DOLAR 5,7081
EURO 6,3191
ALTIN 276,4
BIST 101.447
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 24°C
Sağanak Yağışlı
reklam

Karakoncilo olmak ve Kalandaris etmek

27 Ocak 2019 20:54
2.136
A+
A-

Son 50 yıldır ne Karakoncilo, ne karakoncilo oyunu var ne de Kalandaris eden. Oysa çocukluğumdaki en şenlikli, en beklenen ve de en akılda kalan ocak ayı etkinliğiydi Karakoncilo olmak, oynamak ve kalandaris ederek cep harçlığını çıkartmak…

Rumi takvime göre 7-8 Ocak, Miladi takvime göre 13 Ocak günü akşamı yılbaşı gecesi, 14 Ocak günü de yeni yılın ilk günüydü.
Karakoncilo oyununu 12 yaş ile 20-30 yaş arasındaki gençler oynardı. Oyun için uzun uzun hazırlıklar yapılır, bu konuda deneyimli olanlar öncelikle katılacakları belirler, onlara rollerini dağıtır, kıyafetlerin nasıl olacağını anlatırlardı.

Oyuncuların tebdil-i kıyafet yapmaları birinci koşuldu. Bunun için herkes o güne kadar hiç giymedikleri giysilerle vücutlarını kamufle eder ya da var olan eski elbiselerini tersyüz edip giyerlerdi. Yüz, göz odun kömürü kullanılarak zifiri karaya boyanırdı. Takma sakallar, takma bıyıklar kullanılır, koyun postundan yapılan sarık ya da güya kaftanlar başa takılırdı. Kızlar erkek gibi giyinir, delikanlılar da etek entari, yaşmak, yemeni, kuşak gibi kadın giysileriyle tanınmayacak şekilde peçe örtünürdü. Bu arada ziller, koyun çanları, ğhobesler boğaza kollara, bele takılır, gaz fenerleri, el fenerleri hazırlanırdı.
Birbirlerinin kıyafetlerine gülerler, birbirleriyle karşılıklı dalga geçer, sakinleştikten sonra da yola çıkarlardı.
Evlere ziyaret yatsı vaktinden sonra, çoğunlukla daha geç saatlerde yapılırdı. Kapıyı Baş Karakoncilo çalar, diğerleri el ele tutuşarak kapının önünde sıraya geçerlerdi. Sayı en az iki kişi olmak üzere altı, sekiz , on hatta daha çok kişi olurdu. Sonra kapı açılınca hep beraber, hurraaa… Baskın yapar gibi evin içine girilir ve mabeyn denilen bölümde hemen horon oyunu başlatılırdı. Ev sahipleri gelenlerin kim olduğunu anlamak için onlara yaklaşarak, onları konuşturarak, boylarına poslarına bakarak, yüzlerine fener tutarak veya hareketlerinden, seslerinden tanımaya çalışırlardı. Karakoncilolar ev sahiplerini, işaretlerle ve ya türkü atarak horona davet eder ama kendi halkalarına kesinlikle almazlardı. Girmek isteyenleri iter, ellerindeki iğne, şiş, çuvaldız gibi “silah”larıyla korkutup yanaştırmazlardı. Ev sakinleri kimi odadan, kimi yataktan kalkar mabeyne çıkar, gülerek “hoşgeldiniz”… “ne iyi ettiniz” der, karşılarına geçer onlarla karşılıklı horon oynarlar ya da seyirci olurlardı. Bu arada en önemli meşguliyetleri de gelen çocukları tanımaya çalışmak olurdu. Horun, oyun, şamata, tantana bitince Karakoncilo olanlar Kalandaris etmeyi başlatmak için, ilk türküyü söylerlerdi.
“Kalandaris Kulandaris…
Erkek erkek uşaklar
Dişi dişi buzaklar
Gece geldim kapınıza
Selam verdim yapınıza
Selamımı almazsanız
Daha gelmem yapınıza”
ve peşinden;
Kalandaris
Kulandaris
Erkek uşak
Dişi buzak
Ver Allah ver
Dolsun kucak
Dolsun bucak…
Türküler devam eder…
Almadan, elmadan, armuttan
Şekerden, çaydan
Külekteki yağdan
Kavrandaki peynirden
Bulgurdan, yarmadan
Kavurmadan, funduktan
Dahasını saymadan
Ver babam(anam) ver.
Ver amcam (halam) ver….

Ev sahipleri de var olandan verirdi. Kimi çok, kimi az verirdi. Vermeyen olmaz mıydı? Olurdu elbet olurdu ama hiç vermeyen bir iki elma, armut, akide şekeri verir geçiştirirdi.
En çok verilenler: Mısır, bakla, yağ, peynir, fındık ceviz, meyve, kuru üzüm-incir ve de para idi. Tüm köy ya da mahalle gezildikten sonra toplananlar ortaya konur, satılabilecekler satılır, paraları bölüşülür, yenecekler akşam sohbetlerinde birlikte yenilir içilirdi. Ertesi günlerde mahalleli bunu konuşur, anlatır, o akşam yapılanları, oyunları, horonları, söylenenleri kahkahaları birbirlerine anlatır eğlenceyi sürdürürlerdi.
*Literatürde farklı şekillerde anlatılır. Ben çocukluğumda gördüğüm 12 yaşımda iken sadece bir kere katılabildiğim Karakoncilo eğlencesini aklımda kaldığı kadarıyla yazdım.
** Karakoncilo; Kaynakların çoğunda, Karakoncolos olarak geçer. Kalandar, Ocak ayının Rumca adıdır. Kalandar “soğuk ay” olarakta “zemheri”nin karşılığı olarak kullanılır.
*** Kalandaris etmek ise Kalandar ayı boyunca yapılan Karakoncilo eğlencelerinde konu komşudan, akrabadan yardım toplamak. Ürün para v.s. istemeye verilen isimdi.

NACİ ALTUNCU

YORUMLAR
× YASAL UYARI ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.