Çaykara Dernekpazarı Çaykara Köyleri Çaykara Köyleri Haritası Çaykara Nerede Uzungöl Çaykara nedir
DOLAR
8,3078
EURO
10,0792
ALTIN
488,37
BIST
1.445
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon
Az Bulutlu
18°C
Trabzon
18°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
21°C
Cuma Az Bulutlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
21°C
Pazar Parçalı Bulutlu
26°C
reklam

Hilal Yıldırımhan

1972 doğumlu, Trabzon Çaykara Maraşlı Mahallesinden olan yazar, Sosyoloji lisansının ardından uzmanlığını, Anadolu Üniversitenin Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nde Karakter ve Değerler Eğitimi alanında tamamlamıştır. İlgi alanı değerler sistemi ve Kur’an sosyolojisi üzerinde çalışmalar yapmaktadır. Evli ve üç çocuk annesidir.

    Tedbirden takdire

    09.11.2020 23:47
    A+
    A-

    Yakın zamanda yaşanılan İzmir depremi. Çok uzak olmayan tarihlerdeki geçmiş depremler, kaybedilen nice canlar tüm Türkiye’yi üzüntüye boğmuştur.

    Yaşanan afetlerin ardından nedenleri hakkında yapılan yorumlar. uzmanların açıklamaların hepsi farkındalık oluşturmak, bilinçlendirmek tekrar aynı olaylar yaşandığında daha az yarayla atlatmak amacıyla yapılıyor. Onların, görevi bu ve görevlerini yapıyorlar.

    Toplum olarak farkındalık oluşmasıysa, ancak eksik olan fark edip düzeltip, eyleme dönüştüğü zaman oluşur. Farkındalık oluşması bir slogan değildir gerçek bir dönüşümdür.

    Afet öncesi üç beş kişi dahi birlikte hareket edemiyor. Doğru bilgi ışığında ortak karar veremiyor. Hal böyleyken afet sonrası yardımlaşma, paylaşma, birlik olmak gibi pek çok konuda tüm Türkiye beraber hareket edilebiliyor. Şüphesiz, merhamet insana yakışan en güzel değerdir. Bu toplumda  geçmişten günümüze taşıdığı pek çok değerle, övgüye hak eder elbette.

    Ancak eksik bir yanımız var ki. O da bilimsellik değeri. Olaylara karşı çoklu bakış açısı geliştirip, neden ve sonuç üzerinde düşünüp karar alma cesareti gösterilemiyor. Her defasında aynı yöntem uygulayarak faklı sonuç beklemek aklı kullanmaktan uzaktır. Özellikle insan hayatı ne bir mucize nede şansa bırakılamayacak kadar önemlidir. Tedbir almak aklı kullanmaktır. Aklı kullanmaksa Allah’ın emridir.

    Gereken tedbiri almadan Allah’ın takdiri ne sığınıp teselli bulmak, değil ecir kazanmak vebal altına girmeye bile sebep olur. Rad Suresi 11. Ayete göre Bir topluluk kendini değiştirmedikçe Allah da onları değiştirmeyecektir. Pek çok şeyi açıklayan ayet insanoğlunu kendi eylemlerin sonuçlarından kendini sorumlu tutar.

    Pek çok sosyal mesajın bulunduğu Yusuf suresinde 67. Ayette Hz. Yakup (Mısır’a hareket etmek üzere olan çocuklarına) dedi ki: “ Ey yavrularım! Şehire bir kapıdan girmeyin de, ayrı ayrı kapılardan girin. Böyle olmakla beraber, Allah’ın hükmünden hiç bir şeyi sizden gideremem. Hüküm ancak Allah’ındır; yalnız ona tevekkül ettim ve tevekkül edenler de yalnız ona dayanıp güvenmelidirler.” Ayette bilgiye dayalı tedbir almaktan bahsediliyor.

    Diğer bir sorun Liyakattır. Liyakat sadece bir diplomadan ibaret değidir. Onun temelinde de bilgi yatar. Öncelikle kendini bilmek neyi ne kadar yapabilirliğini bilmek ve bu bilgiye göre işe talip olmak. Yine Yûsuf suresi 55.ayette Hükümdarın: “Onu bana getirin; kendime hâs (müşâvir) yapayım” demesine karşılık Hz. Yusuf’ un cevabı “Beni memleketin hazînelerinin başına getir! Çünki ben iyi muhâfaza eden, (idâresini) iyi bilen bir kimseyim” dedi. Görüldüğü gibi Hz. Yusuf ona verilen vazifeye değil iyi bildiği işe talip olmuştur.

    Sonuç olarak aklı kullanmaya dair Yaratıcının yaptığı öğütler, insana bilimsellik değeri kazandırır. Özellikle çocukları yetiştirirken erken yaşlarda başlayarak pek çok değerin yanında bilimsellik değeri kazandırılmalıdır. Bilgiye ulaşma, bilgiyi kullanma, bilgiye göre karar mekanizması geliştirmek yönünde bilinçli ve planlı eğitim, öncelikle ailede başlayarak kurumsal olarak sürdürülmelidir. Bu sayede en azından gelecek nesillerin yaptığı işler daha liyakat temelli olabilir.

    Selam ve saygılarımla.

     

     

    ETİKETLER:
    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar
    × YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

    This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.