılan kahramanlar, yurdu yaşatmak için canlarını verdiler.

Aradan 104 yıl geçti. Yurdumuzun dört bir tarafından gelen Mehmetçiklerimizin torunları her yıl saygı yürüyüşü yapıyor ve bir vefa nişanesi olarak Allahuekber Dağlarında kahramanlarımızın buzdan heykellerini dikiyor.

Sarıkamış…

Bugün Anadolu coğrafyası üzerinde yaşayan herkesin bir hatırasının, bir parçasının bulunduğu yer.

Tıpkı Çanakkale gibi…

Birinci Dünya Savaşı Türk Milletinin kaderini derinden etkilemiş ve elinden bir imparatorluğu alıp götürmüştür. Milleti bir arada tutabilmek için vatanı korumak ve devleti yaşatmak gerekir. Bu ulvi gaye uğruna yapılan büyük çağrıya Türklüğün bir cüzü olan Çaykara insanı da icabet etmiştir. Hemen hemen her haneden bir nefer bu kutlu mücadeleye katılmış ve çoğu geri dönememiştir. Çocukluğumuz, ninelerimizden bu kahramanların hikâyelerini dinlemekle geçmiştir. Bu hikâyenin devamı Çaykara insanını çok daha derinden etkilemiştir.

Büyük Harbin tam ortasında, 1916 yazında Çaykara insanı savaşın bütün sıcaklığını iliklerine kadar hissetmiştir. Savaş, “ölüm ya da sürgün” demek. Bu yüzden yöre insanından eli silah tutanlar toprakları için mücadeleye yönelirken, geri kalanı varlıklarını sürdürebilmek için hicrete mecbur oldu.

1916 başlarından itibaren Rusların karşı taarruzu neticesinde 16 Şubatta Erzurum düşer. Erzurum’dan gelen bu haber, tüm Doğu Karadeniz için tarihte ilk defa olmak üzere, işgal tehlikesini düşündürdüğünden “kara” bir nitelik taşımaktaydı. Nitekim çok geçmeden Rus ilerleyişi hem Doğu Anadolu hem de Doğu Karadeniz’de başlar. Karadeniz’e paralel bir şekilde uzanan dağlardan kaynağını alan dereler ve onların vadileri boyunca verilen mücadeleler (Fırtına Deresi, Baltacı Deresi, Karadere vd) ile Ruslar durdurulmaya çalışılır, ancak yeterli olmaz ve 18 Nisan 1916’da bu sefer Trabzon düşer.

Doğu Cephesinde Ruslara karşı mücadele etmekle görevli kılınan III. Ordu’nun birlikleri yeniden derlenip toparlanmaya çalışır. Yapılan takviyelerle Van’dan, Trabzon’un batısında Karadeniz sahiline kadar uzanan hat üç bölgeye ayrılarak yeni bir savunma stratejisi geliştirilir. 1. Bölgeye 16. Kolordu Komutanı Mustafa Kemal Paşa, 2. Bölgeye 10. Kolordu Komutanı Yusuf İzzet Paşa, 3. Bölgeye ise 5. Kolordu Komutanı Fevzi (Çakmak) Paşa atanır.

Varlıklarını Türk milletine adayan bu insanlar İstiklâl Harbi’nin lider kadrosunu oluşturmaktadır. Birinci Dünya Harbinde Çanakkale’den sonra Doğu Cephesi’ne giden Mustafa Kemal ve Fevzi Paşalar; İstiklâl Harbi’nde Batı Cephesi’nde kazandıkları başarıdan ötürü Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Mareşallik unvanıyla taltif edilmişlerdir. Onlar Yeni Türkiye’nin ilk ve son Mareşalleridir.

Kop Dağı’nda Rusların durdurulması ve Tercan’dan geri atılmalarıyla birlikte 3. Bölge Komutanı Fevzi Paşa, Bayburt’tan Sürmene ve Of istikametine doğru bir taarruz planlar. Amaç, Solaklı ve Sürmene dereleri boyunca güneye doğru ilerleyen ve Doğu Anadolu’daki birlikleriyle buluşmaya çalışan Rus sahil müfrezelerini bozguna uğratmak ve nihayetinde Trabzon’u kurtarmaktı. Bu maksatla Hart(Aydıntepe) Cephesi oluşturulur.

