Çaykara Dernekpazarı Çaykara Köyleri Çaykara Köyleri Haritası Çaykara Nerede Uzungöl Çaykara nedir
DOLAR
9,5449
EURO
11,0950
ALTIN
547,26
BIST
1.455
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon
Parçalı Bulutlu
18°C
Trabzon
18°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
19°C
Pazartesi Yağışlı
14°C
reklam

Mehmet Eren

Çaykara Ataköy doğumlu… İlk ve orta okulu Ataköy’de, liseyi Trabzon’da bitirdi… Anadolu Üniversitesi Elektrik bölümünde okudu… Türkiye’nin belli bölgelerinde elektrik müteahhitliği yaptı. Halen Ankara merkezli çalışmalarını sürdürmektedir.

Vefa ve bağların sağlam kalması

19.09.2021 23:52
A+
A-

Çaykara’yı yazarken tabii ki çok iyi tahlil etmek lazım.

Birçok ilçemizden çok daha farklı özellikler gösteren bir yapısı vardır. Tüm ilçelerimizden sürekli göçler yapıldı.
Çaykara’dan da nice gidenler mevcuttur. Ancak bizden üç türlü göç olmuştur.

Birisi yerleşim ve heyelan problemlerinden dolayı devletin yer göstererek yaptırdığı göçler. Bu tip göçler başka ilçelerimizde çok yoktur.
İkincisi, geçim zorluğundan dolayı iş aramak için yapılan göçler…
Üçüncüsü de ilim tahsil etmek için gidilmesidir…
Tüm bunlar belki insanımıza artı değer katmıştır ancak tabii ki bu hal Çaykara’nın içinin boşalmasına enerjisinin zayıflamasına sebep olmuştur.

Böyle bir ilçede idarecilik yapmak aslında kolay değildir. Hem hep boşalmakta olan bir kente iş- aş bulacaksınız hem de noksanları tamamlayacaksınız.
Gurbete gidenler ile diyalogu kesmeyeceksiniz ve onların moral gücünü hep canlı tutacaksınız.
Her gidenin hemen her zaman diyalogu canlı tutar olabilmesi hiç de mümkün değildir.

Giden, daha iyi ortamlar oluşturmak, rahat geçinebilmek, geleceğini garanti altına alabilmek, çocuklarının yarınlarını temin edebilmek vb gayretler içindedir.
Bu telaşlar onun işinin başından aştığı anlamına gelir.
Birçoğumuz bunları yaşadı ve öyle zamanlar oldu ki yaşadığımız yerler, yokuşlar, yamaçlar, vadiler, yaylalar oralardaki hatıralarımız genzimizi sızlattı. Ancak sadece içimiz hüzünle doldu.
O arada tabii ki iş ağır bastı ve bizde bir telaş bu hüzünleri içimize yığdık, yürüdük…

Öyle zaman oldu ki aylar geçti bir hemşeriyi bile göremez olduk.
Ayak üstü iki sohbeti özledik.
Bazı yerlerde göç toplu halde olduğu için bu özlem yaşanmamış olabilir lakin böyle bir ortam çok fazla değildir.
İşte tam o sırada Çaykara’dan birinin sizi aradığını bir düşünün bu sizin onulmaz bahtiyarlığınız olur.

Hele bu bir yetkili olursa çok daha bir başka tat içinizi sarar. “Unutulmamışız be” diye sevinç çığlığı atarsınız.
Tüm bu satırları yazarken yaşadığımız hayatta şunu da gözlemledim ki böyle bir hatırlama ve arama diğer bölgelerimizden çok yine de bizde vardır.
Vefalı olduğumuzu gördükçe inanın daha bir hayata bağlı olup üretimimi daha da artırabiliyorum…
İnanıyorum ki hemen her hemşerim benim gibi sevinç duymaktadır.

Buradan şu da çıkıyor :
Vefa, unutmamak, anılar çok önemli değerler. Bunlar mutlaka hepimiz tarafından tavizsiz yaşatılmalı.
Hem göç edene hem de merkezde kalıp orada etkili- yetkili olanlara çok işler düşüyor.
Çok iş derken hatırlama fedakarlığı yeterli oluyor.
Yani bağlar hiç kopmamalı, kim hatırlarsa ertelememeli hemen aramalı ve diyalogun her an bağlı kalması sağlanmalı.

Vakıf ve derneklerimiz var.
Bu işi onlar yapsınlar, sakın demeyin…
Onlar da ayrıca görevlerini tabii ki yapacaklardır. Yapıyorlar da…
Bizim kendimize düşen görevleri yapma alışkanlığımız bu sıla- gurbet dengesi içinde hiç aksamadan hep olmalı.
Çağımız iletişim çağı olduğu için mazeretler hiç de kabul edilir cinsinden değildir.

Yaşlılar ve orta yaşlılar iyi bilir ki postanede saatlerce telefon bağlatmak için beklediklerimiz vardı. Yine de o uzun bekleyişleri yapar sıladan bir haber alabilmek için çırpınır dururduk.
Bunların bile vebali vardır. Tüm bunların ışığında gidenler kalanları, kalanlar gidenleri her an hatırlasın ve uygun olduğu an arasın, kısa da olsa hâl hatır sorsun…
Bu hem dileğimizdir hem de bizi farklı kılan üstünlüğümüzdür.
Nice güzelliklerimizi hatırlamaya devam.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
× YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.