Bu sırada Rus birlikleri Solaklı Vadisi boyunca ilerleyerek Hadi Deresine gelmiş, buradan iki kola ayrılarak bir kol Uzungöl istikametine, diğer kol Karaçam ve Sultanmurat’a yönelmiştir. Sürmene Deresi boyunca ilerleyen birlikler de Madur Dağı ve Sultanmurat Yaylası’na kadar gelmişti.

1916 Haziran’ında Haldizen Dağlarından Madur Dağı’na kadar uzanan hat üzerinde Türk kuvvetleri ile Rus birlikleri arasında çok ciddi muharebeler yapılır. Turnalı Yaylası’ndaki 2122 rakımlı tepe ile Sultanmurat Yaylası’ndaki tepede yapılanlar en kanlı olanlarıydı. Hart Cephesi’nde taarruza geçen Türk birlikleri, Kemer Geçidi’nden sonra Limonsuyu Hanlarına ulaşır. Oradan kuzeye doğru ilerleyerek Yurt Yaylasında konuşlanan Rus birliğini esir alır ve Sultanmurat’a doğru ilerler. Burada verilen büyük mücadelenin neticesinde Ruslar geri atılır ve 23 Haziran’da Sultanmurat Türk kuvvetlerinin eline geçer. Bu kanlı muharebelerde Türk kuvvetlerinin kayıpları Rus birliklerine nazaran 1/3 nispetindedir. Sultanmurat civarındaki mücadelelerde şehit düşen askerlerimiz civar yaylalardaki halkın da yardımıyla bugün Şehitler Tepesi olarak bilinen yerde defnedilmiştir. Yüzbaşı Seyfettin ile birlikte şehit düşen 70 er ve erbaş burada ebedi istirahatgâhlarındadır.

Bu tepe hemşehrimiz, Birinci Dünya ve İstiklâl Harbi Gazisi, Cevdet Sunay’ın Genelkurmay Başkanlığı zamanında şehitlik olarak tescil edilmiş, 1966 yılında da buraya bir anıt dikilmiştir.

Bu konuyla ilgili detay bilgileri Mehmet Bilgin’in “Rus İşgalinde Trabzon Direnişi” isimli eserinden okuyabilirsiniz.

Haldizen-Soğanlı Dağlarından Madur Dağı’na kadar uzanan hatta çok sayıda şehitlik bulunmaktadır. Tabanoz, Turnalı, Yurt ve Hanırmak yaylalarındaki şehitlikler bu kapsamda sayılabilir. Bunlar içerisinde ön plana çıkan Sultanmurat Şehitliğidir.

Burada yatan şehitlerin tam listesini meslektaşım Veysel Usta ile birlikte çeşitli kaynakları tarayarak oluşturduk. Trabzon Türkocağı’nın 23 Haziran 2006 tarihinde Şehitler Tepesi’nde gerçekleştirdiği anma toplantısı kapsamında da halka dağıttık (Bkz: Ek Liste).

Bu yazıda hürriyetimizi borçlu olduğumuz, gurur kaynağımız Sultanmurat Şehitlerini anmak istedik.

Bu topraklarda ebedi bir şekilde ve hür yaşayabilmemiz için canlarını seve seve veren tüm şehitlerimizin ruhları şad, mekânları cennet olsun.

Onları unutmadık. Unutmayacağız…

Prof. Dr. Hikmet Öksüz

Karadeniz Teknik Üniversitesi

EK: Şehitler Listesi

SULTANMURAT ŞEHİTLİĞİNDE MEDFUN ŞEHİTLERİMİZ

Bölüğü

Rütbesi

Adı

Baba Adı

Memleketi

Yzb.

Seyfettin (4.Alay Komutanı)

Çanakkale

3

Yd. Sb.

Nafız

İsmail Hakkı

Bayburt

3

Başgedikli

Sururi

14

Er

Ahmet

Haşan

Edirne

15

Er

Ahmet

Mehmet

Kuşadası

16

Er

Ahmet

Cafer

Kütahya

14

Er

Ahmet

Hacı Habibullah

Eskişehir

15

Er

Ahmet

Mehmet Ali

Sındırgı

13

Er

Tevfik

Nuri

Erdek

15

Er

Hüseyin

Haşan

Tosya

15

Er

Hüseyin

Mahmut Ali

Bala

14

Er

H. Hüseyin

Ali

Balıkesir

16

Çavuş

Haşan

Ali

Kütahya

16

Er

Haşan

İsmail

Eskişehir

14

Er

Hüseyin

Yusuf

İzmit

15

Er

Hüseyin

Mehmet

Bandırma

14

Er

Hakkı

Hüseyin

Haymana

14

Er

Hakkı

Mehmet

Balıkesir

15

Er

Halil

Ali

Kütahya

16

Onbaşı

H. İbrahim

Osman

Tavşanlı

13

Er

Halil

İbrahim

Bayramiç

13

Er

Davut

Recep

Kırşehir

14

Er

Ramazan

Koca Ahmet

Manisa

13

Er

Ramazan

İsmail

Sındırgı

15

Er

R üstem

Yusuf

Urfa

13

Er

Süleyman

Hüseyin

Ereğli

13

Er

Seyit

Bekir

Konya

13

Er

Satılmış

Ahmet

Sungurlu

14

Er

Sabri

İbrahim

Dersaadet

15

Er

Abdi

Hasan

Vize

13

Borazan

Abdullah

Ahmet

Konya

15

Onbaşı

Osman

Abdullah

Karaman

15

Er

Osman

Mustafa

Simav

15

Er

Osman

Ali

Erzurum

16

Er

Osman

Osman

Kırşehir

15

Er

Ali

Şaban

Kütahya

13

Er

Ali

Osman

Tavşanlı

13

Onbaşı

Ali

Hasan

Vize

15

Er

Mahmut

Abdullah

İzmir

14

Onbaşı

Mehmet

Ahmet

Balıkesir

13

Er

Mehmet

İbrahim

İvrindi

13

Er

Mehmet

Abdurrahman

Kütahya

13

Çavuş

Mehmet

Ahmet

Kütahya

16

Er

H. Mehmet

Hacı İsmail

Eskişehir

13

Çavuş

Mehmet

Mithat

Konya

13

Er

Mehmet

Hüseyin

Emet

15

Er

Mustafa

Hacı Ali

Konya

15

Onbaşı

Mustafa

Hacı Ahmet

Yozgat

15

Onbaşı

Mustafa

Osman

Eskişehir

15

Er

Mustafa

Ali

Kula

15

Er

Mustafa

Hasan

Kula

14

Er

Mustafa

Ahmet

Akşehir

13

Er

Mustafa

Ali

İstanbul

15

Er

Nuri

Osman

Eskişehir

13

Onbaşı

Nureddin

Hüseyin

Sandıklı

13

Er

Yusuf

Mustafa

Balıkesir

13

Er

Yusuf

Halil

Sandıklı

13

Er

Yahya

Ahmet

Konya

15

Er

Osman

Ali

Ayaş

13

Er

Mustafa

Ali

Pirlepe

Er

Mehmet

Mehmet Ali

Balıkesir

7

Er

Hüseyin

Mustafa

Eskişehir

2

Er

İbrahim

Mehmet

Eskişehir

3

Er

Halil

Gevher

Kırşehir

2

Er

Recep

Hasan

Kırşehir

3

Çavuş

Rüstem

İbrahim

Kırşehir

2

Er

Süleyman

Osman

Kırşehir

Er

Osman

Kadim

Bahçecik

13

Er

İbrahim

İbrahim

Konya

13

Er

İbrahim

Ahmet

Kütahya

13

Er

İbrahim

Mehmet

Kütahya

YORUMLAR
× YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

  1. Tahsin Kumkumoğlu dedi ki:

    Karadeniz savunmasında o zamanlar Karadeniz bölgesinden asker alınmıyor muydu Karadenizli tek şehit Bayburtlu Allah rahmet eylesin .sayın Öksüz hocam çalışmalarınızı takdir ediyor başarılarınızın devamını diliyorum.

  2. Mustafa Efendioğlu dedi ki:

    Yine yöremizin önemli bir Tarihsel gerçeği nde bilmediklerimizi öğrendik teşekkür ediyoruz listede Trabzon lu Çaykara lı nın olmayışı ilginç geldi bana (tabiiki askerlikte farklı bölgede görev yapma varda o zaman topyekûn bir mücadele var)

  3. ABDULKERİM KABAN dedi ki:

    Hocam Çaykara ve Kurtuluş Savaşı hakkında aydınlatıcı bilgileriniz için teşekkürler.kaleminize yüreğinize sağlık. Devamını bekliyoruz